X

Çocuklara cinselliği anlatmak: Ne zaman konuşulmalı, neden çok önemli?

Araştırmalara göre; çocukların yüzde 90’ı cinselliği pornografiden öğreniyor. Bir çocuğun pornografiye maruz kaldığı yaş ise ortalama dokuz. Ve genel kanının aksine pornografi sadece erkek çocuklar arasında yaygın değil.

Çocukların pornografiye maruz kalmasının yaratacağı birçok sorunun yanı sıra, bu materyaller, çocuklara cinselliği son derece yanlış anlatıyor. Yetişkin bir bireyin cinsellik için karşı tarafta aradığı kişilik özelliklerinin hemen hiçbiri pornografide yer almıyor; dolayısıyla seks çocuklar tarafından sadece fizikselliğe indirgenmiş bir paylaşım olarak algılanıyor.

Bu noktada çocukların pornografiye erişimini kısıtlamak kadar onlara cinselliği anlatmak da büyük önem taşıyor. Bunun ebeveyn olmanın büyük sorumluluklarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü cinselliği doğru öğrenmeleri, çocukların bunu doğru yaşayan yetişkinler olmasında büyük önem taşıyor.

Çocukların pornografiye erişimini kısıtlamak kadar onlara cinselliği anlatmak da büyük önem taşıyor.

İlginizi çekebilir: Çocuklara kurulabilecek en tehlikeli cümle

Çocuklarla cinsellik hakkında konuşmak

Farklı yaşlarda farklı diyaloglar kurarak çocuğunuza aşamalı bir şekilde cinselliği anlatabilirsiniz. Ancak öncelikle sizin de benimsemeniz gereken bir nokta var: Çocuklarla cinsellik hakkında konuşmak, sorumsuz bir ebeveyn olmak ya da onlarla laubali olmak anlamına asla gelmez.

Çocuğunuza ilk olarak 3-5 yaşlarındayken cinsel organları tanıtarak başlayabilirsiniz. 5-8 yaşına geldiğinde hamilelik, doğum ve fetüs gelişimi gibi konulara yer vermelisiniz. 8 yaşından 11 yaşına kadar olan dönemde cinsel birleşme, bu konudaki sınırlar, ergenlik, regl dönemi, pornografi ve cinsel istismar konularını anlatmalısınız. 11-14 yaş arasında ise ergenlik, aşk ve ilişkilerle ilgili daha fazla konuşabilmeli ve cinsellikle ilgili sorduğu daha detaylı sorulara cevap vermelisiniz.

Öte yandan yer verdiğimiz bu yaş aralıklarının çocuk gelişiminde kabul edilen genel yaşlar olduğunu belirtmekte fayda var. Bunlar size yardımcı olsa da, çocuğunuzun sahip olduğu olgunluğa göre hangi konuyu ne zaman konuşmanız gerektiğini kendiniz ayarlayabilirsiniz. Ayrıca bu konuşmalar esnasında konuyla ilgili özel olarak hazırlanmış kitaplardan da faydalanabilirsiniz.

Küçük yaşlarda cinselliği anlatmak neden önemli?

Çocuk gelişiminde ebeveynler önemli figürlerdir. Çocuk, kendi kişiliğini ebeveynlerinin bakış açısından yararlanarak inşa eder. Dolayısıyla diğer konularda olduğu gibi cinsellik konusunda da onun için güvenilir bir figür olmanız son derece önemli. Bu şekilde online pornografiye erişimini kısıtladığınızda bunu ters bir durum olarak algılamayacaktır.

Bir diğer yandan çocuk istismarı da ne yazık ki gerçekliğini koruyan bir suç. Cinsellikle ilgili hiçbir bilgisi olmayan çocukların bunu yaşadıklarında fark edebilmeleri de olanaksızlaşıyor. Bu yüzden çocuğunuzla vakti geldiğinde bu konuları konuşmanız aynı zamanda onun kendini koruyabilmesi anlamına geliyor.

İlginizi çekebilir: Kendimize benzeyen değil kendi ayakları üzerinde durabilen çocuklar yetiştirelim

Kaynak:

psychologytoday.com

webmd.com

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale