X

Bitişler & başlangıçlar: ‘Hiç ummadığınız yollar için kapınız çalınmış olabilir’

Bazen isteyerek bazen de hiç beklemediğimiz anlarda bazı bitişlerle karşı karşıya kalırız yaşamda. Bir kişi gider hayatımızdan, bir işten çıkarız, yeni bir şehre taşınırız… Ve daha nicesi. Hadi itiraf edelim, çoğu zaman bu bitişleri olduğundan daha da dramatik hale getirmeye meyilliyiz insanoğlu olarak.

Gelin, hep birlikte bu konunun biraz daha derinine inelim. Hayatımızda bu bitişleri yaşadığımızda sadece o olaya odaklandığımız ve neden, nasıl bu noktaya geldiğimizi sorguladığımız için çoğu zaman olumlu tarafını görmemekte ısrarcıyızdır. Bu arada amacım Polyannacılık yapmak değil yanlış anlamayın, gerçekten bu konuya farklı bir bakış açısı getirebileceğimizi sizinle paylaşmak.

Yakın çevremizden örneklere baktığımızda, bir kişi bir ayrılık yaşar ve o çok sevdiği kadınla/erkekle kurduğu hayallerinin yıkılmasına üzülür uzunca bir süre. Hatta bazen öyle şeyler duyarız ki, hayatın sonu gelmiştir, artık o kişi için hiçbir şeyin anlamı yoktur gibi gibi. Ve burada dikkat edin, çoğu zaman üzüldüğümüz şey aslında o kişinin gidişi bile değil kendi kurduğumuz hayallerin yıkılmasıdır. Ya da başka bir örnek daha, bir kişi çokça emek verdiği işinden kovulmuştur ve belki aylarca kendine yapılan haksızlıkla boğuşurken bulur kendini. Çünkü bunu hak etmemiştir ve verdiği onca emeğin karşılığı bu son asla değildir. Bir yerlerden tanıdık geldi değil mi bu örnekler?

İlk anlatacağım hikayem, ortaokul, lise ve üniversite hayatımı geçirdiğim ve hayatımdaki birçok önemli ve unutulmaz anıya şahit olan Ankara’dan İstanbul’a taşınmam. Dile kolay tam 12 yıllık bir geçmişimiz vardı, kimine göre sadece grilikten ibaret olan ve hiçbir şey ifade etmeyen sevgili Ankarayla. (Evet kabul edelim, bu yazıyı okuyan çoğu kişi Ankara hakkında böyle düşünüyor :)) Okul bittikten sonra iş konusunda Ankara’da kalmayacağım az çok belliydi aslında ama bu İstanbul konusundaki çekincelerimin önüne geçemiyordu tabii. Başlıca çekincelerim de tüm arkadaşlarım Ankara’daydı, tüm bildiğim mekanlar, sokaklar Ankarayla ilgiliydi… İstanbul’a gelip işe başladıktan sonra yıllar içinde o kadar güzel insanlarla çevrildi ki etrafım, ben bile şaşırdım bu duruma. O çok eleştirdiğimiz beyaz yakalı iş hayatında çok sağlam dostluklar kurdum. Ve yıllar içinde o kadar değerli şeyler öğrendim ki hepsi şu anki Ecehan için altın değerinde, o kadar da korktuğum gibi olmadı yani günün sonunda.

İkinci hikayeyse hayatımın 10 yılını beraber geçirdiğim, çocukluktan yetişkinliğe adım attığım o dönemde her an yanımda olan kişiden ayrılma hikayem. 6 senelik ilişki sonrası 4 senelik evlilikle sürdürdüğümüz ilişkimiz boşanmayla sonuçlandı bundan yaklaşık 2.5 sene önce. İlk zamanlar, hatta ne ilk zamanları, uzunca bir süre bunun hep üzücü yanlarıyla boğuştum. Kendime karşı yapılan haksızlıkları, bu bitişin benim hayatımı nasıl kötü yönde etkilediğini, tek başıma ne yapacağımı, düşünüp durdum. Hem kendime hem de karşıdaki kişiye öfkemle ne yapacağımı bilmediğim zamanlarım oldu.

Ama sonrasında kesinlikle terapinin de desteğiyle bu durumun benim hayat yolumda nasıl da olumlu sonuçlar getirdiğine şahit olmaya başladım ve yavaş yavaş uyandım diyebilirim aslında. Bu verdiğim karar, kendi yolumu bulmak için duygusal anlamda üzücü ama bir o kadar da yerinde olmuştu. Aslında yıllardır kendimden nasıl kaçtığımı ve kendime nasıl haksızlık ettiğimi fark ettim. Hayatla ilgili yapmam ve yapmamam gereken şeyleri bir bir önüme sürdü bu süreç. Daha sağlıklı bir ilişkiye adım attım mesela, kendimle zaman geçirmeyi ve bundan nasıl da zevk aldığımı öğrendim. Yolumu bulmak için oldukça uğraştım hala da uğraşıyorum tabii ama inanın keyif alıyorum bundan. Korktuğum gibi olmamıştı sonuçları uzun vadede ama kolay mıydı asla.

Uzun lafın kısası, bazen bitişlere inanın olur mu? Bu bitişler hayatınızda hiç ummadığınız yolları size göstermek için kapınızı çalmış olabilir. Demiyorum ki, hiç üzülmeyin hemen unutun ve hayata atılın. O üzülmeleri, dibe çöküşleri de yaşayın ki daha büyük bir enerjiyle yukarı kendinizi itebilin. Bazen işte hayatınızdan giden o insanlar, hikayesi biten dostluklar ya da sonlanan işler yenilerine yer açmak için. Bunu bir anda kabul edemeyeceksiniz belki ama arada hatırlamakta fayda var bana inanın.

Sevgiyle kalın.

İlginizi çekin: 30’lara doğru ‘Kimim ben?’30’

Ecehan Kaylan: 1990 Aralık ayında, İzmir’de başladı benim serüvenim. 10 senedir kurumsal hayatta özel şirketlerde çalışan, 33 yaşında beyaz yakalı endüstri mühendisiyim. 30 yaşımla beraber hayatın bana getirdiği değişimlerin, tecrübelerin ve terapi sürecimin de etkisiyle kendimi tanıma yolculuğum başladı. Evet, kendini tanımak konusunda biraz geç kalmış gibiydim ama belki de tam zamanıydı. Görünen toplumsal kimliğimin yanında özellikle son birkaç yıldır gördüm ki ben kendimi en iyi yazarak ve yazdıklarımı paylaşarak ifade edebiliyorum. Bu şekilde ayrı yollarda aynı duygularla yürüyenlerle bağ kurmaktan da çok keyif alıyorum. Kendinize her gün biraz daha yaklaştığınız yolcuklarınızın olması dileğiyle!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale