X

Çetin Çetintaş’tan kaygılı dönemlerde uygulayabileceğiniz meditasyon

Hepimiz bazen zor zamanlardan geçtiğimizi, sınırlarımızın zorlandığını, zihnimizin belirsizliklerle dolu olduğunu hissettiğimiz kaygılı anlar yaşayabiliriz. Bu gibi zamanlarda sakinleşmek ve iç huzuru yeniden bulabilmek, her zamankinden çok daha önemli bir hal alır ve meditasyon pratikleri, bizi merkezimize getirmeye, zihinsel ve ruhsal berraklık kazanmamıza yardımcı olur. İşte Çetin Çetintaş’Çetin Çetintaş’ın kendi anlatımıyla kaygılı dönemlerde uygulayabileceğiniz bir meditasyon:

Herkes zaman zaman kaygılı bir süreç geçirebilir. Bu doğaldır. Önemli olan bu süreci yöneterek, kaygılara kapılmadan, yaşamımızı iyi bir şekilde sürdürebilmektir. Aksi halde, kontrol edilemeyen kaygı kişiyi meşgul eder ve yaşamını kötü etkiler.

Kaygı sürecinde yogada üzerinde durduğumuz en temel konu kişinin bedeni ve nefesiyle bağ kurması. Bedenimize ve nefesimize yabancılaştıkça, bulunduğumuz ana yabancılaşıyoruz. Dolayısıyla bu bizim bulunduğumuz andan uzaklaşmamıza ve düşünceler içinde savrularak kaybolmamıza sebebiyet veriyor. Kaygılı bir süreç geçiriyorken daha fazla düşünmenin bize hiçbir yardımı olmuyor… Bu süreçte ihtiyacımız olan bedenle ve nefesle ilişkimiz üzerine yoğunlaşmak. Hadi gel kısa bir çalışmayla zihnimizdeki kaygıyı geriye çekelim.

  • Rahat bir oturuşa gel. Öncelikle şunu hatırla; bir şeyi düzeltmeye çalışmıyoruz, sadece kendinle bağını yeniden güçlendireceğiz.
  • Dikkatini önce bedenine getir. Başında aşağı doğru kısa bir süre bedenimizi tanıyacağız. Yüzün nasıl hissediyor, omuzların nasıl hissediyor, omurgan dik mi, oturduğun zeminle kalçanın ve bacakların ilişkisi ne durumda, kolların nasıl bir pozisyonda gözlemle. Bedenini bir heykeli izlermiş gibi izle. Hiçbir yorumda bulunmadan, sadece gözlemci ol. 
  • Yukarıdan aşağı bir süre bedenini taradıktan sonra, dikkatini etrafındaki seslere getir. Hiçbir sesi yorumlamadan sesleri duy. Belki komşunun sesi geliyor, belki dışarıdan insan sesi, belki kuşların… Her sesi yargısız bir şekilde sadece duy. 
  • Birkaç dakika bu sesleri dinledikten sonra boğazı hafifçe sıkarak ujjayi nefesiyle burnundan derin sesli bir nefes al ve yine boğazı hafifçe sıkarak sesli bir şekilde nefesi geri ver. Boğazı hafifçe sıkmak, soluk borusunun hacmini düşürerek nefesin ses çıkartmasını sağlayacak. Birkaç dakika 4 saniyede nefes alıp 8 saniyede geri ver. Eğer bu senin için zorsa, 3 saniyede nefes alıp 6 saniyede geri verebilirsin. Nefesi bedenine tam doldurduğundan emin ol. Nefesin dışarıda duyduğun seslerin bir parçası olsun ve dikkatini nefesinin sesine getir.
  • Ardından yavaşça ellerini göğüs kafesine al ve kendine şefkat göstererek bu çalışmayı yaptığın için teşekkür et.

Namaste.

İlginizi çekebilir: ‘Ruhum yogayı, yoga da ruhumu besliyor’: Çetin Çetintaş ile yoga ve kendini bulma yolculuğuna dair röportaj

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale