X

Beyin gücümüzü korumak için dış dünyadan nasıl faydalanıyoruz?

Her gün fiziksel çevremizdeki arkadaşlar, ıvır zıvır eşyalar ve hatta jest ve mimikler sayesinde gelen bilgileri yönetiyoruz ve kimilerini de elde tutmaya çalışıyoruz. Trends in Cognitive Sciences isimli bilimsel yayında Ağustos ayında yayımlanan çalışma, etrafımızda olup biten sayısız şeyin bildiklerimiz ve bildiğimizi sandıklarımızı nasıl etkilediğini ortaya koydu.

Waterloo Üniversitesi’nde Bilişsel Psikoloji alanında çalışmalar yürüten Evan F. Risko ile University College London’dan Sam Gilbert, bu tür davranışları “bilişsel yük boşaltma” diye adlandırıyor. Yani bir görevi gerçekleştirmek için gereken zihinsel çabayı düşürmeye yarayan fiziksel eylemler. Örneğin insanlar bir randevuyu hatırlamak istediklerinde, ya bunu içsel olarak anımsama yolunu seçer ya da bir takvime not alarak veya cep telefonuna hatırlatıcı alarm koyarak “yük boşaltmayı” tercih eder. Aynı şekilde muhasebeciler mali hesapları kendi zihinlerinden yapmak yerine hesap makinesi kullanırlar.

Bilişsel yük boşaltmanın olumsuz sonuçları da olabilir ancak bunu anlayabilmek için biraz daha zaman geçmesi ve yeni araştırmalar yapılması gerekiyor.

İlgili yazı: Yanlış hafıza sanıldığı kadar kötü olmayabilir

Araştırmacılara göre bu durumda olan şey, fiziksel bir eylemi kullanarak (yazmak, hesap makinesi kullanmak) içsel bir çaba ihtiyacını ortadan kaldırmak, yani bilişsel bir yükten kurtulmak. Risko ve Gilbert’in yaptıkları çalışmanın ana mesajlarından biri, insanların kendi bilişsel yeteneklerinden daha başarılı olduğunu gördükçe bu yük boşaltma davranışını daha fazla uygulayacakları. Ancak bu durum gerçekte her zaman bu şekilde işlemiyor. Araştırmacılar bu konuyu şöyle açıklıyor:

İnsanlarla teknoloji arasında gün geçtikçe artan etkileşim, bu konuyu gittikçe önemli hale getirdik. İnsanlar teknolojinin, kendi düşünce şekillerini nasıl etkilediğini anlamak istiyor. Bilişsel yük boşaltma, hiç şüphesiz çok büyük faydalar sunuyor ancak bazı potansiyel bedellere de neden oluyor. Bizler bu etkileri anlamanın daha çok başındayız. Örneğin yaşlandıkça teknoloji bizlerin bağımsız kalmasına ne kadar izin verecek? Aletlere bağımlı olmanın yan etkileri neler?

İlgili yazı: Beyin gücünüzü ve hafızanızı birkaç alışkanlık edinerek geliştirin

Bazılarımız bilişsel yük boşaltmanın, insanın hafıza yeteneğini körelttiğini düşünüyor. Ancak gerçek şu ki, bu stratejiler günlük düşünme ve planlama faaliyetlerimizi kolaylaştırıyor. İnsanlar genellikle bu tür stratejilere yöneliyor çünkü hepimizin bilişsel yeteneklerinin bazı sınırları var. 5,6,7 maddelik listeleri kolaylıkla hatırlayabiliyoruz ancak 50 maddelik bir listeyi hatırlamak o kadar da kolay değil. Bilişsel yük boşaltma bizlere bilişsel sınırlarımızı genişletme imkanı tanıyor. Akıllı telefonlar ve diğer aletler, daha önce olmadığı kadar kendimize güvenmemizi ve bazı şeyleri yapabilmemizi sağlıyor.

Fiziksel bir eylemi kullanarak (yazmak, hesap makinesi kullanmak) içsel bir çaba ihtiyacını ortadan kaldırmak, yani bilişsel bir yükten kurtulmak mümkün.

Ancak bu bilişsel yük boşaltmanın olumsuz sonuçları da olabilir. Risko bu konuda “Eğer akılda tutabileceğiniz bazı bilgileri de size bilgisayarınızın veya telefonunuzun hatırlatmasını istiyorsanız, onları yeniden hatırlayacak bilişsel şansınızı kaybediyorsunuz demektir” yorumunu yapıyor. Bu da yeni teknolojilerin, hatırlama becerilerimizi etkilediği üzerine olan şüpheleri artırıyor.

İlgili yazı: Hafızamız geçmişini yeniden yazıyor: Hatıraları yeni deneyimlerle güncelleme süreci

Araştırmacılar Risko ve Gilbert, aslında yeni teknolojilerle birlikte gelen bilişsel yük boşaltmanın sadece hatırlama becerisini değil insanların düşünme şeklini, beyinde olup bitenleri nasıl etkilediğine ve bunların uzun vadedeki sonuçlarına odaklanmak istiyor. Ancak bunu anlamak, sadece zaman geçtikçe mümkün olabilecek.

Kaynak:
PsyPost

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale