X

Çocuklarınızın fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmadan önce 2 kere düşünün

Çocuklar hakkında bilgi paylaşmanın onların mahremiyetinin yanı sıra genel mutluluklarına da olumsuz etkileri olabilir. Konuyla ilgili artan sayıda yapılan araştırmalar, sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların yabancılar tarafından amacı dışında kullanılabildiğini ve dolayısıyla çocukların bununla ilgili zarar gördüğünü ifade ediyor.

Ebeveynler hangi konularda dikkatli olmalı?

Bu konuda ebeveynler tarafından atılması gereken en önemli adımlardan biri, çocukları yeterince büyükse onlara sosyal medyaya fotoğraflarını koymadan önce danışmak olacaktır. Florida Üniversitesinden Hukuk Profesörü Stacey Steinberg, çocuklara bu konularda karar verme imkanı sağlanması gerektiğini vurguluyor.

Öte yandan çocuklarının davranışsal sorunlarıyla ilgili bilgi paylaşmak isteyen ebeveynlerinse bunu isim belirtmeden yapmaları gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca her ebeveyn mutlaka çocuklarının ismi için Google uyarı sistemini kullanmalı. Bu şekilde çocuklarının adı arama sonuçlarında her çıktığında ebeveyne de bunu belirten bir e-posta gidiyor olacaktır.

Bunlara ek olarak ebeveynler fotoğraf ya da bilgi paylaştıkları sitenin gizlilik kurallarına dikkat etmeli, bir başka deyişle paylaştıkları fotoğrafların kimler tarafından görülebileceğini bilmeliler. Aynı zamanda sosyal medyada konum paylaşmak da bazı sıkıntılara yol açabilir.

İlginizi çekebilir: Çocuklar ekran karşısında kaç yaşında ne kadar zaman geçirmeli?

Ebeveynler fotoğraf ya da bilgi paylaştıkları sitenin gizlilik kurallarına dikkat etmeli, bir başka deyişle paylaştıkları fotoğrafların kimler tarafından görülebileceğini bilmeliler.
Asla paylaşılmaması gereken fotoğraflar

Ebeveynler tarafından asla paylaşılmaması gereken fotoğrafları toplam 8 kategoride toplayabiliriz:

  • Banyo zamanı

Çocuğunuzun banyo yaparken veya başka zamanlardaki çıplak fotoğraflarını sosyal medyaya asla koymamalısınız. Çünkü sizin sevimli bulduğunuz böyle anların fotoğrafları, çocuk pornografisi gibi farklı amaçlarla kullanılabilir.

  • Hasta olduklarında veya yaralandıklarında

Ebeveynler olarak çocuklarımızı korumak görevimiz. Dolayısıyla onların kendilerini kötü hissettikleri anlara ait fotoğrafları paylaşmak, onlara istemeden de olsa zarar vermemiz anlamına gelebilir.

  • Utandıracak fotoğraflar

Çocukları utandıracak paylaşımlar ebeveyn-çocuk arasındaki güveni yıkmakla kalmaz, aynı zamanda onlarda daha sonra gelişebilecek travma sonrası stres bozukluğuna, depresyona ve kaygıya da neden olabilir.

  • Lazımlıkta

Çocuğunuzun lazımlık ya da portatif tuvalette fotoğrafını çekmiş olabilirsiniz; ancak bunu yayımlamayı düşünüyorsanız, paylaştığınız her şeyin sonsuza dek kaldığını tekrar hatırlamanızda fayda var. Ayrıca ileride ergenlik çağına girecek ve sonra yetişkin olacak bir bireyin sosyal medyada tuvaletini yaparken görünmek istemeyeceği muhakkak.

İlginizi çekebilir: Çocuklara kurulabilecek en tehlikeli cümle

  • Mahrem detaylar

Çocuklarınızın güvenliği açısından onların tam ismi, adresi, okul adı gibi bilgileri paylaşmamaya özen gösterin. Bu tür bilgilerin kimler tarafından ne amaçlarla kullanılabileceğini bilemezsiniz.

  • Grup fotoğrafları

Kendi çocuğunuzun fotoğraflarını burada yer verdiğimiz uyarılara dikkat ederek paylaştığınız sürece bir sorun yok. Ancak bu kararı başka ebeveynler adına vermek yanlış olacaktır. Bu yüzden grup fotoğrafları paylaşırken ayrıca dikkatli olunmalı ve gerekirse izin alınmalı.

  • Akran zorbalığına neden olabilecek fotoğraflar

Paylaştığınız fotoğraf ya da bilgide, çocuğunuza dair bir zayıflık, bir korku ya da küçük düşürücü bir lakap onun arkadaşları arasında sıkıntılar yaşamasına neden olabilir. Çocuğunuzun akran zorbalığına maruz kalmaması için bu tür fotoğraflardan kaçınmalısınız.

  • Güvenli olmayan eylemler sırasında

Arabada çocuğunuzun direksiyonu tutmasına izin verdiniz ve bu şekilde sanki arabayı o kullanıyormuş gibi fotoğraf çektiniz. Bu ve bunun gibi anlar o sırada her ne kadar sevimli ya da eğlenceli olsa da, bu tür fotoğrafları sosyal medyada paylaşmak sizi eleştiri oklarına maruz bırakabilir. Bu yüzden çocukların yapması uygun olmayan eylemlerin fotoğraflarını da sosyal medyada paylaşmamaya özen göstermelisiniz.

İlginizi çekebilir: Sosyal medyanın üzerinizdeki 5 etkisi ve bunları kontrol etmenin yolları

Kaynak:

livescience.com

parenting.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale