X

Bir yola çıkış hikayesi

Geçen sene bu zamanlarda sizlerle buluşacağımı, çevremden çok güzel yorumlar alacağımı ve beni bu kadar besleyici ve tatmin edici olacağını bilmeden bir serüvenin ilk satırlarını yazmaya başladım. Her zaman çok konuşmayı seven bir tip ve iyi bir konuşmacı olduğumu düşündüm, biraz da çocukluktan beri fazla merak içerisinde olmam ve her konu hakkında bir şeyler araştırma isteğim, bazen gerekli-gereksiz bilgilerle kafamı doldursam da yakın çevremin tabiri ile herbokolog adını almamı sağladı.

Çocukluğumdan beri çevremi iyi bir şekilde gözlemler, bilgi edinir sonra da bu konular hakkında bir şeyler öğrenir ve anlatırdım. Küçük yaştan itibaren yıllarca sporla uğraştıktan sonra da insan bedeni ve zihni bayağı bir ilgimi çekmeye başladı. Üniversite yıllarımda spor akademisi okurken psikoloji dersleri ile tanışmam ve bilgisiyle yoluma çok değerli dokunuşları olan Mine Baş hocam sayesinde insan zihnini ve işleyişini anlama isteğimin çok fazla olduğunu ve bu alanda daha fazla araştırmam, okumam ve gelişmem gerektiğini, beni heyecanlandırdığını, bir yandan yolculukta yaralarımı iyileştirmeye, kendimi keşfetmeye yardımcı olacağını ve daha iyi bir hayat yolculuğu geçireceğimi düşünmemi sağladı. Bunun için kendisine çok teşekkür ederim.

Bu yolculuk tabii ki hala devam etmekte. Bu süreçte hem fiziksel hem mental yolculuklar ve eğitimler içerisinde bulundum. Birçok insanla beraber geçirmiş olduğum tecrübeler sonunda, daha fazla insana nasıl dokunabilirim, bir şekilde bende hala nasıl yolculuklarına ışık tutabilirim düşüncesi içerisindeyim. Son birkaç senedir de çevremden kitap yazma konusunda baskı görmekteydim. Bir sene öncesine kadar her ne kadar iyi bir konuşmacı olsam da asla iyi bir yazma kabiliyetim ve alışkanlığım olmadı ve başarabileceğimi düşünmüyordum.

Bir süredir, kendimi niye bu kadar konuşarak anlatabiliyorken yazıya dökemediğimi de düşünüyordum. O sıralarda geçen sene bir arkadaşım sayesinde, bu cesareti buldum ve hayat beni tam bir sene önce Uplifers aracılığıyla sizlerle buluşturdu. Bu yolda Uplifers ekibine de bana insanların yolculuğuna dokunma imkanı sağladığı için çok teşekkür ederim. Geçen sene 24 Temmuz’da ilk yazımla bir yolculuğa başladık. Bugün de o yüzden sizlerle yolda olmak ve aynı zamanda bu yolculuk benim için nasıl başladı ve nasıl gidiyor sizlere biraz bundan bahsetmek istedim.

Hepimiz bir şeyler istiyoruz, ancak bununla ilgili gayret ve çabalar bazen gösteremiyoruz; bazen de göstersek de olmadığını, ilerleyemediğimizi ya da başarısız olduğumuzu düşünüyoruz. Yaptıklarımızın karşılığını aldık ya da almadık zannediyoruz. Hayat, içerisinde durmayı, yürümeyi, koşmayı, savrulmayı, düşmeyi, kalkmayı vb. pek çok iniş ve çıkışı barındıran uzun bir yol, bazen neyin, neye hizmet ettiğini anlamak için yolda biraz daha uzun vakit geçirmek gerekiyor. İyi, kötü, acı, tatlı yaşadığımız her yolculuğun bir öğretisi ve hizmeti var. Bazen olayların içerisindeyken zor olsa da geçmeyecek zannetsek ya da başaramıyoruz, olmuyor diye düşünsek de çaba gösterdikçe yolda kaldığımız sürece serüven devam eder. Önemli olan yolculuk yapma isteğimizin olması.  Buraya konuyu pekiştirecek bir hikaye eklemek istiyorum.

Bir defasında çocuk hocasına sorar:

Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.

Hoca çocuğa bir hurma uzatır yedikten sonra sorar:

Şimdi sen büyüdün mü?

Çocuk hayır der.

Hayatta böyledir, yaşadığımız olaylar, durumlar, içinde bulunduğumuz çevre her şey olur ve biter, değişir, biz o an bunu niye yaşıyorum ya da niye böyle kötü ya da niye yapamıyorum desek de bizi yolculukta gidilmesi gereken yere doğru taşır.

Anlayacağınız ben de kendi başıma çıktığım yolculukta sizlerle bir senedir burada olacağımı hem kendime hem birilerine dokunan yazılar yazacağımı düşünmezdim. Yolda olmama vesile olan kendime ve bu yolda zamanı aralıklarında yanımda olan ve olmaya devam eden herkese teşekkür ederim. Son olarak da yazılarımı okuyacak olanlar veya okumuş olanlar için bir hatırlatma, çoğu yazımda bunu yazı içlerinde genellikle hatırlatsam da pek çok yazım bir öncekiyle bağlantılı şekilde yazılmış ve bir sonrakine genellikle daha iyi geçiş yapmanızı sağlayacak şekilde yazılmaktadır. Sevgiler…

İlginizi çekebilir: Psikosomatik rahatsızlıklar ve somatik deneyimleme

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale