X

Çok meşgul olduğunuzda sevdiklerinize zaman ayırabilmek için kendinize sormanız gereken 3 soru

“Şu ay bir geçsin…”
“Şu proje bitsin…”
“Şu yoğunluk geçsin…”

Aylar geçiyor, projeler bitiyor, acil gelen işler tamamlanıyor, tüm telefonlara yanıt veriliyor ve her seferinde yeni bir şey ortaya çıkıyor. “Bir şey daha” listesi hiçbir zaman bitmiyor ve bu sırada hayattaki en güzel tecrübeler öncelikler listesinin sonlarına düşüyor.

Bu yoğunluk kültürünün hüküm sürdüğü günümüzde, birçoğumuz hayatımızı maksimumda yaşıyoruz, limitleri zorluyoruz. Gelen mesajlara ve maillere anında yanıt veriyoruz veya en azından vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Ailemizle geçirmemiz gereken vakitleri, sosyal fonksiyonlara ayırıyoruz. Hayır diyemediğimiz veya yaşadığımız toplumda kabullenme ve prestij sağlayacağını düşündüğümüz için toplantılara, buluşmalara katılıyoruz. Meşgul olmak, artık günümüzde bir şeref madalyası haline gelmiş durumda. Oysa meşgul olmak, hepimizi tatminsiz olmaya itiyor. Meşgul olmak, huzur veya tatmin duygularını sağlamıyor. Hayatımızın sonuna geldiğimizde, geçmişe dair anlatmak istediğimiz şey gençken ne kadar meşgul olduğumuz değil.

İlginizi çekebilir: Aile içi iletişimi artırmak adına akşam yemeklerinizi birlikte yiyin

Ajandanıza baktığınızda hiç boş yer kalmamışsa, hayatınız hiçbir zaman sonu gelmeyen bir yarış çizgisi gibi ilerliyorsa, elinizle en çok tuttuğunuz şey sevdiklerinizin elleri değil telefonunuzsa, ev dışından gelen tüm isteklere olumlu yanıt verip ev içinden gelen tüm isteklere hayır diyorsanız, meşgul olduğunuz için hayatın ellerinizin arasından kayıp gittiğini düşünüyorsanız, kontrolü tekrar ele geçirmeniz gerekir. Hayattaki koşulların sizi kontrol etmesi yerine, sizin bu şartları kontrol altına almanız gerekir. İçinde bulunduğunuz kısır döngüden çıkmanız için strateji geliştirmelisiniz.

Aslında uygulamanız gereken oldukça basit bir strateji var. Eğer stresli ve aşırı yoğun bir hayatınız varsa, kendinize şu 3 soruyu sorun:

1. Aileme ayırdığım özen ve zaman, onların hayatımdaki ilk önceliklerim olduğu gerçeğine uyuyor mu?

2. Mevcut programım, sevdiklerimle vakit geçirmeme izin veriyor mu?

3. Eşimle veya çocuklarımla biraz daha fazladan zaman geçirmemi sağlamak için vazgeçebileceğim ekstra vakit alan veya zaman harcayan şeyler var mı?

Bu üç soruya vereceğiniz cevaplar, aslında çok önemli bir şeyi fark etmenizi sağlayacak: Hayatınızdaki her şeyi kontrol edemezsiniz ancak bazı şeyleri kontrol edebilirsiniz. İşiniz dışındaki her şeyden vazgeçemezsiniz ama bazı şeylerden vazgeçebilirsiniz. Ev dışından gelen her teklife, davete hayır diyemezsiniz ama bazılarına diyebilirsiniz. Kendinizi modern hayatın tüm dikkat dağıtıcı unsurlarından soyutlayamazsınız ama bazılarından soyutlayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Mutluluğun formülü: Ailecek çıkılan tatiller

Bugünden başlayarak küçük ama düzenli adımlar atarak kendinizi günlük hayatın dikkat dağıtıcı unsurlarından ve sosyal beklentilerden biraz uzaklaştırıp sevdiklerinize daha fazla vakit ayırmayı deneyebilirsiniz. Bu küçük adımların sonunda sürekli meşgul olmayı bırakıp, sevdiklerinizin hayatında daha fazla yer tutabilirsiniz.

Kaynaklar:
Thrive Global
Guardian

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale