X

Bir yolculuk: Yol arkadaşımız kendimiz, istikamet yine kendimiz

“Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var” demiş şair. Benim de var ama öğrenmek yetmez, paylaşmak da gerekli düşüncesiyle başlıyorum bu yazıma…

Yazılarımı sizlerle buluşturma yolculuğum, Kendini Bulmak : Kuşun Kanatlarını Keşif Yolcuğu ile başlamıştı.

Ben de pek çoğumuz gibi kendimi arama, daha iyi hissetme yolculuğuna çıktım. Kendimi bildim bileli de kişisel gelişimime katkı sağlayacak her şeye ilgi duyarım. Okurum, okumakla kalmam kendime nasıl uygularım diye de kafa yorarım. Kafa yordukça daha çok çoğaldığımı, yaşamakta olduğum derin mutsuzluğun geçtiğini keşfetmeye başlamam eş zamanlı gelişti. Öyle ya, insanın en iyi dostu yine kendi değil mi? Yeri geldi en acımasız eleştirilerimi yine kendime yaptım, yeri geldi içimdeki kırılgan kız çocuğu ile yürüyüşe çıktım, onu dinledim. Karşıma aldım konuştum. “Ne istiyorsun?” dedim ona.

Kırılan yerlerine bakmamı istedi o kız çocuğu. En çok yara almış kısma eğildim ben de. Aldım o kırgınlıklarımı cebime koydum. “Derslerini aldın mı?” dedim o minik kıza. “Aldım” dedi. Yaralarını sardım, şefkatimi gösterdim ve ayağa kalk hadi dedim.

Ayağa kalktım ve yeni rotamı oluşturdum.

Bir gün o rotada giderken, bu sefer de daha güçlü ve olgun kadını aldım karşıma ve şunu sordum: “Pınar, bu hayatta neden varsın?” “Ne seni çok mutlu eder, yaşamına nasıl güzel katkılar sağlarsın, yaşamını nasıl daha zenginleştirirsin?” “Yolculuk bitmedi, zira yeni rotama henüz çıktım, neleri katarım da bu yolculuk keyifli hale gelir?” dedim.

Ve bu sorular, kozadan kelebeğe dönüşümde yeni bir pencere açtı. Ben kendimi keşfederken, başkalarına da dokunmalıyım diye düşündüm. Mutsuz olan her bireye gidip, “Nedir o güzel gözlerinin gülmemesini sağlayan sorun?” demek istiyorum dedim. Ve tüm bu iç seslerim bir gün bağırmaya başladı, hadi harekete geç artık diye!

İşte içimdeki kelebek, böylece koçluk yolcuğuna kanat çırpmaya başladı ve yolumu House of Human ile kesiştirdi. Eğitimlerimi alırken içimdeki kelebeğin daha hızla kanat çırptığını gördüm. Koçluğun öncelikle kendine yapacağın yolculuk olduğunu biliyordum, ama eğitimlerle bizzat şahitlik ettim.

Bu yolculuk öyle bir yolculuk ki, rotandan sapmak istesen de, sana ışıklı tabelalarla buradan yürümelisin diye yol gösteriyor.

Hayatımdaki negatifleri birer birer pozitife çevirmeye karar verdiğim bu süreçte, içimdeki günden güne kendini geliştirmeye hevesli küçük kırılgan kıza ve sonra da olgun, sorgulayan kadının benimle yaptığı sohbetlere müteşekkirim. Onlarla konuşmasaydım, yolumu aydınlatan bu muhteşem eğitimi alamaz, güzel insanlarla tanışamazdım.

Peki bitti mi keşfediş yolculuğum? Tabi ki hayır! Hani dedim ya yolum kesişti ve harika deneyimler edindim diye; işte tam da bu noktada, benim gibi düşünen, aldığı eğitimlerle önce kendine dokunan ve sonra toplum yararına neler yapabiliriz sorusuna çözüm arayan bir grup kelebekle Coach Talks çatısı altında bir araya geldik. Dedik ki, birlikte daha güçlüyüz! İşte, şimdi bu kelebekler kozalarından, ceplerinde hayalleri ve birbirlerinden aldıkları destekle çok daha güçlü, yeni yollara kırdı direksiyonu.

Hep beraber gelişmek, hep beraber üretmek için bir aradayız artık.

Ve yazıma, kıymetli hocam Nuri Murat Avcı’nın benim için başucu notu olan, her satırı çok önemli mesajıyla son veriyorum:

Önce resmi hayal edeceksin, sonra da hayalini resmedeceksin. İmkansızı düşünüp mümkünden vazgeçmeyeceksin. Mükemmel için iyiden feragat etmeyeceksin. Önce iyi, sonra daha iyi ve en sonunda daha da iyi ve belki de mükemmel yapacaksın. Sonra bir bakmışsın kelebekler karşı kıyıda rüzgarlar estirmiş dalgalar yaratmış.

Karşı kıyıda rüzgarlar estirip, dalgalar yaratmaya hazır kelebeklerle bir arada olmanın mutluluğu ile…

Takipte kalınız, bizimle olunuz…

İlginizi çekebilir: Kozadan kelebeğe: Her şey kendi gücünü keşfetmekle başlar

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale