Çakralar ve anlamları: Bedendeki enerji noktalarının fiziksel ve ruhsal iyi oluş üzerindeki etkileri

Hayatınızda en az bir kez bir yoga dersine, meditasyon pratiğine, Reiki gibi alternatif şifa atölyelerine katıldıysanız ya da bu konuları merak edip araştırıyorsanız ‘çakra’ sözcüğünü ve çakraların bedendeki enerji akışı üzerindeki önemli rolünü duymuşsunuzdur. Benzer şekilde çakraların ‘tıkalı, dengesiz, bloke’ olmasının bazı sağlık problemlerine neden olduğu ve bütünsel bir iyi oluş için çakraların ‘açık ve akışta’ olması gerektiği gibi bilgilere de denk gelmiş olabilirsiniz.

Peki çakra nedir? Bedenimizde kaç çakra bulunur ve her bir çakranın fonksiyonu nedir? Enerji bedeni ne demektir ve fiziksel bedenle nasıl bir bağlantısı vardır? Bedensel, ruhsal ve zihinsel iyilik halimizde çakralar nasıl bir rol oynar?

Çakra nedir?

Çakralar, en basit haliyle spiritüel bedenimizde olduğuna inanılan ‘enerji merkezleri’ olarak tanımlanabilir. Batıdaki bilinirlikleri görece oldukça yeni olsa da, kökenini Hinduizm ve Budizm öğretilerindeki Yoga ve Tantra pratiklerinden alan bu enerji merkezlerini temsil eden ‘çakra’ kelimesi, Sanskritçe’de ‘tekerlek, dönüş, döngü’ anlamlarına geliyor. Ruhani bedende olduğuna inanılan bu enerji merkezlerine çakra isminin verilmesinin sebebi de, bu noktalarda bulunan enerjinin girdap gibi tek yönlü döngüsel bir salınımla sürekli hareket halinde olmasından ve ‘aura’ olarak da adlandırılan bir enerji alanı yaratmasından kaynaklanıyor.

Bilimsel olarak henüz somut bir dayanağı bulunmasa da binlerce yıllık gelenek ve inanışların bir parçası olan çakralar, insanın algılanabilen gerçekliğinin ve fiziksel var oluşunun ötesinde, metafiziksel ve enerjisel varlığını ve bu ruhani var oluşun bedenin çeşitli bölümlerinde enerji noktaları olarak bulunmasını temsil ediyor.

Bedensel, zihinsel ve ruhsal iyi oluşla doğrudan bağlantısı olduğuna inanılan çakralar, bedende doğrusal dikey bir düzelemde konumlanmış 7 ana noktada bulunuyor. Bu bedendeki 7 ana noktadaki enerji akımı aracılığıyla organlarla ve endokrin sistemle de bağlantıda olan çakraların fiziksel bedenimizin yanı sıra duygularımız, ruh halimiz, modumuz ve bütünsel iyi oluşumuzla da ilişkili olduğuna inanılıyor. Çakralar gözle görülemez, ancak sezgi ile duyumsanabilir, hissedilebilir ve algılanabilir.

Çakralar, bedende 7 ana noktaya dağılmış olsa da, bedenin farklı noktalarında pek çok farklı çakra olduğunu belirten farklı görüşler de mevcut. Avuç içleri, ayak tabanları, diz kapağı ve dirsek gibi eklemlerin bulunduğu bölümlerde önemli çakra noktaları bulunduğuna inanılıyor. Spiritüel bedendeki en temel 7 ana çakra ise omurga hizasında, başın en tepesinden kuyruk sokumuna doğru sıralanmış şekilde bulunuyor.

Bedenin üst, alt ve orta kısımlarına dağılmış 7 farklı çakranın pozitif ve negatif olmak üzere birbirine zıt akımlarla hareket ettiği, bedenin üst tarafında bulunan enerjinin yarattığı akımla bedenin alt kısmında yer alan negatif enerjinin yarattığı ters akımın birbiriyle ahenk içinde, sonsuz bir döngü yarattığı ve tüm bedende dolaşan bu akımın ‘Yaşam enerjisi’ ya da ‘kozmik enerji’ anlamına gelen prana olduğuna inanılıyor. Bu 7 ana çakra noktasının özellikleri, bulundukları yerler ve fiziksel bedenle olan bağlantıları ise şöyle:

Sahasrara: Taç Çakrası

  • Bağlantılı olduğu organlar: Beyin ve sinir sistemi
  • Etkilediği salgı bezi: Epifiz bezi
  • Rengi: Mor
  • İşlevi: Farkındalık, zeka
  • İmgesi: Bin taç yapraklı çakra

Sahasara ya da Taç çakrası olarak adlandırılan bu enerji bölgesi, başın en tepe noktasında bulunan, en yüksekteki çakradır. Ruhani bağlantı yeteneğimizi temsil eder. Taç çakrası tam olarak açıkken (ki bu çok az insanın ulaşabildiği bir noktadır) en yüksek bilinç seviyesine geçildiğine inanılır.

Ajna: Göz Çakrası /  Alın Çakrası

  • Bağlantılı olduğu organlar: Gözler, kulaklar ve beyin
  • Etkilediği salgı bezi: Hipofiz bezi
  • Rengi: İndigo (çivit) mavisi
  • İşlevi: Sezgi, hayal gücü
  • İmgesi: İki taç yapraklı çakra

‘Üçüncü göz çakrası’  olarak da adlandırılan bu enerji noktası alında, iki kaşın arasında kalan bölümünde bulunur. Tıkalı olması baş ağrıları, görme ve duyma fonksiyonlarında bozulmalar, odaklanma zorluğu gibi semptomlarla kendini gösterir. Sadece fiziksel anlamda değil, ruhsal olarak da başkalarını dinlemekten hoşlanmayan, kendi bildiklerini mutlak doğru kabul eden, sezgilerine güvenmeyen, büyük resmi göremeyen kişilerin göz çakrasında bir dengesizlik olduğu varsayılır.

Vishuddha: Boğaz Çakrası

  • Bağlı olduğu organlar: Boğaz, ağız, dişler ve ense
  • Etkilediği salgı bezi: Tiroid ve paratiroid bezleri
  • Rengi: Mavi
  • İşlevi: İletişim
  • İmgesi: On altı taç yapraklı çakra

Boğazın tam ortasında bulunan Boğaz Çakrası bulunduğu bölgeden de anlaşılabileceği gibi, sözlü olarak iletişim kurma becerimizle bağlantılıdır. Ses ve boğaz problemlerinin yanı sıra o bölgeyi çevreleyen dişler, diş etleri ve ağız gibi her şeyle ilgili herhangi bir semptom bu enerji noktasında tıkanma olduğunu işaret edebilir. Boğaz çakrasındaki tıkanmalar ya da dengesizlikler, konuşmalara hakim olma, dedikodu yapma, düşünmeden konuşma ve zihninizdekileri sözlü olarak aktarmakta güçlük yaşamanıza sebep olabilir.

Anahata: Kalp Çakrası

  • Bağlı olduğu organlar: Kalp, ciğerler ve damarlar
  • Etkilediği salgı bezi: Timüs bezi
  • Rengi: Yeşil
  • İşlevi: Sevgi ve şefkat
  • İmgesi: On iki yapraklı çakra

Göğsün tam ortasında, kalp hizasında yer alan kalp çakrası kalp problemleri, astım, obezite gibi sağlık sorunlarıyla bağlantılıdır. Ancak bu çakradaki tıkanıklıklar ve dengesizlikler, genelde kişinin davranışlarına yansır. 7 ana çakranın en ortasında bulunan kalp çakrası, üst ve alt bölgelerde bulunan tüm çakralar arasında bir köprü görevi görür. Diğerler insanlara duyduğumuz sevgiyi, şefkati ve bağlantıyı temsil ettiği için bu çakranın işleyişinde sorun olması yalnızlık, güvensizlik ve izolasyon hislerini beraberinde getirebilir.

Manipura: Solar Plexus (Karın / Göbek) Çakrası

  • Bağlı olduğu organlar: Dalak, karaciğer, safra kesesi, sinir sistemi
  • Etkilediği salgı bezi: Pankreas
  • Rengi: Sarı
  • İşlevi: Özgüven ve öz saygı
  • İmgesi: On taç yapraklı çakra

Göbeğin yaklaşık iki parmak kadar üstünde, core bölgesinde bulunan Karın/Göbek Çakrası ülser, enflamasyon, yeme bozuklukları ve sindirim zorlukları gibi sindirim sistemi problemleriyle bağlantılıdır. Kişiliğimizin gücünü temsil ettiği için özgüven ve öz saygıyla ilişkilidir.

Swadhishthana: Sakral Çakrası

  • Bağlı olduğu organlar: Karaciğer, dalak, bağırsaklar, böbrekler, mesane
  • Etkilediği salgı bezi: Cinsel salgı bezleri
  • Rengi: Turuncu
  • İşlevi: Cinsellik, haz, yaratıcılık
  • İmgesi: Altı taç yapraklı çakra

Göbeğin hemen altında, kasıklara yakın bir bölgede bulunan Sakral Çakrası idrar yolu enfeksiyonları, bel ağrısı ve cinsel iktidarsızlık gibi beden sağlığı problemleriyle ilişkilidir. Duygusal olarak ise öz değer, haz alma, cinsellik ve yaratıcılık gibi işlevlerle bağlantısı bulunur.

Muladhara: Kök Çakrası

  • Bağlı olduğu organlar: Cinsel organlar, kan, kemik, hücreler
  • Etkilediği salgı bezi: Böbreküstü bezleri
  • Rengi: Kırmızı
  • İşlevi: Fiziksel kimlik, denge, topraklanma
  • İmgesi: Dört taç yapraklı çakra

Kuyruk sokumunun en uç noktasında, yerle temasımızı sağlayan Kök Çakrası, artrit, kabızlık, mesane ve kolon hastalıkları gibi fiziksel problemlerle ilişkilendirilir. Güven hissini, temel ihtiyaçlarımızı ve bütünsel iyi oluşumuzu etkileyen Kök Çakra dengede ve akışta olduğunda kendimizi hem fiziksel hem de duygusal olarak topraklanmış ve güvende hissederiz.

Ruhsal bedendeki enerji salınımının dengesinin korunması için çakraların açık ve dengede olması gerekir. Herhangi bir enerji bölgesinde tıkanıklık, dengesizlik ya da bozulma yaşanması bu enerji noktalarıyla bağlantılı çalışan organların işleyişinde ve kişinin duygu durumunda bozulmalara yol açabilir. Yoga duruşları (asanalar), Pranayama (nefes egzersizleri), meditasyon, kristaller, aromaterapi gibi farklı uygulamalar da fiziksel beden aracılığıyla ruhsal bedendeki bu enerji akımının doğal akışını korumaya ve canlandırmaya yönelik pratikleri içerir.

Çakralarımız neleri depoluyor?

Çakralar düşüncelerin, duyguların, hatıraların, deneyimlerin ve eylemlerin enerjisini depolayarak geçmişe, şimdiye ve geleceğe dair zihinsel kalıplarımızı, davranışlarımızı, duygusal durumumuzu ve eylemlerimizi etkiliyor ve yönlendiriyorlar. Çakralar, yani enerji noktaları dinamik bir yapıda, sürekli hareket halinde ve akışta olduğu için her bir çakradaki yaşam enerjisi işlenerek dönüştürülebiliyor. Çakraların çevresel etkenlerle ve bireyin eylemleriyle dönüştürülebilmesi, kendimiz için istediğimiz şeyleri bilinçli olarak kontrol edebilmemize olanak sağlıyor. Çakra şifası olarak da adlandırılan nefes, meditasyon, yoga, aromaterapi gibi uygulamalar çakralarımızda depolanan yaşam enerjimizle bağlantı kurmamıza olanak veriyor. Bu nedenle çakralarla ilgili farkındalık kazanmak geçmişimizin, bugünümüz ve geleceğimizi nasıl etkilediğini anlamamıza da olanak sağlayabiliyor.

Bedendeki ana çakraların fonksiyonları

Spiritüel bedende dönerek hareket eden enerji noktalarını, fiziksel bedeninizdeki vagus siniri gibi yoğun ve kompleks sinir ağları gibi düşünebilirsiniz. Yedi ana çakranın her biri psikolojik, duygusal ve ruhsal varoluş durumlarımızın yanı sıra fiziksel bedenimizdeki sinir ağlarıyla ve ana organlarımızla da bağlantı içinde. Tüm çakralarımız devamlı olarak hareket halinde olduğu için yedi ana çakramızdaki enerjinin açık, dengeli ve akışkan olması bedensel ve ruhsal iyi oluşumuz için oldukça önem taşıyor. Herhangi bir ana çakrada bir tıkanıklık olması durumunda, bütünsel enerjinin akışı da kısıtlanıyor.

Zihin, ruh ve beden birbiriyle bağlantılı olduğu için, çakra meditasyonu aracılığıyla bir bölgedeki dengesizliğin farkına varabilmek, diğer çakraların da tekrar uyum içinde çalışmasına ve enerji sisteminin dengelenmesine dengeye yardımcı olacaktır.

Çakralarla nasıl bağlantı kurulur?

Çakralarla bağlantı kurmanın en etkili ve bilinen yolları meditasyon, görselleştirme, yoga, Reiki, kristal şifa, ses şifası, akupunktur gibi uygulamalar. Bu uygulamaların hangi çakrayı nasıl desteklediğini, hangi yollarla bedenin enerji sistemini dengelediğini ve bütünsel iyi oluşa nasıl katkıda bulunduklarını ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağız. Çakralarıyla ilgili çalışmalar yapan ve bu enerjiyi duyumsayabilen kişiler bir süre sonra ruhsal bedenlerinde dönen enerji noktalarını zihinlerinde görselleştirebilir ya da ellerini fiziksel bedenlerinin üzerinde gezdirdiklerinde bu enerji noktalarını duyumsayabilirler. Çakralarınızı hissetmeye, duyumsamaya ya da görselleştirmeye başladığınızda çakralarınızda dolaşan enerji akışının yavaşladığını ya da gereğinden fazla aktive olduğunu hissedebilirsiniz.

Çakranın tıkanması, dengesizliğe girmesi ya da bloke olması ne anlama geliyor?

Bedeninizdeki her bir çakra noktasını, bir makinenin devamlı olarak dönen, birbiriyle bağlantılı çarkları gibi düşünebilirsiniz. Tıpkı makinedeki bir çarkın diğerlerinden hızlı ya da yavaş hareket etmesi, makinenin çalışmasını dengesizliğe sokacağı gibi, herhangi bir çakradaki enerjinin diğerlerine göre yoğunlaşması ya da seyrekleşmesi de bireyin birbiriyle bağlantılı olan ruhsal ve fiziksel bedenlerinin işleyişinde bozulmalar yaratabiliyor.

Her bir çakranın bağlantılı olduğu organlar, sinir ağları ve endokrin sistem öğeleri birbirinden farklı. Bu nedenle hangi çakranın enerjisinde bozulma yaşanırsa, bu dengesizlikten en çok etkilenen fiziksel beden bölümü de o çakrayla bağlantılı olan bölüm oluyor. O bölgedeki tüm organlar, kemikler, eklemler, kaslar ve dokular kadar çakranın bağlantılı olduğu sinir ağları ve endokrin sistem bölümleri aracılığıyla da hormonlar, dolayısıyla kişinin psikolojik durumu dengesizliğe girebiliyor. Fiziksel bedenin tüm öğeleri ve ruhsal bedendeki enerji noktaları karşılıklı bir iletişimde olduğu için, beden sağlığına dikkat etmemek, kötü yaşam alışkanlıkları, uykusuzluk, yetersiz beslenme, yoğun stres gibi durumlar çakraların dengesizliğe girmesine, çakralarının dengesizliğe girmesi ise fiziksel bedende daha fazla problemin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

Bilimsel olarak bir açıklaması henüz bulunmasa da, çakralarla ilgili uygulamalar yapan pek çok kişi, bedende enerji noktalarının var olduğunu, bu enerji noktalarının beden, ruh ve zihin sağlığı için son derece önemli olduğunu, bedendeki enerjiyi dengeleyerek daha sağlıklı, mutlu ve dengeli yaşamanın mümkün olduğunu söylüyor.

Kaynaklar: Mind Body Green, Health Line, Well + Good, Wikipedia

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!