X

Bu yaz ne okuyacaksınız: İster tatilde, ister evde, yazınızı güzelleştirecek 6 kitap önerisi

Yaz en sonunda geldi. Bayram tatillerini de eklersek, imkanı olanlar için bu yaz bol tatilli olacağa benziyor.

Peki bu sene tatillerde ne yapmalı? Hangi tatil beldesinde zaman geçirmeli? Yurt içi mi, yoksa yurt dışı mı? Hangi festivallere gitmeli? Eminim bunlarla ilgili gezi yazarları tarafından oldukça güzel öneriler aylar öncesinden yazılıp çizilmiştir. Ben sizlere bu yazımda “neresi?” sorusundan ziyade, “ne okumalı?” sorusuna yanıt vermeyi planlıyorum.

İster tatile gidecek olun, ister tüm yazı iş-ev arasında mekik dokuyarak geçirecek olun, hala okumadıysanız hiç vakit kaybetmeden bu 6 kitabı okumayı “Yazın Yapılacaklar” listenize eklemelisiniz.

Ben zaten bunları çoktan okudum diyorsanız, yeniden okuyup ne kadar başarılı yapıtlar olduğunu hatırlayabilirsiniz.

Ve Dağlar Yankılandı / Khaled Hosseini

Uçurtma Avcısı kitabını duymayan yoktur. Muhteşem bir anlatımla okurlarını derinden etkileyen kitaplara imza atan Khaled Hosseini, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en bilinen yazarlardandır hiç kuşkusuz.

Birçoğu yazarın diğer kitaplarını daha başarılı bulsa da, benim gözümde yazarın en etkileyici kitabı Ve Dağlar Yankılandı olmuştu. 9 bölümden oluşan kitabın her bölümü, aralarında bir şekilde bağ bulunan, 9 farklı karakterin gözünden anlatılıyor.

Kitap ilk bakışta biraz kalın gelse de, okumaya başlayınca ne kadar sürükleyici olduğunu fark edeceksiniz.

Korku / Stefan Zweig

En keyifle okuduğum yazar diyebileceğim Stefan Zweig imzalı kitapta, aldatan bir kadının kendisine yapılan şantaj ile yaşadığı korku anlatılıyor. Adeta iliklerimizde hissettiğimiz korku, bizlere bir kez daha yazarın ne kadar gerçekçi bir anlatımı olduğunu hatırlatıyor.

Puslu Kıtalar Atlası / İhsan Oktay Anar

Hani “bir kitap okudum hayatım değişti” dersiniz ya, tam öyle olmasa da okuduğum dönemde, kalbimden ve aklımdan geçirdiğim bir cümleyi sayfalarda gördüm ben. “İstediği şey, eski, güzel, rahat, endişesiz ve tekdüze günlere dönmekti.” Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı günler benim için başlamıştı çünkü…

İhsan Oktay Anar’ın başyapıtı Puslu Kıtalar Atlası bana uzun gelir derseniz, ki emin olun okurken uyandıracağı merak bunu düşünmenize engel olacaktır, kitabın geçtiğimiz yıllarda İlban Ertem tarafından hazırlanan çizgi roman versiyonunu da tercih edebilirsiniz. Tabi kitaba göre çizgi romanın biraz büyük olduğunu ve tatil okuması için pek uygun olmayacağını da bilmenizi isterim.

Anne Frank’ın Hatıra Defteri / Anne Frank

O kadar çok şey varki bu kitapla ilgili söyleyebileceğim, nereden başlamam gerektiğini bilemiyorum. Tek soru var aklımda. O koşullarda 2 sene yaşamış olsaydık, acaba hangimiz Anne Frank gibi hayata bu kadar bağlı, her şeyin güzel olacağına bu kadar inançlı olurduk? Yahudi Soykırımı’nın simgelerinden olan Anne Frank’ın, ailesiyle birlikte Nazi zulmünden saklandığı dönemde yazdığı günlüğü hala okumadıysanız hiç vakit kaybetmeden bu yaz başlayın derim.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü / José Saramago

Kısacık olmasına rağmen içerisinde birçok mesaj barındıran, masal niteliğinde, üstelik de muhteşem çizimlere sahip bir kitap. Nobel Edebiyat Ödüllü yazarın “Küçük Prens” tadındaki bu hikayesini bir çırpıda bitireceğinizden kuşkunuz olmasın. Kitaptan akılda kalıcı cümlelerden biri:

Beğenmek, sahip olmanın en iyi şekli, sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek.

Einstein ile Ay Yürüyüşü / Joshua Foer

İlk defa birisinin etkisinde kalmadan, bir yerde adını duymadan, okunması gerekenler listesinde görmeden, sırf kapağını beğendim diye aldığım bir kitaptı Einstein ile Ay Yürüyüşü. Okuduğum en eğlenceli kitaplardan diyebilirim kesinlikle. Akıcılığı ile sayfalar arasında kaybolmamı sağlayan bu kitap oldukça unutkan bir gazetecinin, ABD Bellek Şampiyonu olma hikayesini anlatıyor. Azim ve çalışmanın başarıyı açan bir kapı olduğunu bizlere hatırlatan bu kitabı okunacaklar listenize eklemenizi öneririm.

Son olarak söylemek istediğim birkaç şey var. Fenomen bir dizide okundu diye, sevdiğiniz bir blogger paylaştı diye, ya da sadece fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşmak için kitap satın almayın. Hatta benim önerim, bir yazarı ilk okuyacağınızda onun en bilinen kitaplarındansa, az bilinen ve keşfedilmemiş kitaplarından okumaya başlamanız olacaktır.

Çok sevdiğim ve kullanışlı bir uygulama olan Goodreads ile kitaplar hakkında yorumlar okuyup, tercihinizi buna göre yapabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Bahaneleri bırakarak daha çok kitap okumak için kendinize meydan okuyun

Gizem Okut: 1986 yılında İstanbul'da doğdum ve Kıbrıslı'yım. 2010 yılında DAÜ'de Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirdikten sonra Londra'da moda yazarlığı da dahil olmak üzere moda ile ilgili kurslara katıldım. Bir buçuk senelik bir Londra macerasının ardından tatil için gittiğim İstanbul'da ailemle kalmaya karar verdim ve İstanbul'da çeşitli firmalarda Stil Editörlüğü, Sosyal Medya Yönetimi, Müşteri İlişkileri gibi farklı pozisyonlarda çalıştım. 2016'da Kıbrıs'a geri dönmem ile birlikte üniversite yıllarımda staj yaptığım ve ülkenin en eski otellerinden olan Dome Hotel'de Misafir İlişkileri ve Sosyal Medya Yönetimi pozisyonlarında 2 yıl çalıştım. Daha sonra turizm sektörüne ait olmadığıma karar vererek ani bir kararla birbirinden tamamen farklı sektörlerde, birbirinden farklı işlerde çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Yazı yazmak, kitap okumak, müzik dinlemek, plajda vakit geçirmek gibi vazgeçemeyeceğim hobilerimin yanı sıra, seramik objeler yaratmak, bahçe ile uğraşmak, farklı tarifler denemek gibi hobilerim de mevcut. Şu hayattan istediğim üç şey; sağlık, barış, huzur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale