X

CrossFit Games Meridian Regionals’ta yarışan Ateş Boran deneyimini anlatıyor

Geçtiğimiz Mayıs ayında CrossFit Games Meridian Regionals’ta yarışan Türkiye’nin başarılı Crossfit atletlerinden Ateş Boran’a hazırlık sürecini ve yarışlar esnasındaki deneyimini sorduk.

Öncelikle biraz CrossFit Games Meridian bölgesi yarı finallerindeki ortamdan bahseder misin? İzleyiciler, atletler, hakemler nasıldı? Tanıdık yüzler var mıydı?

CrossFit Games Meridian Regionals; Avrupa ve Afrika’dan eleme ile seçilen on binlerce sporcudan en iyi 40 erkek ve 40 bayan CrossFit sporcusunun katıldığı bir yarışma ve aynı zamanda CrossFit Games organizasyonunun ikinci ayağı. Meridian Regionals, Erkekler’de Avrupa’dan 30 Afrika’dan ise 10 sporcuyu Danimarka’da buluşturdu. Türkiye Afrika bölgesine dahil olduğu için, ben de Afrika bölgesinde ilk 10 sporcu arasındaydım. Türkiye’den katılan sporcular arasında da 1. sıradaydım.

Ateş Boran, geçtiğimiz Mayıs ayında CrossFit Games Meridian Regionals’ta yarıştı.

Avrupa’da başka özel yarışmalar da düzenleniyor fakat, CrossFit şirketinin resmen düzenlediği tek yarışma bu, bu yüzden de bu sporda bulunulabilecek en önemli yerlerden birindeydim aslında. Danimarka’nın biraz dışında Ballerup Arena isimli kapalı stadyumda düzenlenen bu yarışmada çok profesyonel bir ortam hakimdi. Hakemler ve görevliler eğitilmiş ve konusunda uzman insanlardan oluşan bir ekipti. Türkiye’den hakemlik için gönüllü olmuş bir arkadaşımız da etkinlikte görev aldı.

Görevliler ve sponsorlar atletlerin rahatı için gün boyu çalıştılar. Yemek sponsorları, fizyoterapi hizmetleri yeterli ve çok yardımcıydı. Yerli izleyicilerin yanı sıra, Avrupa’nın her yerinden sporcularını desteklemeye gelen seyirciler vardı. Biz de CrossFit 34 ekibi olarak oradaydık. Geçen seneki Regionals’tan ve diğer özel yarışmalardan tanıdığım atletlerle tekrar görüşme ve yarışma fırsatını buldum.

Zorluk ve katılımcıların seviyelerini geçen seneyle kıyaslarsan neler söyleyebilirsin?

Boran, bu yarışlarda ülkemizi temsil eden sayılı atletler arasında yer aldı.

Geçen sene Asya bölgesinde yarışmıştım, bu sene hem katılımcıların artması hem de Avrupa ve Afrika’nın da birleşmesiyle zorluk iki katı arttı diyebilirim. Amerika’dan sonra bu işte en iyi sporcular Avrupa’dan çıkıyor ve onlara karşı yarışmak bir yandan çok zor, diğer yandan da çok gurur verici ve keyifliydi.

3 gün üst üste, günde 2 ve daha fazla sefer yarışmak nasıl bir his, zorlukları neler? WOD’ların arasında dinlenmek ve toparlanmak için neler yaptın?

Hazırlık sürecinde yarışma yaklaştıkça zaten yarışmada karşılaşacağım antrenman hacim ve yoğunluğuna yakın antrenmanlar yapıyordum, fakat yarışma günleri tabii ki daha farklı oluyor. Yarışma stresi, farklı bir ülkenin havasına, saatine uyum sağlamak biraz zorlayıcı olabiliyor. Günde 3 adet yarışmaya girerken, yarışma aralarında hidrasyon, beslenme ve yenilenme çabaları önem kazanıyor. Bazı durumlarda iki antrenman arasında yalnızca 1 saat gibi bir süre oluyor ve burda da hızlı ve kolay sindirilen besinler tüketmek önemli, tam bu noktada besin destek ürünleri imdadımıza yetişti.

Ateş Boran, yarışların arasında beslenmenin çok önemli olduğunu vurguluyor.

Sponsorum B-Active sporcu gıdalarının bana sağladığı ürünler antrenmanlar arasında katı beslenmeye gerek kalmadan vücuduma gerekli besin ve vitaminleri almamı sağladı. Fizyoterapistim Görkem Gürcan da antrenman aralarında terapi ve masajlarıyla beni bir sonraki antrenmana hazırladı. Koçum Fırat Tarhan da bir sonraki antrenman için ısınma taktikleriyle yanımdaydı.

Bu yoğunluğa hazırlanmak için nelere dikkat ettin, nasıl bir hazırlık süreci geçirdin?

Sene boyunca süren hazırlık sürecinde doğru antrenman programlaması önemli, seneyi belirli periyodlara bölüp bu periyodların her birinde başka bir unsura önem verecek şekilde planladık. Tabii ki, beslenmenin miktarı ve cinsi de bu dönemlerde farklılık gösterdi. Kimi zaman daha yüksek karbonhidrat, kimi zaman daha yüksek sağlıklı yağlar tükettim.

Ateş Boran, yarışlar esnasında B-Active sporcu gıdalarını kullanarak besin takviyesini sağladı.

Sıkı bir beslenme programının olmazsa olmazı, protein kaynaklarını da bol bol tükettim. Böyle yüksek bir tempoda yine besin destek ürünleri ihtiyaçlarımı B-Active sporcu gıdaları fazlasıyla karşıladı.

Önümüzdeki seneler CrossFit Games için hedeflerin neler?

CrossFit Games Meridian Regionals dönüşünde kısa bir aradan sonra hemen tekrar senelik programımı yapıp çalışmalara başladım. Bu sene geçen seneye göre ekip olarak daha tecrübeliyiz.

Boran’ın en büyük hedefi, uluslararası bir başarı elde etmek.

Programlama ve beslenmemi daha da iyi planlayıp seneye CrossFit Games Meridian Regionals’ta daha iyi bir derece yapmak istiyorum. Uzun vadeli hedefim tabii ki  Meridian Regionals elemelerinden ilk 5 içerisinden çıkıp, CrossFit Games finalinde yarışacak ilk Türk olmak.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale