X

Çalışma ortamınızda hangi toksik tutuma maruz kalıyorsunuz?

Hayatın büyük bölümünde ofislerde, plazalarda, çalışma ortamlarında; birbirinden farklı insanlarla uzun saatler boyunca bir aradayız. Birlikte verimli iş sonuçları üretmeye çalışırken, aynı zamanda kendimizi de gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ailemizden çok iş arkadaşlarımızı görüyor; dostlarımızdan, sevdiklerimizden çok onlarla vakit geçiriyoruz. İnsan sosyal bir varlık olduğundan; işi hiçbir zaman tamamen sosyalleşmeden ayıramıyoruz. Öğle yemeklerinde, sigara molalarında, toplantı ve etkinliklerde iş arkadaşlarımızla, bir noktaya kadar sosyalleşiyoruz.  Peki duygusal paylaşımımızın az, mekansal ve zamansal paylaşımımızın fazla olduğu bu insanlar, bizim yaşam motivasyonumuzu, tutumlarımızı, duygularımızı ve algımızı nasıl etkiliyor? 

Duygusal olarak az paylaşımımızın olması, karşılıklı etkileşimin az olduğu düşüncesini yaratabilir. Fakat mekan ve zaman olarak uzun süre birlikte vakit geçirdiğimiz insanlar, duygusal veya kişisel paylaşımlarımız az bile olsa, modumuz ve algımız üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. İnsanların düşünceleri, konuşmaları, tutum ve davranışları bulaşıcıdır. Biz bunun bilincinde olursak, durumu yönetebilir ve hayatımızı etkilemesinin önüne geçebiliriz.

Çalışma ortamında günlük motivasyon ve mutluluğu korumak için, iş çevrenizde bulunan; aşağıda bahsettiğim negatif tutumdaki insanları fark etmeye çalışın ve onlar ile olabildiğince az vakit geçirin. İnsanların bu tutumlarının farkında olursanız, birlikte vakit geçirirken bile sizin üzerinizdeki etkileri azalır.

1. Şikayet edenler: Şikayet etmek, fazlasıyla bulaşıcıdır. Bu yüzden, çalışma ortamı gibi strese ve baskıya açık ortamlarda en yoğun karşılaşılan negatif tutumlardan biridir. Dikkat ederseniz, şikayet eden insanlarla vakit geçirdikten sonra, siz de bir şeylerden şikayet etmeye başladığınızı görürsünüz. Bu tutum sizi bulunduğunuz çalışma ortamından gittikçe soğumanıza ve hep olumsuz-eksik-yetersiz olanı görmenize sebep olur. Negatif bakış açınızı besler ve sizi mutsuz eder.

2. Yargı dağıtıcıları: Sürekli neyin nasıl olması gerektiğinden bahseden insanlar, gününüzün büyük bölümünü geçirdiğiniz iş ortamındaki bir diğer uzak durmanız gereken kişilerdir. Asla memnun olmayan, kimin neyi nasıl yapması gerektiğini (ama yapmadığını) anlatan insanlar sizi hiçbir şeyin olması gerektiği gibi olmadığı algısına sürükler. Her gün düzenli olarak bu konuşmalara maruz kalırsanız, zamanla kendinizi bir çaresizlik ve karamsarlık duygusu içerisinde bulabilirsiniz. Bu da inisiyatif almanızı, amaçlarınız için çabalamanızı engeller, umutsuzluğa sebep olur.

3. Kıyaslayanlar: Kıyaslamak rekabetçi bir tutumdur. Sizin yanınızda başkaları kıyaslanması, farkında olmadan sizin üzerinizde de bir baskı yaratır. Bir şeylerin ya da birilerinin kıyaslandığı bir dünyada yaşadığınızı daha fazla hissetmeye başlarsınız. Bu durum sizin kendinizi rahat hissetmenizi engeller. Kendinizi rahat hissetmediğiniz bir çalışma ortamında yaratıcı ve üretken olmakta zorlanırsınız. Başkalarının üzerinde dolaşan gözleri kendi üzerinizde de hissedersiniz. Etrafta bu gözler olsun ya da olmasın, dikkatinizi kendi dünyanıza ve yaptığınız işe verirseniz daha huzurlu çalışır, verimli ve yaratıcı işler çıkarabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hayatınızı stabil olmayan duygu değişimlerinden koruyun

İrem Turan: Sağlıklı yaşam ve motivasyon koçu. Eski bir beyaz yakalı. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenim gördükten sonra İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji alanına yöneldi. İlaç sektöründe vitamin, mineral ve özel takviyeler gibi pek çok ürün ve marka yönetti. Bu süreçte metabolizma, hastalıklar, tedavi protokolleri ve tamamlayıcı tıp alanlarındaki eğitimlerde sağlığa ve insan bedenine bakışı değişti. Fonksiyonel tıp ile birlikte mindfulness, bilişsel davranışçı terapi, nörobilim, sosyoloji, psikoloji ve felsefe alanlarından faydalandığı kendi protokollerini uyguluyor. Zihin-beden-duygu üçgeni çerçevesinde daha iyi bir yaşama ulaşmak isteyen danışanların hayatına dokunuyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale