X

Bir beyinde iç içe iki apayrı yapı: Beynin iki yarısı

Biz zihnimizi ve beynimizi düşündüğümüz zaman onu bütün ve tek olarak görürüz. Ama aslında beynimiz tam ortadan birbirine bağlanmış iki ayrı beynin birleşmesinden oluşuyor.

Beyin hemisferleri: Beynin iki yarımküresi

Beyin, sağ ve sol olmak üzere iki yarım küreye (hemisfer) ayrılır. İki yarım küreyi birbirine bağlayan korpus kallozum (sert vücut demek bu arada) adı verilen 10 santimetrelik bir köprü vardır. Bu yapıyı bir köprü değil de, çok sayıda liften oluşan çoklu bir kara yolları ağı olarak da düşünebilirsiniz. Anne karnında 12 haftalıkken oluşmaya başlayan korpus kallozum’un, çocuk 12 yaşına gelinceye kadar gelişmesi devam eder.

  • Sağ beynimiz vücudumuzun sol yarısını kumanda eder, sol beynimiz sağ yarısına.
  • Solumuzda yer alan nesneleri benimizin sağı ile, sağımızdakileri sol yarımız ile görürüz.
  • Sağ beyin içimizdeki yaratıcı sanatçı, sol beyin ise büyük istatistikçi ve matematik dehası.
  • Sağ beyin anda yaşar, sol beyin ya geçmişte, ya gelecekte. Sağ beyin plan program yapmaz, eskilere üzülmez, gelecek için endişelenmez.
  • Sağ beyin yargısız, kuralsız çevre baskısından bağımsız yaşarken, sol beyin emekli bir albay gibi kurallara sıkı sıkıya bağlıdır ve onların dışına çıkamaz.
  • Sağ beyin şefkatli ve empatik, sol beyin eleştirmen ve katıdır.
  • Sol hemisfer kelimeler, sayesinde konuşur, anlaşır, iletişim kurar; sağ hemisfer kelimeler olmadan ses tonu, yüz ifadesi ve vücut dilini anlayıp anlamlandırır, kelimeler olmadan iletişim kurmamızı sağlar.
  • Sağ beyin hislerimiz, sol beyin düşüncelerimizdir.
  • Sağ beyin daha feminen ve duyarlı, sol beyin daha maskülen ve katıdır.
  • Sağ beyin içimizdeki büyümeyen çocuk, sol beyin içimizdeki huysuz ihtiyardır.

Sadece sağ beyinli veya sadece sol beyinli olmak mümkün değil (normal koşullarda). Ama her birimizde ya sağ beynin renkli dünyası ağır basıyor ya da sol beynin sayılar, harfler ve istatistiklerle dolu dünyası. Günümüz, eğitim sistemimiz, çalışma alanlarımız hep sol beyin odaklı. Günlük yaşam telaşesi ve gelecek endişesi taşımaktan anda kalmayı beceremiyoruz. Duygularımızı göstermek hoş karşılanmıyor, sol beynin poker yüzü ile yol almaya çalışıyoruz. Küçük anlık mutlulukları fark edemiyor, hep ileriye bakıyor, daha fazlasını istiyoruz. Sol beyinli eleştirel ve yargılar ile dolu dünyamızda pozitifleri görmeden günleri birbirine ekleyip yaşıyoruz.

Sağlıklı ve esnek beyin, her iki hemisferin özelliklerini bir arada harmanlayabilen, gerçeklerle bağlantıyı koparmadan hayatın güzellikleri ve renklerini görebilen, farkındalığını yitirmeden anda kalabilen beyindir.

Her iki beyin yarısını kullanmak ve dengede yaşamak için öneriler:

  1. Günlük hayatınızda vücudun iki yarısını da kullanın. Sağlaksanız sol elle, solaksanız sağ elle işlerinizi yapmaya çalışın. Sol beyniniz çok ağır basıyorsa, sol elinizi kullanacağınız bir enstrüman kullanmayı öğrenin.
  2. Vücudun iki yarısını eşit olarak kullanan egzersizleri düzenli yapın. Vücudun iki yarısın eşit olarak kullanan en güzel ve kolay egzersiz yürümek. Her gün en az yarım saat yürüyün. Açık havada yürürken önünüze değil etrafınıza bakın. Yoga yapın; özellikle vücudun bir yarısını baskın olarak kullanan insanlar için ideal bir egzersiz. Yüzün, dans edin, koşun, pilates yapın, zumba derslerine katılın.
  3. Beynin sağ yarısını güçlendirmek için içinizdeki sanatçıyı ortaya çıkartacak yaratıcı faaliyetlere katılın. Resim dersleri alın, seramik kursuna katılın, çini boyayın, heykel yapın. Bunları yaparken de normalde kullanmadığınız elinizi daha çok kullanmaya çalışın.
  4. Meditasyon yapın. Meditasyon beyninizi tekrar formatlayarak sağ beyin yolaklarının daha güçlü olmasını sağlar.

Daha fazla bilgi için Beynini Doğru Besle isimli kitabıma bakabilir, Instagram hesabımdan beni takip edebilir, web sitemden bana ulaşabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Beyninizin en sevdiği vitamin: B12 vitamini

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale