X

Bir tatlı huzur molası: Bodrum’un güzelliklerine kısa bir yolculuk

Kısa aralar vermek ve bu aralarda mümkün olduğunca yeni yer gezip görmek, bunu da yeni insanlar tanıyarak yapmak hem keyif hem de ruhen beni besliyor. Popüler olanı değil, ama kısıtlı zamanda maksimum fayda alınacak alternatifleri bulduğumuzda da tadından yenilmez oluyor. Yağmurlu bir bayram arasında Bodrum’a gitmek denize girememek dışında süper bir tercih oldu.

Gezip göreni çok ama bende iz bırakan kimisi yeni kimisi ise popüler birkaç yeri bu yaz Bodrum planı olanlar için önermek istedim. Ege Mutfağı’nı deneyimlemeyi her zaman çok sevdim ama iyi yapılmadığında hayal kırıklığına dönüşebiliyor. Bitez’deki “Sade Bir Ege Mutfağı” lezzetleriyle, her gün değişen menüsüyle ve içten ilgili mekan sahibi-çalışanlarıyla bizde iz bıraktı. 18:00’a kadar açık olan restoran öğle yemeği için sağlıklı bir şey atıştırıp üzerine seyahat planı yapanlara keyifli bir alternatif. Tatilin tadını kilo almadan ve lezzetli deneyimlerle artırmak isteyenler mutlaka uğramalı.

Dilerseniz yürüyerek, dilerseniz 2 dakikalık araba yolculuğuyla keyifli bir kültürel tura çıkmak ve doğanın sessizliğini modern restaurant veya kütüphane ile birleştirmek isteyenler Zai’yi ziyaret ederek gününü daha da keyiflendirebilir. Sanatın farklı dallarını bir araya getiren mekan bir anda farklı bir dünyaya açılmış gibi hissettiriyor. Restaurantında yemek deneyimi edinemedim, 15 yaş altı misafirlerle giriş sağlanamıyor ama kısa bir gezi bile iyi hissettirdi. Yaz sıcaklarında zeytin ağacının gölgesinde ferahlamak isteyenler için de eminim güzel bir uğrak yeri olacak. Yine Bitez’de mola verenler için İstanbul ve Eskişehir’den sonra Bodrum’da da farklı bir kahve deneyimi sunan “Hey Joe” buzlu kahveleri ve tatlılarıyla güzel bir alternatif olabilir.

Yalıkavak soğuk ve yağmurlu havaya rağmen bu sezonda da gördüğümüz en kalabalık bölgeydi. Bildiğimiz kafelerin dışında burada sokak lezzetlerinin tadını çıkarma fırsatımız oldu. Esnafın ücretlerce adil olduğu, lezzetiyle 2. tabak garantili “Kavaklı Köftecisi” ara durak olmayı hak eden bir esnaf lokantası. Öğle saatinde buraya uğrayıp ardından klasik Bitez Dondurması’nı 2 dk yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Akşam için romantik bir yemek veya gün batımını harika bir manzara eşliğinde lezzetli bir menüyle birleştirmek isteyenler Kitchen Bodrum da yerini ayırabilir. Diğer alternatiflere göre daha yüksek bir bütçe ayırmak gerektiğini unutmadan özel günler için deneyim odaklı bir akşam yemeği alternatifi.

Bodrum Kalesi, Zeki Müren Müzesi gibi turistik yerleri gezmek için Bodrum merkeze de uğramasak olmazdı. Yazını bilmem ama Kumbahçe yürüyüş için Bodrum Merkez içerisinde en keyif aldığımız yer oldu. Burada da yine Ege Mutfağı ve gurme lezzetler bir arada, her güne özel menüsü ile gönlümüzde yer edinen “Havan’dan” harika bir tercih oldu. İstanbul’da yaşayanlar için de Reşitpaşa’daki şubesini ziyaret etmenizi öneririm. Son durağımızda Bodrum’u birçok kişinin hayatına dahil eden Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) yürüyüş rotamızdaki bir bankta yerini almış bize anın tadını çıkarmanın mesajını veriyor:

“Burası engin göklerin memleketidir. İçten gelen bir türküyü kapıp koyuverin. Uzaklaştıkça, türkü gökte masmavi olur. Işık burada yalnız karanlığı aydınlatmakla kalmaz. Aydınlattığı maddeyi değiştirir ve bir şair rüyasına çevirir. Başka yerlerde ölüp nur içinde yatacağına, burada nur içinde yaşanır.”

İlginizi çekebilir: 4 adımda rutinin dışına çıkın: 2022’de değişime rutinlerden başlayın

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale