X

Çocuğunuz ve evcil hayvanınızın sevgi dolu ve güvenli bir bağ kurmasını sağlayacak öneriler

Evcil hayvan sahibi olmak, bir çocuk için çok önemlidir. Bir canlıyı beslemek, onunla yakın arkadaş olmak başka hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Hayat boyu unutamayacağı anılar oluşturmasına yardımcı olur. Sadece bunlarla sınırlı değil. Çocuklar için evcil hayvan sahibi olmanın çok daha derin ve pozitif anlamları var. Uzmanlar, evcil hayvanların çocukların fiziksel, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimi için birçok faydası olduğunu söylüyor. 2012 yılında Amerikan Pediatri Akademisi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre ise erken yaşta kedi ve köpeklerle bir arada yaşayan çocuklar daha az solunum yolları ve kulak enfeksiyonu geçiriyor, antibiyotik ihtiyacı daha az oluyor.

“Hayvanlar, insanın en iyi arkadaşıdır” sözü boşuna değil. Bu arkadaşlık ne kadar erken yaşta başlarsa, o kadar etkili oluyor. Ancak çocuklarla hayvanların iyi geçinmesini sağlamak her zaman kendiliğinden gerçekleşmeyebiliyor. Ebeveynlerin bu konuda özenli davranması, hem evcil hayvanları hem çocuğunu eğitmesi gerekiyor. İşte evcil hayvan sahibi ebeveynler için çocukların ve evcil hayvanların sevgi dolu ve güvenli bir bağ kurmasını sağlayacak öneriler:

1. Her zaman izleyin

Çocuklar bazen evcil hayvanlara karşı istemeden kaba davranabiliyor. Yüzünü, gözünü ellemek, birden üstüne atlamak isteyebiliyor. Çok heyecanlı bir çocuğu veya evcil hayvanı tek başına bırakmak pek doğru olmayabilir. Bu yüzden özellikle evcil hayvanla çocuğunuzu ilk tanıştırdığınız dönemlerde her zaman gözünüzü üzerinde tutmalısınız.

2. Evcil hayvanınızın oyuncak olmadığını çocuğuna anlatın

Çocuklar bazen evcil hayvanlara oyuncak gibi davranabiliyor. Kendi tüylü, yumuşak oyuncaklarına benzettikleri en yakın dostlarıyla fazla samimi olabiliyor. Çekiştirme, kuyruğunu sıkıştırma, kulaklarını çekme gibi davranışlar da evcil hayvanları kızdırabiliyor. Çocuğuna evcil hayvanınızın da bir canlı olduğunu ve bazı davranışlardan hoşlanmayabileceğini, ona istediği gibi davranmasının yanlış olduğunu anlatmalısınız.

3. Çocuğunuza kuralları öğretin

Çocuğunuz, evcil hayvanlara nasıl davranması gerektiğini bilmiyor olabilir ve karşısındaki sevimli hayvana içinden geldiği gibi yaklaşırken bazen yanlışlar yapabilir. Bu yüzden çocuğunuza, evcil hayvanlara nasıl davranması gerektiğini öğretmelisiniz. Kuyruk sıkıştırma, yemek yerken hayvanı rahatsız etme gibi davranışlar, en uysal evcil hayvanı bile sinirlendirebilir. Bunların dışında, evcil hayvanın bakımıyla ilgili kuralları da öğreterek çocuğunuzun bu konuda sorumluluk almasını sağlayabilirsiniz.

4. Temizliğe önem verin

Evcil hayvanların tamamı az veya çok tüy döker. Çocuğunuz bu tüylerden rahatsızlık duyabilir veya tüyleri yutması sonucu sorunlar yaşayabilir. Bu yüzden evinizi düzenli olarak süpürerek tüy sorunundan kurtulabilirsiniz. Bu da çocuğunuza evcil hayvan sahibi olmanın, etrafta tüy yumakları uçuşan bir evde yaşamak anlamına gelmediği öğretmeniz açısından önemlidir. Tüy sorunu dışında, evcil hayvanınızın mama ve su kaplarını da düzenli olarak temizlemelisiniz. Hatta bu temizliği nasıl yapacağını çocuğunuza öğretebilirsiniz.

5. Evcil hayvanınızı eğitin

Evcil hayvanınız eğitimli olsa bile ailenize yeni bir üye katıldığında onu kabullenmesi kolay olmayabilir. Bazen de evcil hayvanınız, kendi büyüklüğünün farkında olmadığı için çocuğunuza fazla heyecanlı yaklaşarak zarar verebilir. Bu yüzden evcil hayvanınızın eğitimi için biraz daha fazla özen göstermelisiniz. Evcil hayvanınıza, çocuklara karşı nasıl davranacağını öğretebilirsiniz. Bunu yaparken evcil hayvanınızı her zaman ödüllendirmeyi unutmayın.

İlginizi çekebilir: Sibirya orman kedisi özellikleri ve bakımı

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale