X

Bilinçaltının verdiği sembolleri görün: Rüya defteri nasıl tutulur?

Yazılarımın başından beri rüyaları yazacağımız bir defter tutmamız gerektiğinden bahsediyorum. Bu hafta bu defteri nasıl tutmamız gerektiğini biraz detaylandırabiliriz. Rüyanızı hikaye şeklinde yazabileceğiniz gibi daha kolay, daha akılda kalıcı olarak yazmamızın da çok faydası olacaktır. Rüya tablonuzu önceden hazırlamanızı tavsiye ederim. Rüyayı gördüğünüz uykuya dalmadan önce hangi duygularla yattığınız, tarih, zaman dilimi, sayı, ortam, nesne, göze çarpan bir sembol, hakim renkler, insanların isimleri, gördüğünüz hayvan isimlerini ve rüyadan uyandığınızda var olan duygunuzu düzenli not ettikten sonra, arada bir rüya defterinizi karıştırarak rüyalarınız arasında karşılaştırma yapmanız hem önemli bir adımdır hem de işinizi kolaylaştırır.

Herkesin bilinçaltındaki sembolün verdiği mesaj farklıdır. Bazı semboller ortak dil olsa da çoğu sembol kişiye göre farklı anlamlar içerir. O sembolün sizin için temsil ettiği anlamı bulana kadar sorgulamamız devam etmeli, paralel olarak sembolü gördüğünüz günü takip eden günlerde neler yaşadığınızı gözlemlemeliyiz. Tabii son olarak, rüyayı hatırlar hatırlamaz not almalıyız, çünkü bir daha hatırlamakta zorlanabiliriz.

Bu hafta uyanık yaşamda anne ve babalarıyla sorunları olan okuyucular, aşağıdaki çalışmayı bir hafta boyunca en az 20 defa okuyarak uyuyabilirler.

Oturarak ya da uzanarak çalışmayı yapabilirsiniz. Oturarak yapmayı tercih ediyorsanız, omurganızın dik ve esnek olmasına dikkat etmelisiniz. Burnunuzdan derin nefes alın ve ağzınızdan yavaşça uzun sürede nefesinizi verin. 10 tane bu şekilde yavaş ve sakin nefesler alın. Nefes verirken, aldığınız süreden daha uzun sürede vermeye özen gösterin. Sonrasında bu cümleleri söyleyin:

İçimdeki o küçük çocuğa seslenirken, onunla bütünleşmek ve şifalanmak istiyorum. Onun tam ve denge olan tarafı ile uyumlanmak ve iyileşmek için niyet ediyorum. Sevgi, şefkat, güç, güven hepsi benim ruhumda zaten var olan duygularımın karışımı bir iksir gibi, benim içimde. Gerçek annemden alamadığım ya da almayı beklediğim sevgiyi içimdeki bu huzurlu karışımdan alabilirim. Babamın hissedemediğim güvenini ve gücünü de oradan sağlıkla ve kolaylıkla alabilirim. Kendi ruhsal bütünlüğüm beni her koşulda destekler. Onlar bana ancak sahip olduklarını verdiler. Yapabildiklerinin en iyisi buydu. Ve en iyisini yapmışlardı. Onları anlayışla karşılıyor ve seviyorum. Onlara beni büyütüp baktıkları için teşekkür ediyorum. Rüyalarımın desteği ile her ihtiyaç hissettiğimde, kendi içimdeki eril-dişil enerjinin, anne-baba sevgisinin dengede ve uyumlu olduğunu hatırlıyor. Sevgiyle kabul ediyorum.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagram ve Facebook hesaplarını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Rüyalarınızı hatırlayıp kontrol etmeniz için yapmanız gerekenler

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale