X

Beeing Hope projesi, NFT koleksiyonu ile ‘Arılara Umut Ol’mayı hedefliyor

Geçtiğimiz yıl Akdeniz ve Ege’de günlerce süren orman yangınları, iklim krizinin neden olduğu kuraklığın ve küresel ısınmanın nasıl çevresel bir felakete dönüşebileceğini hepimize gösterdi. Türkiye genelinde yaklaşık 200 bin hektar ormanlık alan yangınlardan dolayı yok olurken, ekolojik dengenin bozulmasına sebep olan bu felaket binlerce canlının evsiz kalmasına neden oldu. İnsanın çevreye verdiği zararın kaçınılmaz bir sonucu olarak artan orman yangınlarından dolayı Türkiye’deki biyoçeşitlilik, daha önce benzeri görülmemiş şekilde tehdit altında. Yaşanan yangınlarda yok olan binlerce bal arısı nedeniyle Türkiye’ye özgü en büyük kültürel ve ekonomik değerlerden biri olan çam balı üretimi de durma noktasına geldi. 

1984’ten beri sürdürülebilir bir gelecek için biyoçeşitliliği korumaya yönelik adımlar atan ve Akdeniz’den ilham alan Le Petit Marseillais, National Geographic Türkiye Dergisi iş birliğiyle ‘Beeing Hope – Arılara Umut Ol’ isimli büyük bir sosyal sorumluluk projesi başlatarak Türkiye’nin sosyal sorumluluk temalı ilk NFT projesini hayata geçirdi. ‘Beeing Hope – Arılara Umut Ol’ projesi zarar gören ekosistemin yenilenmesini, biyoçeşitliliğin sürdürülebilmesinde en önemli aktörlerden biri olan arıların yok oluşunu engellemeyi ve çam balı üretiminin devam etmesini sağlayarak bölgenin ekonomik ve kültürel geleceğini de desteklemeyi hedefliyor.

Beeing Hope NFT koleksiyonu

Farklı disiplinlerden 28 sanatçının 10080 eserinin bir araya geldiği ‘Beeing Hope – Arılara Umut  Ol’ sosyal sorumluluk projesi, sanatı ve teknolojiyi bir araya getirerek arılara umut olmayı ve ekolojik dengenin korunmasıyla ilgili farkındalık kazandırılmasını amaçlıyor. Proje ile aynı ismi taşıyan “beeinghopenft” NFT koleksiyonu, Türkiye’de multidisipliner bir yaklaşımla ve sosyal sorumluluk amacıyla oluşturulan ilk koleksiyon olmasıyla dikkat çekiyor.

Bölgede yaşanan durumu yerinde inceleyen, yerel üreticilerle görüşen, akademisyenlerden ve yerli halktan bilgi alan ve bu kapsamlı deneyimden ilhamla eserlerine hayat veren illüstratörler, grafik tasarımcılar, fotoğrafçılar, heykeltıraşlar, animasyon ve ses sanatçılarının üretimiyle ortaya çıkan eserlerin küçük bir kısmı daha nadir ve yüksek değere sahipken, her bir sanatçı projede tam 360 eserle yer alıyor. 

Sanat dünyasında oldukça yeni bir trend olan NFT’yi sosyal sorumluluk amaçlı kullanan ilk örneklerden biri olmasıyla tüm dünyada ses getiren ‘’Beeing Hope – Arılara Umut  Ol” projesindeki NFT eserleri 11 Şubat akşamı beeinghope.io üzerinden satışa sunuldu ve eserlerin satışı hala devam ediyor. Projede yer alan 28 sanatçıyla ilgili bilgileri, koleksiyonda yer alan eserleri ve proje detaylarını beeinghope.io adresinde ve projenin InstagramTwitterbeeinghope.io üzerinden satışa sunuldu ve eserlerin satışı hala devam ediyor. Projede yer alan 28 sanatçıyla ilgili bilgileri, koleksiyonda yer alan eserleri ve proje detaylarını beeinghope.io adresinde ve projenin Instagram,  hesaplarında bulabilirsiniz. 

İlginizi çekebilir: NFT nedir?: Milyon dolarlara satılabilen kripto sanat eserleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale