X

Bir yeni yıl hedefi: Dünyadaki ve hayatımızdaki güzellikleri artırmak

Malum 2020 hepimiz için, her açıdan zorlu bir yıl oldu. Kimimiz Covid-19 yüzünden yakınlarını kaybetti, kimimiz bizzat kendisi virüse yakalandı. Evden eğitimler, online toplantılar derken, bu yıl her birimizin eski alışkanlıklarını en azından bir süreliğine geride bıraktığı bir yıl oldu aynı zamanda. Bir yandan kendimizi ve ailemizi virüsten korumaya çalışırken, öte yandan da yeni hayat tarzlarımıza adapte olmaya çalıştık. İçimizi zaman zaman saran belirsizlik, boşluk ve endişe duygularıyla başa çıkmakta zorlandık.

Evet, bu yıl zorlu bir yıl oldu olmasına, ama biz insanların en büyük özelliklerinden biri karşılaştığımız zorluklara rağmen ayağa kalkabilme gücümüzdür. Dolayısıyla şimdi umudumuzu kaybetmeden gelecekle ilgili güzel hedefler belirleme zamanı. Unutmayın hedefler belirleyerek, pandeminin yol açtığı olumsuz duygularla da daha kolay başa çıkabilme gücüne sahip olabiliriz.

Eminim pandemi sizin de önceliklerinizi değiştirdi. Artık hepimiz birbirimizin, ve dünyanın kıymetini daha çok anlıyoruz mesela. Gelin bu sene kilo vermek, spor yapmaya başlamak gibi klasik yeni yıl hedeflerimizin yanı sıra, kendimize daha değişik hedefler de belirleyelim. Örneğin önümüzdeki sene için yeni yıl hedeflerimizin üst başlığı “dünyadaki ve hayatımızdaki güzellikleri artırmak” olsun.

Artık bizim hedeflerimiz sadece kişisel olmamalı. Kişisel hedeflerimizin yanı sıra hepimiz dünyayı daha güzel bir hale getirecek hedeflere de sahip olmalıyız. Örneğin bilim insanlarının bizleri sık sık uyardığı kuraklık konusunda harekete geçmeliyiz. Bulunduğumuz şehirlerde daha çok ağaç olması için uğraşmalıyız. Bu pandemi eninde sonunda bitecek ama kuraklık gibi önemli tehlikelerle uzun süre mücadele edecekmişiz gibi gözüküyor.

Yeni yıl hedeflerimizi belirlemeyi küçük bir ritüele dönüştürmeye ne dersiniz? İşe önce evlerimizi güzelleştirmekten başlayalım. Eviniz ne kadar düzenli olursa olsun evde düzenlemeniz gereken bir yer ve atmanız gereken eşyalar, eski dergiler mutlaka vardır. Bu hafta sonu kolları sıvayalım ve evlerimizi ilk önce şöyle güzel bir şekilde temizleyelim. Atmamız gereken ne varsa hepsini atalım. Evdeki camları açıp evimize iyice oksijen girmesini sağlayalım. Evde mis gibi temizlik kokusu, her şey düzenli yerli yerinde.

Bir de salonumuzu güzel çiçeklerle süsleyelim, ve en sevdiğimiz kokulu mumlarımızı yakalım. Artık yeni yıl hedeflerimizi belirlemeye hazırız. En sevdiğimiz bir deftere hem kişisel hem de dünyaya yönelik hedeflerimizi tek tek yazalım. Bunu yaparken de bu dünyada, bir tek kişinin bile dünyadaki güzel bir değişime yol açabileceğini sakın unutmayalım. “United Nations Foundation” gibi organizasyonların web siteleri bize dünya ile ilgili hedef belirleme konusunda ilham olabilirler.

Sizlere hem kendinize hem de dünyaya faydalı olacak hedeflerinizi gerçekleştirdiğiniz günler diliyorum. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz. 2020 yılını “Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim.Hayatı güzelleştirmekle ilgili psikoloji egzersizleri paylaştığım Instagram hesabım ise @ranakutvan.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Pandeminin psikolojimiz üzerindeki etkileri: Psikolojimizi korumaya yardımcı olacak 3 öneri

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale