X

Bu sezonun en trend mekanları 

2026 ilkbahar-yaz sezonunun trend mekanları, yaratıcı şef menülerini zarif mekan atmosferiyle birleştirerek ziyaretçilerine konforlu bir deneyim sunuyor. Fine dining konseptini çok daha erişilebilir hale getirerek rahat bir lüks sunan mekanlar, hem imza tabakları hem tasarım detayları ile dikkat çekiyor. İstanbul’dan İzmir’e ve Bodrum’a uzanan geniş gastronomi çemberi ise her damak zevkine hitap eden zengin menüleriyle yılın en popüler mekanlarından olma sözünü yineliyor.

DAMA, Nişantaşı

(Görsel: mudavim)

7/24 canlı ve dinamik Nişantaşı sokaklarına, mahalle barı konseptiyle giriş yapan DAMA, yeni sezonda özellikle gençler için etkili bir çekim noktasına dönüşüyor. Modern dünya mutfağını harmanlayan menüsü, endüstriyel bar düzeni ve plaklarla dolu raflarıyla samimi bir oda hissi uyandırıyor. Sokakla bütünleşen açık yüzeyleri sayesinde enerjisini doğrudan kente taşıyarak mekan-sokak ayrımını ortadan kaldırıyor ve günlük akış içinde isteyen herkesin dahil olabileceği modern bir buluşma noktası sunuyor. Gün içindeki karakterli ve dingin enerjisi, akşam üstü saatlerinde hızlanan müzikle birlikte çok daha dinamik bir atmosfer kazanıyor. Sabah bilgisayarlı freelancer’ların akşam ise kaliteli kokteyl içmek isteyenlerin favorilerinden oluyor.

Telefon: 0546 233 44 51

Adres: Teşvikiye, Şakayık Sok. No:19, 34365 Şişli/İstanbul

June, Teşvikiye

Kentin hızlı ve dinamik atmosferine mahalle barı samimiyetiyle dahil olan bir diğer mekan da odağına müziği alan June. Tüm tasarımın merkezinde yer alan listening bar konsepti; zengin plak koleksiyonu, kürate setler, yüksek kaliteli ses sistemleri ve Dj etkinlikleriyle harmanlanıyor. İyi ve kaliteli müzik eşliğinde imza kokteyller içmek ve paylaşımlı tabaklar tatmak isteyenlere, oldukça estetik bir buluşma mekanı sunuyor. Avrupa bar kültüründen ilham alarak günün farklı saatlerine en çok yakışan setleri ve tabakları bir araya getiriyor.

Telefon: 0549 681 19 38

Adres: Teşvikiye, Ahmet Fetgeri Sok. No: 31, 34265 Nişantaşı/İstanbul

Mori Yaki, Armutlu

(Görsel: gastronomidergisi)

Japon pişirme tekniklerini ocakbaşı kültürüyle harmanlayan Mori Yaki, İstanbul’un yükselen gastronomi duraklarından biri. Füzyon enerjisiyle şehrin en merak edilen mekanlarından birine dönüşen bu iddialı restoran, odağına her iki kültürde kullanılan ateş ritüellerini alıyor. Türk mangal geleneği ile bir tür kömürde pişirme tekniği olan Japon robata tekniği, mekan deneyiminin bir parçası olarak sunuluyor. Deniz mahsullerinin, taze etlerin veya sıcak mezelerin doğrudan ateşte piştiğine tanıklık etmek yemeğin lezzetini ve sohbetlerin enerjisini artırıyor. Gastronomik sunumlarla servis edilen lezzetler ise her iki kültürün geleneksel derinliğini ve şeflerin modern dokunuşlarını taşıyor.

Telefon: 0533 036 16 97

Adres: FSM Mah. Atatürk Cd. No:9/4 Armutlu, Sarıyer/İstanbul 

Arkestra, Etiler

Pandemi sürecinde semtin düşük yoğunluklu bir bölgesinde açıldıktan sonra şef restoranı kimliğiyle kısa sürede trend mekanlar arasındaki yerini alan Arkestra, aynı zamanda Michelin yıldız sahibi. İstanbul’un katmanlı kent kimliğini yeniden yorumlayarak deneyim tabaklarına ve mekan atmosferine taşıyarak, yeni bir orkestra kuruyor. 1960’lardan kalma şık bir villada konumlanan restoranın adı da Hintçedeki “orkestra” teriminden ilham alıyor. Ancak buradaki orkestra müziklerden değil de birbiriyle adeta ahenk içinde dans eden yerel malzemeler, çağdaş pişirme teknikleri ve modern şef dokunuşlarından oluşuyor. Sofistike ve premium bir deneyim arayanların favori tercihlerinden biri haline geliyor.

Telefon: 0212 970 72 73

Adres: Etiler, Dilhayat Sk. No:28, 34337 Beşiktaş/İstanbul

Gallada, Beyoğlu

TURK Fatih Tutak’tan tanınan başarılı şef Fatih Tutak tarafından açılan Gallada, yaratıcı şefin en yeni projesi olarak İstanbul gastronomi sahnesindeki görünürlüğünü artırıyor. The Peninsula İstanbul’un deniz kenarındaki muazzam manzaralarını, benzersiz bir fine dining deneyimi ile birleştirerek kentin göbeğinde Michelin kalitesinde bir hizmet sunuyor. Türk ve Asya esintileri taşıyan nitelikli menü şefin en yeni yorumlamalarını ve tekniklerini barındırıyor. Enfes lezzetlerin harika sunumlar, sofistike dekorasyon ve muazzam Boğaz manzarasıyla birleşiminden yepyeni bir trend doğuyor.

Telefon: 0212 931 28 88

Adres: Kemankeş Karamustafa Paşa, Kemankeş Cd. NO:34, 34425 Beyoğlu/İstanbul

Nardis Jazz Club, Galata

(Görsel: jazzdergisi)

Söz konusu caz müzik olduğunda akla gelen en popüler seçeneklerden olan Nardis Jazz Club, İstanbul’un en prestijli barları arasında. 2002 yılından beri hizmet veren köklü mekanın odağında elbette müzik yer alıyor. Pazar geceleri hariç her gece açık olan mekan, yaratıcı caz sanatçılarını ağırlıyor. Üstelik düzenli yürüttüğü yarışmalarla Türkiye’deki modern caz sahnelerinin dönüşümüne doğrudan rehberlik ediyor. Galata Kulesi yanı başındaki konumu ise tarihi katmanlı bölge enerjisiyle mükemmel uyum yakalıyor. Kapıdan içeri atanları kendi caz dünyasına davet ederek muhteşem bir atmosfer sunarken canlı müzik dinletileri, imza kokteylleri ve paylaşımlı tabak menüleriyle ilgi topluyor. 

Telefon: 0532 244 57 78

Adres: Bereketzade, Galata Kulesi Sk. No:8, 34421 Beyoğlu/İstanbul

Sortie, Ortaköy

Dünyaca ünlü restoran menüsü ve gecenin ilerleyen saatlerinde başlayan soluksuz partileriyle İstanbul’un en popüler eğlence merkezi olan Sortie, içinde farklı mekan bölümleri barındırıyor. Boğaz hattının en muhteşem manzaralarından birine ev sahipliği yaparken kaliteli fine dining deneyimi sunan restoran bölümü ve dinamik gece kulübü atmosferi yaratan bar bölümüyle, hit bir mekana dönüşüyor. Teras bölümündeki sofistike gün batımının ardından kulüp tarafından yükselen müzik, imza kokteylleri ve taze atıştırmalıkları başrole taşıyor. Sakin bir yemek deneyimi ya da hızlı gece atmosferi arayan herkese hitap ediyor. 

Telefon: 0212 327 85 85

Adres: Ortaköy, Muallim Naci Cd. No:54, 34345 Beşiktaş/İstanbul

Ayvalık Balıkçısı, Karşıyaka

İzmirlilerin en çok tercih ettiği balıkçılardan olan Ayvalık Balıkçı, hem enfes tabakları hem de uygun fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Barlar, restoranlar ve kafelerle dolu dinamik bir aks üzerinde yer alan bu şık restoran, kent hayatının merkezindeki konumuyla dikkat çekiyor. Girit ve Midilli odaklı taze mezeleri, enfes balıkları ve Ege otlarıyla harmanlanan menü sezonluk mahsüle göre ufak değişikliklere uğruyor. Yılın her mevsimi taptaze ve leziz bir seçki sunması ise bu samimi restoranı kentin en trend mekanlarından biri haline getiriyor.

Telefon: 0232 362 78 88

Adres: Bostanlı Mah. Şehit Cengiz Topel Cad. No:34/A Karşıyaka/İzmir

Teruar Urla, Urla

(Görsel: lezzet)

Geniş üzüm bağları ve zeytin ağaçlarıyla kaplı dingin bir konumda yer alan Teruar Urla, sofistike şarap seçkisiyle sadece Türkiye’den değil tüm dünyadan ilgi topluyor. Doğayla bütünleşik tasarımı ile yerel kültürü çok iyi yakalayan bu sofistike adres, üzüm ve zeytinin coğrafyaya, iklime, toprağa özgü koşullarını dikkate alan yaratıcı bir menü sunuyor. Köklerinden kopmayarak yerel mahsulü en iyi şekilde kullanma ve lezzetlendirme yöntemlerini keşfederken, ziyaretçilerine tabakların ya da tadım menülerinin ötesine geçen bir deneyim sunuyor. Binlerce yıllık bir kültürün günümüz uzantısı olduğunu savunan mekan, aynı zamanda 1 Michelin ve 1 yeşil Michelin yıldızı bulunduruyor.

Telefon: 0532 659 20 90

Adres: Kuşçular, 8028. Sk. No:16, 35430 Urla/İzmir

Boop, Alaçatı

Gece kulüpleri ve eğlence mekanları ile tanınan Alaçatı’daki en popüler adreslerden olan Boop, özgün ve karakterli atmosferiyle bölge coşkusunu en iyi şekilde yansıtıyor. Yaz aylarında ünlü isimlerin uğrak noktalarından birine dönüşen bu trend mekan, happy hour saatlerinde capcanlı bir ortam sunuyor. Palmiye ağaçlarının gölgesinde ilk önce chill bir seyirde başlayan müzik, ilerleyen saatle birlikte çok daha yüksek tempo kazanıyor. Yerel malzemelerle hazırlanan kokteyllerin uyumlu atıştırmalıklarla birlikte servis edilmesi, buradaki yeme-içme kalitesini bir üst seviyeye çıkarıyor. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren eğlence ortamı ise yaz enerjisini dolu dolu yaşamak isteyenlere harika bir alternatif sunuyor.

Adres: Hacımemiş, Alaçatı, 35930 Çeşme/İzmir

7 Mehmet, Antalya

(Görsel: odarama)

Türkiye’nin en köklü ve bilindik restoranlarından olan 7 Mehmet, söz konusu fine dining olduğunda mutlaka ziyaret edilen bir adres. 1937’den başlayarak kuşaktan kuşağa işletilen restoran, modern Akdeniz lezzetlerini ve Türk mutfağını harmanlıyor. Yerel ve taze malzemelerle hazırlanan sofistike tabaklar, hem Türkiye’den hem yurt dışından turistlerin beğenisini topluyor. Kendi alanında yakaladığı tartışmasız başarı sayesinde gastronomi dünyasına rehberlik ederken, avangard bir mekan deneyimi sunarak ziyaretçilerine her anlamda üst düzey bir hizmet kalitesi vadediyor. 

Telefon: 444 0 707

Adres: Meltem Mahallesi, Atatürk Kültür Parkı, Dumlupınar Bulvarı No:201, 07030 Muratpaşa/Antalya

Lucca by the Sea, Bodrum

Ege’nin ruhunu yansıtan konseptiyle öne çıkan Lucca by the Sea, yaz aylarının en stil sahibi duraklarından biri. Gündüz beach bölümüyle sahil enerjisine eşlik ederken akşam üstü başlayan happy hour saatlerinde trend bir sosyalleşme mekanına dönüşüyor. Gün boyunca tempoyu bölgenin huzurlu ve sakin ruhunu yansıtırken, akşamları popüler bir bar kimliğine bürünüyor. Restoran bölümündeki sofistike tabaklar, bar bölümündeki imza kokteyller ve kaliteli müzik ile birleşince bölgenin kalbinin attığı bir pop noktasına dönüşüyor. Gündüzden geceye kesintisiz eğlence ve lezzet arayanların ilk duraklarından biri oluyor.

Telefon: 0212 257 12 55

Adres: Göltürkbükü, 314. Sokak No. 12/1, Bodrum/Muğla 

İlginizi çekebilir: İstanbul’da yeni açılan restoranlar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale