X

‘Betterment burnout’ nedir, nasıl önlenir?

Hayatınızın her alanında daha iyiyi başarma arzusuyla kendinizi motive ediyor olabilirsiniz fakat bu arzu bir süre sonra tükenmişliğe yol açabiliyor. Sürekli gelişim ve ilerleme beklentisine sahip olan insanlar, bir süre sonra bu beklentinin altında ezilebiliyor. Bu duruma kısaca betterment burnout deniyor. Bu yazımızda, betterment burnoutun ne olduğunu ve bu durumla nasıl başa çıkılabileceğini sizler için kaleme aldık.

‘Betterment burnout’ nedir?

Türkçe’ye ‘daha iyi olmaya çalışma tükenmişliği’ olarak çevirebileceğimiz betterment burnout, bir bireyin kendisini sürekli olarak daha iyiye götürmeye çalışırken yaşadığı zihinsel ve duygusal tükenmişlik durumu olarak tanımlanıyor. Bu durum, insanların kendilerini sürekli olarak daha iyi, daha üretken ve daha başarılı hale getirmeye odaklanması sonucunda gelişiyor. Bu duruma genellikle kariyer, sağlık, eğitim ve sosyal yaşam gibi alanlarda rastlanıyor.

İnsanların zamanla yıpranmasına yol açan betterment burnout, online flört uygulaması Bumble’ın 2024’te yürüttüğü bir araştırmayla somut bir şekilde açıklandı. Bu araştırmaya göre, uygulama kullanıcılarının %55’i sürekli daha iyi olma konusunda baskı hissediyor.

Neden sürekli daha iyiye ulaşmak isteriz?

Betterment burnoutun temelinde bulunan hep daha iyiye ulaşma isteği, biyolojik, psikolojik ve toplumsal dinamiklere dayanıyor. Evrimsel olarak hayatta kalma içgüdümüz, her zaman daha iyinin peşinden koşma isteğimizi körüklüyor. Bu içgüdüden ötürü daha güçlü ve yetenekli olmaya ve çevremize uyum sağlamaya çalışıyoruz.

Evrimsel ve biyolojik köklerle birlikte, modern toplumun başarıyı ve gelişimi ödüllendirmesi de daha iyi olma isteğini doğuruyor. Başarılı bir kariyer, sağlıklı bir yaşam ve sosyal statü gibi unsurlar toplumda saygı görmemizi ve kabul edilmemizi sağlıyor. Bu durum sonucunda her alanda daha iyiyi elde etmeye çalışıyoruz. Ayrıca, başka insanlarla kendimizi kıyaslamamız ve diğer insanların da kıyasa girmesi bu isteği açığa çıkarabiliyor.

Gelecekte daha güvende ve mutlu olma arzusuyla birlikte gelişim ve tatmin duygusuna olan ihtiyacımız da daha iyinin peşinden koşmamıza neden oluyor. Elde ettiğimiz başarılar ve gelecek hedeflerimizi gerçekleştirme ihtimalimiz içsel bir tatmin yaratıyor.

‘Betterment burnout’u önlemek için neler yapabilirsiniz?

Her ne kadar toplumsal beklentiler ve rekabet, biyolojik faktörler, psikolojik tatmin, öz saygı ve geleceğe yatırım yapma isteği bizleri daha iyiye yönlendirse de her zaman daha iyiye ulaşma arzumuz sonucunda yorgunluk yaşayabiliyoruz. Eğer sürekli daha iyiye ulaşma isteğinizden ötürü tükenmişlik deneyimliyorsanız dengesiz bir durumun içinde sıkışıp kalabilirsiniz. Bu nedenle, betterment burnoutu nasıl önleyebileceğinizi keşfetmeniz büyük bir önem taşıyor. Şimdi, daha iyiye ulaşma isteğinizi kontrol etmek için uygulayabileceğiniz pratiklerden bahsetmek istiyoruz.

1. Gerçekçi hedefler belirleyin

Betterment burnout yaşamamak için ilk olarak ulaşabileceğiniz hedefler belirlemeniz gerekiyor. Büyük ve sürekli hedefler yerine daha kısa vadeli ve ulaşılabilir hedefler koymaya özen göstermelisiniz.

Hedeflerinizi belirlerken kendi sınırlarınızı göz önünde bulundurmalısınız. Örneğin, ‘’Nasıl bir geleceğin hayalini kuruyorum?’’ ve ‘’Hangi noktaya neden ulaşmak istiyorum?’’ gibi soruları cevaplandırabilirsiniz. Kısacası, ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi göz önünde bulundurarak hedef listenizi oluşturmalısınız.

2. Dinlenin

Yoğun bir şekilde çalıştıktan sonra yeteri kadar dinlenmeye özen göstermelisiniz. Dinlenme süreniz boyunca hobilerinizle ilgilenebilirsiniz veya meditasyon gibi zihinsel açıdan rahatlatan pratikler uygulayabilirsiniz. Bu aktiviteler sayesinde zihninizi yenileyebilirsiniz.

Dinlenmeye ek olarak, herhangi bir göreve ara vermeyi de unutmamalısınız. Sorumluluklarınızı yerine getirirken kısa molalar vererek enerjinizi toplayabilirsiniz. Molalar sayesinde uzun vadede daha verimli olabilirsiniz.

3. Başarılarınızı takdir edin

Eğer başardığınız şeyler için kendinizi ödüllendirmezseniz başarılarınızın farkına varamazsınız. Bu nedenle, herhangi bir süreci tamamladıktan sonra küçük başarılarınızı kutlamaya özen göstermelisiniz. Başarılarınızı takdir ettiğiniz zaman sürekli olarak eksiklikleri düşünmeyi arkanızda bırakabilirsiniz. Ayrıca, başarılarınızın kıymetini anlayarak elde ettiklerinize daha rahat bir şekilde odaklanabilirsiniz.

4. Kendinize karşı nazik olun

Dünya üzerinde mükemmel olan bir insan olmadığını fark etmelisiniz. Bu farkındalık sayesinde eleştirici iç sesinizi kontrol altında tutabilirsiniz ve benliğinize daha anlayışlı bir tutumla yaklaşabilirsiniz.

Başarısızlıkların, eksikliklerin ve aksaklıkların insan olmanın bir parçası olduğunu kabullenmek için özen göstermelisiniz. Bu kabulleniş sayesinde hayatınızın her anında daha iyiye ulaşamayacağınızı ve bu durumun fazlasıyla doğal olduğunu anlayabilirsiniz. Bununla birlikte, her başarısızlığınızdan ders çıkarabileceğinizi ve bu derslerin gelişim yolunuzda sizi desteklediğini fark edebilirsiniz. Betterment burnout modern dünyada fazlasıyla yaygın bir durum olsa da farkındalık geliştirerek bu durumla başa çıkabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Tükenmişlik sendromu (burnout) nedir? Tükenmişliğin belirtileri nelerdir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale