X

Bilmediğin bir “sen” var: Onu keşfetmek için hazır mısın?

Her sabah yeni güne nasıl uyanıyorsun? Gözünü açar açmaz bütün gün yapacakların aklına geliyor ve aniden yataktan fırlıyor musun, sanki hemen her şeye yetişebilecekmiş gibi? Yetişemeyeceksin. Evet, bunu yıllardır yapıyor olabilirsin. Bugün, hiçbir şey dün akşam kendini “kurduğun gibi” olamayacak. Dün kurduğun yapılacaklar listene, şehre adım attığından itibaren uyamayacağını aslında hepimiz biliyoruz. Biliyoruz, çünkü hiçbirimiz uyamıyoruz. Bunu bilmene rağmen, gece uyumadan önce yarına yüklerini kuruyorsun aslında. Bugün yapamadığın her şey akşam sırtına bir yük gibi binecek. Omzundaki yüklerin sayısını biliyor musun? Ama omuz ağrılarını fark ediyorsundur bazen, yüklerini fark etmediğin kadar.

Omzundaki yüklerin sayısını biliyor musun? Ama omuz ağrılarını fark ediyorsundur bazen, yüklerini fark etmediğin kadar.

Son zamanlarda insanın kendine ne kadar acımasız, ne kadar merhametsiz olabildiğini fark ediyorum. Yoldan geçen ve hiç tanımadığımız birisi için merhamet beslerken arkamızı dönüp kendi yüzümüze asla bakmadığımızı ve kendimize asla acımadan kararlar aldığımızı görüyorum. Nedendir bilmiyorum… Belki küçükken bencilliği bize yanlış öğrettiler. Bencillik kendini sevmek değildi ki? Ne zaman bu kadar kendimizi sevmez, değer vermez olduk? Kendimizi seversek diye neden bu kadar korktular? Herkese yetmez mi bu sevgi zaten?

Bilmediğimiz şeyler olduğunu biliyorum, yürüdüğümüz yollarda… Yarın daha çok bildikçe daha farklı olacak her şey. Her şey dönüşürken hiçbir şey aynı kalmayacak. Hiçbir zaman bıraktığın gibi kalmayacaksa, hiçbir kurgun da sandığın gibi olmayacak. Peki ya şu an? Aynada uzunca bir süre gözlerine baktığında, sen kendini bile tanımadığını fark ediyorsun. Bilmediğin bir sen var, şu anda kendi sesine bile yabancı olduğun..

Bilmediğimiz şeyler olduğunu biliyorum, yürüdüğümüz yollarda…

Her güne, kendini keşfetmeye vakit ayırmayacak bu sistemlerin içinde, kısa vadede de olsa, kendine tutabileceğin sözler verdiğinde, içsel huzurunu beslediğin, kendine daha çok güvendiğin ve beraberinde daha çok sevmeyi başardığın başka bir katmana geçiyorsun. İnsan kendi kendinin motivasyonu olabilmeli diye düşünüyorum. Eğer motivasyonu dışarıdan bir kaynaktan beklersen, beklentiler içerisinde sürükleniyorsun. Beklenti gerçekleşmediği zamanlar ise, yine güven sorunsalları, mutsuz olmak için sebepler üşüşüyor başına, değil mi? Peki ya sen kendini motive edebildiğinde, neye ihtiyacın var ki?

Dünyanın gidişi hariç, her türlü akıntıya karşı durabilirsiniz” der bir Japon Atasözü. Ben de buna ek olarak şunu söylemek istiyorum; henüz hiç bilmediğimiz “kendimize” karşı direncimizi kırdığımız zaman, her şey tüm gücüyle var olmaya başlıyor.

 

İlginizi çekebilir: Bağdaş kurup lotus pozisyonunda oturmam gerekiyor, çünkü meditasyon yapacağım!

Şebnem Pınar: Merhaba! Yazılarımda benim 'anlama yolculuğumu' okuyor olacaksınız. Beni anlamak için yazan birisi olarak tanımlamak da isteyebilirsiniz. Şimdi daha önceden edindiğiniz tüm varsayımları ve okurken yapacağınız tüm kritikleri bir kenara bırakıp, sadece okuyun. İdraki de doğal sürecine bırakın... Okuduğunuz an anladığınız şey az sonra değişebilir! Bunu hatırlayın. Bu sizin size yapabileceğiniz en güzel şey!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale