X

Bir “crossfit” deneyimi

Crossfit Nedir? Crossfit Yapan Ünlüler

Cameron Diaz, Jessica Alba, Jessica Biel gibi güzelliğiyle ün salmış ünlülerin bir diğer ortak özelliği nedir sizce?

Cevabı hemen söyleyeyim; crossfit yapmak.

Crossfit Nedir? Crossfit Yapan Ünlüler

Crossfit’le yeni tanışan ülkemizde, kadınlar ¨terminatör¨ vücuduna sahip olmaktan korktuğu için crossfite mesafeli yaklaşıyorlar. Ancak şunu belirtmek gerekir ki, ¨çok kaslı olmaktan korkuyorum¨ söylemi yalnızca ¨kendimi zorlamak istemiyorum¨ anlamına geliyor.

Fitness dergilerinde gördüğümüz ultra kaslı kadınlar yıllarını spora adamış, ve çeşitli besin takviyelerini uzun süreler kullanan kadınlardır.

O kaslara sahip olmak o kadar da kolay olmadığı için, çok kaslı olmaktan korkmanın pek bir manası yok. Nitekim Jessica Alba’nın vücuduna bakıp korkularınızdan sıyrılabilirsiniz.

Bunları bu şekilde ifade etmek elbette kolay. Geçtiğimiz aylarda bir crossfit deneyimi ben de yaşamıştım, fakat bu sefer ben de bir diğer çok şeker bahanelerden biri olan  ¨vaktim yok¨ söylemiyle işin içinden sıyrılmıştım. Bu sefer, en azından crossfitin nasıl bir spor olduğunu göstermek adına kolları sıvadım ve Checkmat’te ders veren crossfit eğitmeni Barış Yücealpan’ın yanında buldum kendimi.

Başlangıç için aşağıda göreceğiniz antrenman programını hazırladı. Amaç; ara vermeden bütün setleri bitirebilmek.

Tüm hareketler Barış Hoca’nın yaptığı haliyle aşağıdaki fotoğraflarda yer alıyor;

Push Ups  ( Şınav ) : “12-9- 6”

Forward walking lunges: “20-20-20”

Burpees: “12-9-6”

Reverse walking lunges: “20- 20- 20”

Toplamda 20 dakika bile sürmeyen bu setlerin tamamını bitirdikten sonra bir kaç saat insanlarla iletişimimin kesildiğini itiraf etmeliyim. Antrenman sonrası yediğimiz yemekte konuşup konuşmadığımı da hatırlamıyorum:)

Başlangıç programı olarak Yücealpan’ın vermiş olduğu hareketler crossfit yapan biri için oldukça kolay olmasına rağmen, ara vermeden tüm hareketleri tamamlamak benim için o kadar da kolay olmadı.

Hareketlerin temel prensibi; çeşitlilik, işlevsellik ve yoğunluk üzerine kurulu.  Antrenmanların geneli de ( workout of the day) vücudu günlük yaşamında kısa, anlık egzersizlerle patlayıcı gücünü kullanabilmeye hazırlamak.

Bacaklarınızı ayrı, kollarınızı ayrı çalıştırmanıza gerek olmadığı gibi; tüm workoutlar bedeni bir bütün olarak kullanmaya göre tasarlanmış. Birçok egzersiz için herhangi bir alete de ihtiyacınız yok. Vücut ağırlığınızla yaptığınız çalışmalar da başlı başına yeterli olabiliyor.

Başladığım crossfit macerasına önümüzdeki günlerde “Live Up” kategori yazarlarımızdan dövüş sporları, Muay Thai ve İstanbul koşu sahnesiyle haşır neşir olan Gözde Türkkan ile devam edeceğiz.

Checkmat’te Barış Yücealpan ve Hazar Akyıldız ile düzenli antrenmanlara başlıyoruz. Arada antrenman notlarımızı da okuyabileceksiniz.

Crossfit’e ilgi duyanlara şimdiden duyurulur;

10 Kasım’da Ataşehir’de bulunan “Türkiye’nin ilk lisanslı Crossfit salonu” Crossfit34’te, Mehmet Kilimci’nin aldığı insiyatifle, bir Crossfit turnuvası düzenleniyor. Kapıların 9:30’da açılacağı All Stars Event’e katılmak veya izlemek için facebook sayfalarını takip edebilirsiniz.

Avrupa yakasında Crossfit dersleri için Checkmat, Anadolu yakası için Crossfit34 salonlarını deneyebilirsiniz.

Şimdiden keyifli antrenmanlar!

 

Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız. 

Eda Günay: Eda Günay, Paris IV Celsa Sorbonne ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde lisans eğitimi aldı. Ecole Normale Superieur de Lyon'da psikoloji dergilerinin sosyal temsili üzerine iletişim ve medya araştırmaları yükseklisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönüp Uplifers projesini hayata geçirdi. Uzak Doğu dövüş sanatları, yoga, extreme sporlar, kediler, köpekler ve doğayla iç içe olmak favorileri arasında. Sağlığın ve hayatın kıymetini genç yaşta öğrenmiş olup doya doya yaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale