X

Cannes Film Festivali: İlk 5 günün kırmızı halı favorileri

17 Mayıs 2017 tarihinde başlayan ve 10 gün sürecek olan Cannes Film Festivali, kırmızı halı görüntüleri, after party ve Altın Palmiye ödülüyle, her sene olduğu gibi bu sene de tüm dünyanın gündeminde. Ben de bu hafta, festivalin ilk 5 günü kırmızı halı favorilerimi yazdım. Diğer 5 günü de önümüzdeki haftaya ayırıyorum.

En iyi midiler

50’li yılların zarafetini taşıyan midi elbiseler bu sene Cannes Film Festivali’ne damga vurdu diyebiliriz. En güzel örneklerini Dior elbisesiyle Lily Donaldson, Ulyana Sergeenko elbisesiyle Natasha Poly ve siyah-beyaz Calvin Klein by Appointment elbisesiyle Nicole Kidman sergiliyor.

Fark yaratanlar

Kendall Jenner, Alexandre Vauthier tasarımı kuyruklu büstiyer ve denim şortuyla, Kirsten Stewart Chanel tasarımı elbisesi ve kısa kestirdiği sarı saçlarıyla, imzası gibi olan koyu kahve saçlarını pembeye boyatan Salma Hayek yeni tarzıyla, Cannes Film Festivali’nde fark yaratanlardan.

Beyazlara bürünenler

Gece kıyafetlerinde beyaz rengi, gelin gibi görünmeden giymek profesyonellik ister. Naeem Khan elbisesiyle Adriana Lima, Dior couture tasarımıyla Rihanna ve Francesco Scognamiglio elbisesiyle Sara Sampaio beyaz elbisenin hakkını başarıyla verenlerdendi.

Tecrübesini konuşturanlar

Amerikan sadeliği ile Julianne Moore, fransız asaletiyle Isabelle Huppert ve İtalyan seksapalitesiyle Monica Belluci , Cannes Film Festivali’ndeki gündüz şıklıklarıyla adeta yeni nesil starlara şıklık dersi verdiler.

Siyahtan vazgeçemeyenler

Laetitia Casta ve Anja Rubik benzer tarzda siyah kadife Saint Laurent elbiseleriyle siyahın güvenli limanına sığınarak sade ve şık bir görünüm sergilerken, Molly Sims gösterişli siyah tuvaletiyle geçmiş zaman Hollywood yıldızlarını andırıyor.

İlginizi çekebilir: Bahar aylarında dönüşünü kutladığımız trendler

Alaz Balıklı: İzmirli. Bornova Anadolu Lisesi, Viyana Teknik Üniversitesi mezunu. Mimarlık bölümünü bitirdikten sonra Türkiye'ye dönerek 2 yıl boyunca çeşitli mimarlık ofislerinde çalıştı. 2015 yılının sonuna doğru hayallerinin peşinden giderek Design Markett, 2016 yılında ise ALASIA studio'yu kurdu. Kışın İstanbul'da, yazın Alaçatı'da yaşıyor, Alaçatı Design Markett'in kreatif direktörlüğünü yapıyor. Çocukluğundan beri styling yapıyor, gardırobunu bir moda arşivi olarak görüyor. Modayı yazmayı da, uygulamayı da, üretmeyi de çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale