X

Bilimin ölümden sonraki hayatı açıklamakta yetersiz kaldığı 5 nokta

Ölümden sonra hayat var mı?

Ölümden sonraki hayatı anlamak, var olup olmadığını sorgulamak tarih öncesi zamanlardan bu yana insanlığın zihnini kurcalayan konulardan biri. Çok eskilerden bu yana dek sayısız insan, ölümden sonraki hayatı tadıp hikâyelerini anlatmak üzere dünyaya geri geldiğini dile getirdi. Kimilerine göreyse, ölümden sonraki hayat bir halüsinasyondan ya da insanın hayal dünyasından başka bir şey değildi. New York Times’ın en çok satan kitabı Proof of Heaven’ın (Cennetin Kanıtı) yazarı Dr. Eden Alexender’a göre, buradaki hayatımız ruhumuzun evrilip olgunlaşmasına yardımcı olan bir test ve bu sınavdan geçmenin yoluysa sevgi ve şefkatten geçiyor.

Peki, Eden Alexander’ın deneyimini çok daha önemli kılan neydi? Bakteriyel menenjitten dolayı komada yatarken neokorteksi tamamen fonksiyon dışıydı, bu nedenle yaşadıklarına hiçbir bilimsel açıklama getirilemiyor. Alexander, kitabında da yaşadıkları konusundaki olası bilimsel açıklamaları çürütüyor.

Biz de Uplifers olarak Eden Alexander’ın kitabında değindiği ve bilimin ölümden sonraki hayatı ve yaşananları açıklamakta yetersiz kaldığı 5 maddeyi sizler için sıraladık:

1. Ölümcül ağrıyı dindirecek ilkel bir beyin sapı programı (Evrimsel argüman – muhtemelen alt sınıf memelilerden kalma sahte ölüm stratejileri)

Bu madde, belleğin dinç ve oldukça interaktif doğasını açıklayamıyor.

2. Limbik sistemin daha derindeki bölgelerinden (yanal amigdala gibi), karman çorman anıların hatırlanması

Bu madde de, yukarıdaki gibi belleğin dinç ve interaktif doğasına bir açıklama getiremiyor.

3. DMT yığını

DMT; canlı halüsinasyonlara ve rüya benzeri durumlara yol açan, doğal olarak meydana çıkan bir serotonin agonisttir. Son derece üstün gerçeklik, komadayken böylesine zengin bir görsel-işitsel bir deneyim yaratmak için hedef bölge olarak oldukça bütüncül bir görsel ve işitsel neokorteksin varlığını gerektirir. Beyin sapındaki rafe çekirdeklerinden (yani DMT, serotonin agonist) gelen bütün serotonin kaynağı olan neokorteksler zarar gördüğünde meydana gelen sürekli koma hali; görsel/ işitsel deneyimler üzerinde etkilidir. Ancak korteksin zarar görmesi durumunda DMT’nin beyinde fonksiyon Beyin sapındaki rafe çekirdeklerinden (yani DMT, serotonin agonist) gelen bütün serotonin kaynağı olan neokorteksler zarar gördüğünde meydana gelen sürekli koma hali;gösterecek hiçbir alanı kalmıyor.

4. Ön yükleme olayı – hasar gören neokorteksteki anılardan dolayı birbirinden kopuk garip hatıraların bir yığını

Bu durum bütün sistemdeki uzun süreli hasardan sonra korteksin bilincinin tekrar yerine gelmesiyle meydana gelebilir. Ancak, oldukça ayrıntılı anımsamaların karmaşıklığını yaşayan biri için, bu bilimsel açıklamalar yetersiz.

Koma esnasında karışık bir biçimde akılda canlanan anılara, bilimin açıklaması yetmiyor.

5. Orta beyinden geçen eski bir görsel yol aracılığıyla anormal bir bellek oluşumu

Kuşlarda bilinen bir durum olmasına karşın insanlarda nadiren teşhis edilebilir; oksipital korteksten ötürü, kortikal olarak kör insanlarda gözlemlenebilir. Ancak, tüm bu ifadeler, aşırı gerçekliğe tanıklık eden birinin görsel-işitsel binişimini açıklayamıyor.

Kaynak

spiritscienceandmetaphysics

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale