Çocuklar, bazen içlerini dökme ve hayatlarında olup bitenleri anlatma konusunda kendilerini güvende hissetmeyebiliyor. Onların bir şeyler paylaşma açısından kendilerini güvende hissetmesini sağlamak için ilk olarak bu durumun arkasındaki sebepleri tespit etmek önem taşıyor. Daha sonra, çeşitli pratikler uygulanarak onlar için güvenli bir paylaşım alanı yaratılabiliyor. Bu yazımızda, çocukların ebeveynlerine açılma konusunda güvensiz hissetme nedenlerini ve bu durumla başa çıkma yöntemlerini sizler için kaleme aldık.
Çocuklar neden içlerini dökmekte temkinli davranıyor?
Çeşitli durumlar, çocukların özgürce iletişim kuracak kadar güvende hissetmediklerini gösterebiliyor. Bu durumlar arasında soru sorulduğunda tek kelimelik cevaplar vermek ve ebeveynlerin yanında aşırı gergin durmak öne çıkıyor. Hayatla ilgili yüzeysel paylaşımlar ve duygusal konuları konuşmaktan kaçınmak da önemli belirtiler olarak tanımlanıyor. Bazı çocuklar, ebeveynlerine açılmazken akranlarıyla, öğretmenleriyle veya diğer yetişkinlerle çok rahat bir şekilde iletişim kurabiliyor.
Çocukların ebeveynlerine açılmakta zorluk çekmesi, küçükken oluşan kalıplardan kaynaklanabiliyor. Örneğin, bir çocuk hata yaptığında ceza ya da ağır eleştiriyle karşılaştıysa bilinçsizce duygularını içinde tutmanın daha güvenli olduğuna karar verebilir. Kısacası, çocuklar eskiden ebeveynlerinin verdikleri tepkiler doğrultusunda iç dökme konusunda güven hissi geliştiriyor veya geliştirmiyor.
Uzmanlar, çocukların ebeveynlerinin tepkilerinden korktukları için kendilerini geride tutma eğiliminde olduklarını vurguluyor. Görmezden gelinmek, cezalandırılmak ve yanlış anlaşılmak çocukların endişelenmesine yol açıyor.
Güvensizlik, yalnızca kaba ve küçümseyici tepkilere dayanmıyor. Çok hızlı bir şekilde tavsiye vermek gibi iyi niyetli tepkiler de çocukların kendilerini kapatmalarına sebep olabiliyor. Bu tepkilerin güvensizlikle sonuçlanması genellikle çocukların o an bu tepkilere ihtiyaç duymamalarından kaynaklanıyor.
Gerekli duygusal kelime dağarcığına sahip olmama durumu da duyguların paylaşılmasını zorlaştırabiliyor. Bazı çocuklar, duygu ve düşüncelerini nasıl ifade edeceklerini bilemeyerek ebeveynlerinden uzaklaşabiliyor.
Çocuğunuzun size açılmasını nasıl sağlayabilirsiniz?
Çocuğunuzun size daha çok açılmasını istiyorsanız odağınızı kendinize çevirmelisiniz. Onunla iletişime geçmeden veya içini dökmesini istemeden önce ses tonunuza, duruşunuza ve nefes alışverişinize dikkat etmelisiniz. Eğer siz duygusal regülasyonda sıkıntı yaşarsanız çocuğunuz da kendisini gergin ve tehlike altında hissedebilir. Kısacası, onun söyleyeceklerini yargılamadan ve paniklemeden karşılamaya özen göstermelisiniz. Kendinizi toparladıktan sonra, aşağıdaki pratikleri uygulayabilirsiniz:
- Bağlantı kurmayı teşvik eden gelenekler oluşturabilirsiniz. Örneğin, araba yolculuğu yaparken çocuğunuzla sohbet edebilirsiniz veya yatmadan önce ona kitap okuyabilirsiniz. Bu pratik esnasında, sessiz ama birlikte geçirebileceğiniz yaratıcı zaman dilimleri de oluşturabilirsiniz.
- Çocuğunuzun duygularına yer açarken onu açılmaya zorlamamalısınız. Örneğin, ona ‘’Hazır hissetmiyorsan konuşmana gerek yok. Hazır olduğunda burada olduğumu bilmeni istiyorum.’’ gibi hoşgörülü ifadelerle yaklaşabilirsiniz.
- Çocuğunuzun duygularını utanmadan adlandırmasına yardımcı olabilirsiniz. Aynı zamanda, onun duygularını yargılamadan onaylayabilirsiniz. Örneğin, size rahatsızlık duyduğu bir şeyden bahsederse ‘’Böyle bir şey yaşasaydım ben de üzülürdüm.’’ diyebilirsiniz.
- Bu süreçte hatalarınızı kabul etmenizde de fayda var. Geçmişteki tepkileriniz çocuğunuzun paylaşımda bulunabileceği güvenli bir ortamın var olmasını engellemiş olabilir. Bu durumu düzeltmek için çocuğunuzdan özür dileyebilirsiniz ve daha iyi bir şekilde çabalayacağınızı dile getirebilirsiniz.
Çocuğunuzun içini dökmesi için güvenli bir alan yaratırken profesyonel destek almayı da göz önünde bulundurabilirsiniz. Çocuklar sürekli olarak içe kapanık, duygusal olarak tepkili ve kaygılıysa bir terapiste başvurmak önemli bir rol oynuyor. Alanında deneyimli ve tarafsız üçüncü bir kişi, çocukların duygularını ifade etmelerine ve ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirmeye yardım edebiliyor. İletişimin iki yönlü bir süreç olduğunu unutmadan ebeveynlerin de terapiden faydalanabileceğini belirtmek istiyoruz. Bir terapiste danışan ebeveynler, çocuklarının iletişim eksikliğine ya da rahatsız edici iletişim tarzına nasıl yanıt verebileceklerini etkili bir şekilde öğrenebiliyor. Sonuç olarak, terapi hem çocukların hem de ebeveynlerin daha sağlıklı yollarla yeniden bağ kurmasını destekliyor.
İlginizi çekebilir: Çocuklarda istenmeyen davranışlarla başa çıkmak için ebeveynlere tavsiyeler