X

Crossfite başlamadan önce bilmeniz gerekenler

Crossfite başlarken bunları bildiğinizden emin olun

Crossfit yaparak güçlenmek, aktifleşmek ve daha atletik bir vücuda sahip olmak mümkün. Siz de crossfit antrenmanlarına başlayıp, vücudunuzun hızla değiştiğini görmek istemez misin? Eğer cevabınız evetse, yüksek tempolu bir spor olan crossfite başlamadan önce bilmeniz gerekenlere hızlıca göz atabilirsiniz:
Hepsinden önce Crossfit’i tanımalısınız! Daha önce yayınladığımız yazımızı okuyarak, crossfitin ne olduğunu ve nasıl uygulandığını detaylarıyla öğrenebilirsiniz: Crossfit nedir? Herkes crossfit yapabilir mi?” – Fit with Beril

Crossfit, tüm kas gruplarını birlikte çalıştırmaya çalışan yüksek tempolu egzersizlerden oluşur

1. Öncelikle mekana karar verin

Crossfit yapılan salonlara box denir. Eğer atletik geçmişi olmayan biriyseniz ve kendinizi crossfit yaparken incitebileceğinizi düşünüyorsanız, crossfite hocaların gözetiminde box’ta başlamakta fayda var. Hem hareketleri doğru öğrenmeniz, hem de kendinizi riske atmamanız için işini bilen crossfit hocaları daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır.

2. Crossfit’in dilini öğrenin

Crossfit’in bir özelliği de spora dair kendi kısaltmalarını kullanması. Bunları bilmek internetten takip ettiğin programlarda bolca karşına çıkacak. İngilizce olan bu kısaltmaların bazıları da şöyle:

WOD= Workout of the day (günün antrenmanı)

PR= Personal Record (kişisel rekorunuz)

AMRAP= As many repetitions as possible (hareketi yapabileceğiniz kadar çok tekrar etmek)

1RM= 1 rep maximum (maksimum bir tekrar)

3. Sınırlarınızı ve hedeflerinizi belirleyin

Vücudunuzun farkında olun ve gerçekçi hedeflerle başlayın. Her ne kadar vücudumuz zorlanarak gelişse de, crossfit’te de vücudumuzu adım adım güçlendirmeliyiz. Bu sebeple, başlangıç aşamasında ulaşmanız çok zor olmayan bir hedefle başlayıp, zaman içerisinde hedeflerinizi yükseltebilirsiniz. Özellikle ağırlık hareketlerinde sınırımızı aşmadan çalışmak, bel sağlığımız için mühim.

Crossfit’i arkadaşlarınızla yapmak motivasyonunuzu artırabilir

4.Başkalarıyla değil kendinizle yarışın

Crossfit herkesin kas iskelet yapısının farklı olması nedeniyle, farklı hızda ilerledikleri bir spor. Bu nedenle, crossfite birlikte başladığınız bir arkadaşınızın sizden daha fazla ağırlıkla daha çok tekrar yapması, sizi demotive etmesin. Herkesin vücudu farklı ve önemli olan senin kendini nasıl geliştirdiğiniz.

5. Yediklerinize daha fazla dikkat edin

Crossfit’te de diğer spor dallarında olduğu gibi beslenmenin rolü büyük. Yoğun crossfit antrenmanlarından yarım saat önce protein ve karbonhidrat içeren besinler tüketmek performansınızı artıracaktır. Antrenman sonrasında da kasları besleyecek proteinli gıdalar tüketmelisiniz. Unutmayın enerji almadan ağırlık egzersizlerini yapabilmek mümkün değildir.

6. Antrenmanların kolaylaşacağını düşünmeyin

Crossfit antrenmanları siz güçlendikçe daha kolay gelmeyecek. Siz gelişecek ve antrenman yoğunlunu artıracaksınız. Ama zihniniz de gelişeceği için, hareketleri yaparken mental olarak daha dayanıklı bir hale geleceksiniz. Sabredin ve zevk almaya çalışın!
Kaynak:

Huffington Post

Mindbodygreen
İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

An itibariyle Türkiye’deki resmi CrossFit box’ları

CrossFit Squat: Bu squat bildiğiniz squatlardan değil

Yaptığımız sportif aktivitenin beden imgesi algımıza etkisi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale