X

Cildiniz hormon sağlığınızla ilgili ne söylüyor?

Cildimiz aslında sağlığımızla ilgili pek çok şeyin habercisi olabilir. Yüzünüzdeki bazı bölgelere daha dikkatli baktığınızda, hormonlarınızla ilgili neler olup bittiğini kolayca anlamak mümkün.

Aslında bunun temeli, Çin tıbbı tarafından geliştirilen “yüz haritalama” tekniğinden geliyor. Ayurvedik tıp da ciltteki bazı belirtiler üzerine yapılan çalışmalar içeriyor.

Alın ve çevresindeki sivilceler, safra kesesindeki sorunlara işaret edebilir.

Uplifers olarak cildinizin hormon sağlığınızla ilgili verdiği ipuçlarını derledik. Şimdi aynanın karşısına geçin ve dikkatlice bakın…

1. Cilt renginiz ne anlatıyor?

Cildinizin rengine biraz daha dikkatlice bakın. Solgun mu, matlaşmış mı yoksa beyaz mı görünüyor? Cilt renginizdeki bu farklılıkların bir anlamı var. Çin tıbbına göre cilt renginizdeki dengesizlikler, hormon üretimi için yeterince ham madde olmadığı anlamına geliyor.

İlgili yazı: Hormonal dengenizi korumak için buzdolabından eksik etmemeniz gereken besinler

Öte yandan kırmızı, kızarık bir cilt rengi ise karaciğerinizde bir baskı, basınç olduğu anlamına gelebilir. Çin tıbbına göre karaciğer, hormon dünyasının en güçlü oyuncusu konumundadır. Eğer karaciğerde bir ağırlık veya tembelleşme söz konusuysa, hormonlar parçalanıp metabolizmaya karışmakta güçlük çeker.

Demir açısından zengin gıdalar tüketerek ve günlük beslenmenizde daha fazla protein tüketerek hormonlarınızı destekleyebilirsiniz.

2. Cildin üst kısmındaki sivilceler ne anlama geliyor?

Bir saniye durun ve genellikle cildinizdeki sivilcelerin nerelerde yoğunlaştığına odaklanın. Alın ve çevresindeki sivilceler, safra kesesindeki sorunlara işaret edebilir. Bu da yağların metabolizmanıza nasıl karıştığını ve beslenme sisteminizi nasıl etkilediğini belirler. Beslenmeyle ilgili bu tür konular, en sonunda tüm hormonları etkiler.

Kaşlarınızın ortası ve yanlarındaki sivilceler ise karaciğer sorunlarını işaret edebilir. Eğer buralarda sivilceleriniz varsa karaciğerinizin yardıma ihtiyacı olabilir.

İlgili yazı: Kusursuz bir cilt için her gün mutlaka tüketilmesi gereken 10 besin

Hormonlarınıza yardımcı olmak için en etkin beslenme stratejilerinden biri, her gün bir adet yeşil smoothie tüketmek olabilir. Böylelikle karaciğerinizde dengeyi sağlamış olursunuz. Ayurvedik tıpta da bu bölge karaciğerle ilişkilendirilir ve öfke veya aşırı yorgunluk belirtisidir. Vücudunuzdaki yağ metabolizmasını dengelemek ve sindirimi desteklemek için probiyotiklerden de faydalanabilirsiniz.

3. Göz altındaki halkalar ne anlama geliyor?

Göz altındaki koyu renkli halkalar, böbreklerdeki dengesizliklerin habercisi olabilir. Çin tıbbına göre tüm hormonların merkezi böbreklerdir. Böbrek meridyeninin dengeli uyku ve stres yönetimiyle yakından ilgili olduğuna inanılır. Göz altındaki koyu renklenme de hormonlarınızın dengesizlik riskiyle karşı karşıya olduğu anlamına gelebilir. Burada belirli bir hormondaki dengesizlik değil, tüm hormon sistemindeki bir dengesizlik söz konusudur.

Böbrek meridyeni dengesizliklerini azaltmak için günlük su tüketiminizi artırabilir; kafein, soda ve çayın yanı sıra tuz tüketiminizi azaltabilirsiniz.

Cildinizin rengine biraz daha dikkatlice bakın. Solgun mu, matlaşmış mı yoksa beyaz mı görünüyor?

4. Burun çevresindeki tıkanık gözenekler ne anlama geliyor?

Hem Çin tıbbına hem de Ayurvedik tıbba göre burun, doğrudan kalple ilgilidir. Burun çevresindeki tıkanık gözenekler ise aşırı tuz tükettiğini anlamına gelebilir. Bu da tansiyonunuzu etkiler, beslenme düzeninizde kalp sağlığı için yararlı olan omega-3 yağlarının ve antioksidanların az olduğu anlamına gelebilir. Kortizol ve insülin hormonları, kalp meridyenindeki dengesizliklerden etkilenir.

Günlük tuz tüketiminizi 1,500 mg altına düşürün ve beslenmenize sağlıklı omega-3 yağlarını ekleyin.

İlgili yazı: Yüz haritalama tekniğine göre cildiniz size ne anlatmak istiyor?

5. Ciltteki döküntüler ne anlama geliyor?

Eğer yanak bölgenizde döküntüler varsa, mide ve akciğerlerinizde hormon dengenizi bozan bir şeyler olduğu anlamına gelebilir. Örneğin sigara içen kişilerin yanaklarında zaman zaman döküntüler görülür. Günlük şeker tüketiminizi azaltmak ve tabii ki sigara içmemek ciltteki döküntülerin azalmasına yardımcı olabilir.

Kaynak:
Mindbodygreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale