X

Birine sizi kırdığını nasıl söylersiniz?

Zaman zaman hepimiz istemediğimiz şeyler duyabiliyor, karşımızdaki kişinin söylemlerine alınabiliyor, kalbimizi kırmasına seyirci kalabiliyoruz. Ve belki aramızdaki mesafeden, belki yanlış anlaşılmadan korkmaktan, belki de kendimizi nasıl ifade etmemiz gerektiğini bilememekten bizi ne kadar kırmış olduğunu söyleyemiyoruz. Sonrasında da ‘keşke şöyle deseydim, şunu söyleseydim, böyle cevap verseydim…’ diyerek kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz. Oysa ki zihnimizde onun sözlerine karşılık olarak içimize attığımız kırılganlıkla mücadele etmek yerine açık bir şekilde ne kadar incindiğimizi dile getirebilir, daha sağlıklı bir iletişimin kapısını aralayabiliriz. Peki, nasıl?

Birine yaptıkları hakkında doğrudan ne hissettiğinizi anlatmak genellikle rahatsızlık verici olabilir ama kırgınlığınızı, kızgınlığınızı içinizde tutmaktan ve bedeninizdeki, zihninizdeki olumsuz sonuçlarıyla uğraşmaktan daha kolaydır. Merak etmeyin, yanlış bir mesaj vermeden, olumsuz bir tepki göstermeden ve onun yaptığının aksine karşınızdaki kişiyi kırmadan bu durumu dile getirebilirsiniz. İşte birine sizi kırdığını söylemenin 7 etkili adımı:

Üzerine bir gece düşünün

Eskilerin ‘bir gece üzerine uyumak’ söylemini daha önce duymuş olabilirsiniz. Hemen karar vermemek, ani tepki göstermek, duyguları, düşünceleri kontrol etmek için önerilen bu yöntem, sizi sonradan pişman olabileceğiniz bir karşılık vermekten kurtarabilir. Evet, kırılmak hiç hoş bir durum değil ve karşınızdaki kişi hele ki damarınıza bastıysa durmak, beklemek aklınızdaki en son şey olabilir ama gelin bu kez karşılık vermeden önce kendinize bir gün tanıyın. Muhtemelen ertesi sabah çok daha iyi hissederek uyanacak ve tepkilerinizi daha rahat kontrol edebileceksiniz.

Sözlerinizi planlayın ve gerekirse yazın

Kendinizi konuşmaya hazır hissettiğinizde sizi kıran kişiyle iletişime geçmeden önce kafanızda bir ön diyalog kurmanızda fayda var. Sözlerinizi kafanızda tasarlayın, öfkeden arınmış, mümkün olduğunca kendinizi, hissettiklerinizi en iyi şekilde ifade edecek net cümleler seçmeye gayret edin. Eğer bu konuşmayı zihninizde tasarlamak kolay olmuyorsa dilerseniz yazıya dökebilirsiniz. Ne hissettiğinizi, nelerin sizi kırdığını, karşınızdaki kişinin sizi nasıl yaraladığını önce yazıya dökmeniz öfkenizi dindirmeye yardımcı olabilir ve zihninizden geçen düşünceleri de dizginlemenizi sağlayabilir. Yazdığınız ya da pratiğini yaptığınız her şey gerçek konuşma esnasında aklınıza gelmeyebilir ya da konuşmanızın akışı başka bir yöne doğru kayabilir ancak önemli olanı hatırlamak için yazmak iyi bir araç olabilir.

Söylemek istediklerinizin neden önemli olduğuyla başlayın

“İlişkimize değer verdiğim için sizinle/seninle bir şey paylaşmak istiyorum.” diyerek söze başlayabilirsiniz. İster yöneticiniz ister çok yakın bir arkadaşınız olsun, karşınızdaki kişi ile aranızdaki diyaloğun sizin için önemli olduğunu ve bu nedenle aranızdaki ilişkiyi geliştireceğine inandığınız için kırgınlığınızı dile getirmek istediğinizi paylaşın. Böylesi içten bir girizgah yaptıktan sonra sizi çok daha yapıcı bir yaklaşımla dinleyeceğinden emin olabilirsiniz.

Sizi kıran ya da kötü hissettiren şeyin ne olduğunu kısaca anlatın

Bazen olayları, durumları farkında olmadan gereğinden fazla uzatarak anlattığımızda asıl odak noktasından uzaklaşabiliyoruz. Bunun oluşmasını önlemek için net olmakta az ve öz konuşmakta fayda var. “Bana şunu söyledin ya da şöyle yaptın…” diyerek birkaç cümlede yaşadığınız olumsuz deneyimi özetleyin. Fakat burada dikkatli olmanız gereken bir durum var; siz konuşurken karşınızdaki kişi kendisini açıklamak için araya girmek isteyebilir. Bu noktada sakin kalmaya gayret edin ve söyleyeceklerini duymak istediğinizi ama önce cümlelerinizi bitirmek istediğinizi söyleyin. Bunu ne kadar nazikçe dile getirebilirseniz karşınızdaki kişinin direncini artırmak yerine o kadar yumuşatabilirsiniz.

Nasıl hissettiğinizi söyleyin

Bu adımı en kritik nokta olarak düşünebilirsiniz. Çünkü, sizin nasıl hissettiğiniz hakkında kimse tartışamaz. Duygular sizin, ancak siz nasıl hissettiğinizi bilebilirsiniz. Karşınızdaki kişinin söylediği sözlerin ya da sergilediği davranışların size nasıl hissettirdiğini söyleyin. Ve bunu yaparken ‘ben dili‘ni kullandığınızdan emin olun. Onun ne yaptığı değil; sizin ne hissettiğiniz bu noktada önemli olan. “Kendimi değersiz hissettim, kendimi haksızlığa uğramış hissettim…” gibi sizde uyandırdığı hisleri açıklayabilirsiniz.

İleride ne olması istediğinizi paylaşın

Aynı durumun tekrar yaşanmaması için karşınızdaki kişinin nasıl davranmasını isterdiniz, söylediği sözler yerine nasıl bir konuşma yapması sizi daha iyi hissettirirdi, düşünün ve cevaplarınızı paylaşın. Yaptığı şey yerine ne yapsaydı ya da ne söyleseydi, net olun ve spesifik örneklerle kendinizi ifade edin. Size kıran durum her ne ise onu daha yapıcı bir şekilde dolduracak senaryolar sunun. Örneğin, bir dahaki sefere sözünüzü kesmemesini istediğinizi ya da karar almadan önce size de danışmasını beklediğinizi ifade edebilirsiniz. Ve bunu yaparken hemen dönüt almayı beklemeyin; paylaştıklarınızı kabul etmesi ve kendi zihninde işlemesi için karşınızdaki kişinin zamana ihtiyacı olabileceğini unutmayın.

Bu konuşmayı neden yaptığınızı yeniden hatırlatın

İlk başta söylediğiniz gibi söylemek istediklerinizin neden önemli olduğunu yeniden dile getirin. İkinizin de daha sağlıklı bir iletişim içerisinde olmanızı istediğinizi ya da aranızdaki ilişkiyi geliştirmek için bu konuşmayı yapma ihtiyacı duyduğunuzu söyleyin. Aranıza duvar örmek yerine yapıcı bir bağ kurmaya çalıştığınız için bu konuşmayı yapmanızın önemli olduğunu pekiştirin.

Tüm bu adımları takip ediyor olsanız da şunu unutmayın; birine sizi incittiğini söylemek zor bir diyalog haline gelebilir ve sinirler gergin olabilir. Etkili adımlarla ince ince düşünüp en doğru konuşmayı hazırlamış olsanız dahi karşınızdaki kişi savunmaya geçebilir. Bu noktada sizin onun değil; kendi davranışlarınızdan ve söylemlerinizden sorumlu olduğunuzu kendinize hatırlatın. Eğer gerilimin yükseldiğini hissediyorsanız konuşmanıza ara verin ve sakinleştikten sonra yeniden devam etmeyi önerin. Yine de işe yaramadığını düşünüyorsanız, ikinizin de daha sakin hissettiği başka bir zaman diliminde konuşmayı teklif edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı iletişim nedir: İletişimin 4 boyutu ve etkili iletişim stratejileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale