X

Bedeninizi hiç onurlandırdınız mı: Nefesinizle vücudunuza dokunun

Aslında hep şikayet ederdim ya da isyan, bazen de bedenim hakkında atıp tutardım. Bedensel problemler ve egzersizler üzerine düşündüğüm bir ara içimdeki direnç kelimesi ile karşılaştım: “Vücudumuz çeşitli boyutlarda direnç gösterir. Direncin varoluşumuzdaki yeri nedir ve yaptığımız bedensel egzersizlerin bunlar ile ilgili çözümü olabilir mi? Öncelikle bu dirençleri mi ortadan kaldırmalıyız? Veya bu süreçte fiziksel egzersizler bizi nasıl etkiler?

Varoluşumuzun dört boyutu vardır: Fiziksel, duygusal, zihinsel ve tinsel. Deneyimlerimizin her boyutta izdüşümü olur. Olgular fiziksel, duygusal, zihinsel, tinsel varlığımızla deneyimlenir. Deneyimlerimizin etkisi her boyutta, o boyutun derin yapısınca ifade bulur. Deneyimimiz, o anda beliren ihtiyacımızı tatmin etmiyorsa, tatmin bulmayan ihtiyaçla ilintili olan enerji bedenimizde tezahür eder.

Bazı kas grupları kasılabilir, kramp girebilir, boyun-bel tutulmaları olabilir. Bu rahatsızlıklar, kişinin deneyiminin ihtiyacını tatmin edememiş olmasının bedenindeki izdüşümleridir. Kişi, bu rahatsızlıkları, ortadan kaldırılması gereken semptomlar olarak değerlendirdiği sürece bu semptomlar etkilerini artırırlar.

Semptomun bu şekilde “direnmesi”, Gestalt bakış açısından, kişinin semptoma, barındırdığı içgörüyü anlamak üzere farkındalıkla eğilmediğinin göstergesidir.

Direnç, ortadan kaldırılması gereken bir olgu değildir. Direnç bir mesaj barındırır. Mesaj algılanmadığı sürece direnç şiddetini artırarak varlığını sürdürür. Ancak barındırdığı mesaj algılandığında, etkisi azalır.

Bir kas ağrısına veya tutulmasına, barındırdığı içgörüyü anlamak üzere nasıl farkındalıkla eğilinir?

Yazının bu metin içindeki yerini göz önünde bulundurarak, sadece fiziksel tekniklerin bazılarından söz etmek istiyorum, nefes teknikleri gibi… Nefesin, ağrıyan veya tutuk olan bölgeye getirilmesi, o bölgedeki ağrıya-tutukluğa nefesle temas edilmesi; her nefes verildiğinde o bölgedeki sorunun nefesle birlikte azaldığının imgelenmesi.

Fiziksel egzersiz süresince kişi, farkında olmasa bile, düzgün nefes alıp verir. Bunun doğal sonucu olarak bedene daha fazla oksijen girer. Nefes ve dolaşım sayesinde hücrelerdeki oksijen miktarı artar. Sadece bunun bile bedensel dirençlerin gevşemesinde belirgin etkileri vardır. Düzenli yapılan fiziksel egzersizler, bedendeki direncin çözülmesine katkıda bulunmanın yanı sıra çeşitli gerginlikler veya tatmin edilmeyen ihtiyaçların yol açma olasılığı olan fiziksel semptomların oluşmasını da engelleyecek.

Peki sen kendi bedensel yolculuğu hakkında ne düşünüyorsun? Bireysel seanslar için fatmanurbilgin@gmail.com adresine mail atabilirsin ya da dönüşüm ile ilgili daha fazla bilgi için Instagram hesabıma ve https://dengeyedonus.com adresine de bakabilirsin.

İlginizi çekebilir: Küçük bir ana ışık tutmak: Bedenimizle kurduğumuz ilişkiye güvenerek iyileşebiliriz

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale