X

Birbirimizin bahçesini eleştirmek yerine kendi bahçemize çiçek dikebilir miyiz?

Nasılsınız?

Kar topu gibi büyüyen yoğun gündemin arasında insanlığımı korumaya çalışıyor ve gündelik hayatıma devam etmeye çalışıyorum! Karanlık, çok güçlü arkadaşlar! Ama inanıyorum ve biliyorum ki, nefret tohumu ekmek yerine şu an yapabildiğimiz neyse ona odaklanabiliriz. Deprem ile birlikte zaten sağlıklı olmayan ruh hallerimiz ağır darbe aldı ve herkese kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor ve bence yapmıyor gibi gözükenler de…

Nasıl ki bir ormandaki meşe ve çınar, kedi ve köpek, papatya ve gül birbirine benzemiyorsa biz de öyleyiz! Hepimizin var oluşunu etkileyen hareket şekli farklı… Kimisi sokaklarda yürüyüşler düzenlemeyi, kimisi dua etmeyi, kimisi deprem bölgesine gitmeyi tercih ediyor! Kimisi dijital dünyada da gözükerek yardıma koşarken, kimisi sessiz sedasız yapıyor. Kime laf edebiliriz ya da eleştirebiliriz ki?

Ya da asıl soru gerçekte yapmamız gereken ne? Birbirimizin bahçesini eleştirmek yerine kendi bahçemize çiçek dikebilir miyiz?

Bireysel olarak payıma düşeni yazmak için yazmadım bunları… Pandeminin en karanlık zamanında İstanbul Moda’da ortağımla yoga stüdyosu açmıştım ve özellikle böyle zamanlarda stüdyomda ayın sonunda ödenmesi gereken faturaları unutmadan neler yapabilirimin peşine düştüm!

GOA YOGA olarak aldığımız hareket planını burada yazmak istiyorum, belki birileri bahçemize çiçek ekmeye yardım eder ya da ona ilham oluruz diye…

Ülkemizde meydana gelen felaketten kalbimizin bir yanı sonbahar kaldı! Bu konuda elimizden geleni yapmak için depremin ilk gününde stüdyomuzda gerekli acil ihtiyaçları toplayıp, Kadıköy Belediyesi’ne götürmüştük! Son dönemde stüdyomuzda deprem bölgesi için hijyen paketi toplamaya karar vermiştik ama sahada olan ekiplerden öğrendik ki, yardımı toplamak kadar ulaştırmakta da koordinasyon sorunu halen yaşanıyor!

Bundan 10 – 20 sene sonra çocuklarımızın ”Sen böyle bir depremde ne yaptın?” sorusuna açık kalple cevap verebilmek için yoğun araştırma yaptık! Kalplerimizin birlikte daha ferah aktığı bir gelecek hayalimiz var. Ve şu an bizzat sahada olan ve daha önce birçok savaşta bulunmuş İmece İnisiyatifi Derneği’ne destek vermeye karar verdik!

İmece İnisiyatifi Derneği’nin web sitesi: https://www.imeceinitiative.com/en/

Instagram Sayfası: https://www.instagram.com/imeceinisiyatifi/

İmece İnisiyatifi Derneği ile toplanacak bedel deprem bölgesindeki ihtiyacı anında karşılayacak ve süreci takip etmemizi sağlayacağı için bu yolu seçtik! Ve enerjiyi dengelemek için 13-30 Mart arasındaki bazı derslerimizi bağış usulü olarak açıyoruz! Belki sizin de bahçemizi çiçeklendirmede katkısınız olur! Çünkü bu bahçe hepimizin…

İmece İnisiyatifi Derneği şu an oldukça yoğun olduğu için onlara yardımcı olmak adına bağışı yaptıktan sonra isim soy isminizi Goa Yoga’ya yazarsanız, takip etmemiz kolaylaşır.

Bağışları direkt İmece İnisiyatifi Derneği’nin hesabında topluyoruz. Bağış usulü olan derslerimize gelirken dekont ile ya da isim ve soy isim bilgileriniz ile katılmanız yeterli.

Konu hakkında direkt Goa Yoga’yı 0533 685 13 73 numaradan arayabilir ya da bana ozdecolakoglu@gmail.com adresinden mail atabilirsiniz.

Bağış Usulü Olarak Açtığımız Dersler

Özde Çolakoğlu

Pazartesi: GOA 1 (Saat: 20:00)

Perşembe: GOA YİN (12:30) & GOA 2 (Saat 12:30)

30 Mart Perşembe: Birlikte Uzun Yin ve Mantra Akşamı (Saat 20:00) (Niyetimizin kapanış etkinliğidir.)

Ayşe Kılınç

Salı: GOA 2 (Saat 12:30)

Çarşamba: GOA HER SEVİYE (11:00)

Cuma: GOA 2 ( Saat 12: 30)

Damla Ayar

Çarşamba: GOA YİN ( Saat: 21:30)

Cuma: GOA YİN & YANG (Saat: 11:00)

Mert Toksoy

Çarşamba: GOA 3 (Saat: 20:00)

Berna Ünlü

Perşembe: GOA 1 (Saat 12:30)

Mart Sonunda bu hareketimizi bir etkinlikle taçlandırmak istiyoruz.

Mart sonu niyetimizin kapanış etkinliği

30 Mart birlikte uzun Yin ve Mantra akşamı (Saat: 20:00)

İmece İnisiyatifi Derneği Hesap Numarası

Ziraat Bankası / Çeşme / İZMİR Şubesi

Iban: TR 6200 0100 0141 7728 4007 5001

Birlikte daha güzel bir dünya mümkün…

İlginizi çekebilir: Karanlık düşman değil: Doğum, karanlığın dayanılmaz olduğu yerde başlıyordu

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale