X

COS ve Mamou-Mani’den fütüristik bir enstalasyon: Conifera

COS, 8 Nisan Pazartesi günü Londra merkezli Fransız mimar Arthur Mamou-Mani ve kendi stüdyosu tarafından tasarlanan, tamamı yenilenebilir kaynaklardan 3D baskı tekniğiyle üretilmiş büyük ölçekli Conifera adlı mimari enstalasyonun açılışını Milano’da yaptı. Enstalasyon, Salone del Mobile 2019 kapsamında 9-14 Nisan 2019 tarihleri arasında Palazzo Isimbardi’de ziyaret edilebilir.

Dijital olarak tasarlanan ve gelişmiş 3D basım metodları kullanılarak üretilen Conifera, birbirine geçmiş 700 adet modüler biyo-tuğla’dan oluşuyor. Tahta ve biyoplastiğin de birleştiği kafeslerle heykelimsi bir yol oluşturarak Palazzo Isimbardi’nin merkez avlusundan bahçesine doğru bir yolculuk yaşatıyor.

Ziyaretçilerin enstalasyon boyunca olan yolculuğunda, enstalasyonun mimarisi avlu tarafında tahta ve biyoplastik birleşimiyken, Palazzo’nun bahçesinde yarı saydam ve beyaz biyoplastik bir görüntüye geçiş yaparak, insan yapımı ve doğal dünya arasında dijital olarak yaratılmış bir köprü ilişkisi kuruyor.

COS’un Kreatif Direktörü Karin Gustafsson, “Conifera’nın açılışını yapmaktan dolayı çok mutluyuz,” diyor ve ekliyor “Mamou-Mani’nin işleri geleceğe bir bakış gibi; doğadan ilham alarak, yenilenebilen materyallerin ve modern teknolojik gelişmelerin birleşimiyle nelerin mümkün olabileceğini gösteriyor.”

Arthur Mamou-Mani ise, “Conifera, dijital ve fiziksel dünyayı birleştirirken gübreleşebilen biyoplastik kullanımıyla sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor. Üretim ve 3D basım süreci de tamamen yerel olarak gerçekleşti. Conifera; teknoloji ve el işi, insan yapımı ve doğal olan, anıtsallık ve hafiflik arasındaki bir diyalog. Umarım ziyaretçiler enstalasyonun bu fütüristik yüksek teknolojili yönünü takdir ederken, aynı zamanda şiirsel ve insani tarafını da görürler” diyor.

Conifera, COS’tan gelen açık brief doğrultusunda tasarlanmış; final yapısı ise düşünce aşaması süresince gerçekleşen teknolojik ve maddesel yeniliklerle gelişerek ilerleyen parametrik bir tasarım sürecinin sonucunu oluşturuyor. Enstalasyon tasarım ve yapıyla dikey olarak ilişki kuruyor. Tasarım üzerinden direkt bir bağ kurarak robotiklerle diyalog aracılığıyla inşa ediliyor: Mimar aynı zamanda hem tasarımcı hem de imalatçı oluveriyor. Conifera’nın modüler formunun, parçayı alternatif biçimlerde ve yeni bağlamlarda geliştirilmeye mümkün kılması enstalasyonu adeta bir miras olarak sunuyor.

Conifera, COS’un Salone del Mobile’deki arka arkaya düzenlediği sekizinci enstalasyonu olurken, Mamou-Mani’yle gerçekleştirdiği ilk iş birliğinin sonucu.

Enstalasyon, 9-14 Nisan 2019 tarihleri arasında, 16. yüzyıldan kalan tarihi Palazzo Isimbardi, Corso Monforte 35, 20122 Milan adresinde ziyarete açık.

COS hakkında

Londra merkezli moda markası COS, 2007 yılından bu yana modern, zamansız, işlevsel ve dokunsal tasarımlar yaratma felsefesine sadık kalmaya, gardırop klasiklerini yeniden yaratarak üstün kaliteli moda koleksiyonları sunmaya devam ediyor. COS, uzun süre kullanılabilecek sade koleksiyonlar oluşturmak için geleneksel yöntemleri yeni tekniklerle buluşturuyor. Hem zamansız tasarımlara hem de inovasyona bağlılığı bulunan COS, kuruluşundan itibaren sanatı destekleyerek tanınmış ve yeni çıkış yapan sanatçılar, galeriler ve yaratıcı stüdyolarla işbirlikleri gerçekleştiriyor. COS bugüne dek The Serpentine Galleries, The Guggenheim New York, Frieze London ve New York, Design Miami/, ayrıca Snarkitecture, Sou Fujimoto, Studio Swine, The Donald Judd Foundation ve AFSO/ANDRÉ FU gibi kurumlar ve tasarımcılarla birlikte çalıştı.

Mamou-Mani hakkında

Arthur Mamou-Mani, Londra merkezli Fransız bir mimar ve aynı zamanda dijital tasarım ve fabrikasyon mimarinin yeni bir türünde uzmanlaşan, ödüllü Mamou-Mani Mimarlık’ın yöneticisi. 2017 yılında RIBA Rising Star Ödülü’nü, 2016 yılında ise Architizer Ödülü ile Amerikan Mimarlık Ödülleri’nde Altın Ödülü kazanmıştır. Westminster Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Mamou-Mani, Toby Burgess ile birlikte öğrencilerin fikirlerini paylaşabileceği bir ortam yaratmayı mümkün kılan WeWantToLearn.net adlı online platformu yaratmıştır. Bu platform, yaratıldığından itibaren 1.4 milyon izlenim kazanmıştır. Dijital üretim laboratuvarı Fab.Pub’ın sahibi olan Mamou-Mani, aynı zamanda açık kaynaklı 3D Basım eklentisi olan Silkworm’un ortak yazarıdır. Mamou-Mani, École Nationale Supérieure d’Architecture de Paris-Malaquais’te okumuştur. 2008 yılında ise London Architectural Association’dan mezun olmuştur. Sonrasında Atelier Jean Novel ve Daha Hadid Mimarlık Ofisi’nde çalışıp, 2011 yılında ise kendi ofisini kurmuştur.

Projeleri, 2018 yılında Burning Man’de yarattığı Temple Galaxia’dan konstrüksiyon robotu The Polibot’a kadar çeşitlilik gösterir. CODE BUILDER, A Robotic Choreography adlı sergisi bu yıl Londra’daki John Soane Müzesi’nde gösterilmiştir.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale