X

Beden – zihin dengesini sağlamak ve yaşam enerjimizi güçlendirmek için ilk adım: Doğru nefes

Ayurveda‘ya göre VataAyurveda‘, Pitta, Kapha beden tiplerini anlattıktan sonra hepimizin aklında benzer sorular olduğuna eminim:

Şimdi ben beden tipimi biliyorum ama bedenimi ve zihnimi nasıl dengeleyeceğimi bilmiyorum?“, “Ben bu kadar yoğun çalışırken zihnimi ve bedenimi dengelenmek için kendime ne kadar zaman ayıracağım?“, “Hangi yaşamsal fonksiyonların ve aktivitelerin beni dengeleyeceğini, nasıl yapacağımı bilmiyorum?

Beden ve zihin dengemizi sağlayacak, yaşam enerjimizi oluşturacak ilk adım doğru nefes almaktır.

Bunun cevabı aslında bugün yaşamımızı idame etmemizi sağlayan yaşamsal fonksiyonlarımızda ve aktivitelerimizde. Hayatımızı devam ettirmemiz için iki değişmez yaşamsal fonksiyonumuz var; nefes ve beslenme. Ama hayat kalitemizi yükseltmek, bütünsel sağlığa ulaşmak için başka aktivitelere de ihtiyaç duyuyoruz; yoga/meditasyon, spor/egzersiz ve zaman zaman da beden terapi. Bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu dengelemek için Ayurveda’nın bu beş aktivitede verdiği reçetelere şimdi tek tek bakalım.

En önemli yaşamsal fonksiyonumuz ve yaşam enerjimiz Ayurveda’da ‘Prana’ olarak adlandırılan nefestir. Ayurveda Prana’yı şöyle açıklar: “Bedene burundan alınan nefes yoluyla girer ve tüm bedenimize dağılır”. Yaşam enerjimizin ana kaynağı nefes; bedenimizin en önemli doğal besin ve enerji kaynağıdır. Beden ve zihin dengemizi sağlayacak, yaşam enerjimizi oluşturacak ilk adım doğru nefes almaktır.

Özel nefes terapi ve egzersizleri dışında doğru nefesin kaynağı, burundur. Burun solunum sistemimizin ilk organıdır. Burnumuz yoluyla aldığımız hava bedenimizde hızlı bir yolculuk yapar. Önce burnumuz içindeki filtrelerden geçer, burada bedenimizin ihtiyacı olan ısı ve nemlilikle akciğerimize ulaşır. Akciğerimizden kan yoluyla hücrelere ve dokulara dağılır. Hücreler de bu oksijeni alır besinlere ve enerjiye dönüştürür. Böylece gün içinde anatomimizin ihtiyacı olan enerjiyi nefesimizle sağlamış oluruz. Hücrelerimizle dokularımızın uzun ömürlü ve sağlıklı olması için yeterli oksijeni sağlamış olması gerekir. Oksijen olarak doymuş hücre ile dokular fizyolojik enerjimizi yükseltecek sağlıklı, zinde bir beden ve zihin yaratacaktır.

Vazgeçmeyip günlük rutininiz içinde nefes çalışmalarına yer verdikten sonra sizi dinlendirdiğini, bedeninizi ve zihninizi rahatlattığını hissedeceksiniz.

Günlük hayatımız içinde kolay geldiği için ağızdan nefes alma alışkanlığı gelişmiş ve süregelmiştir. Ama aslında ağzımız beslenme için gerekli olan, sindirim sistemimizin başladığı ilk organdır. Bu nedenle ağzımızı yemek yemek ve tat alma özelliğiyle besinlerin tadına varmak için kullanmak sağlıklı ve doğru olan yöntemdir. Hangi beden tipine sahip olursanız olun yaşam enerjinizin ilk kaynağı olan nefesi ağzınızdan mı yoksa burnunuzdan mı alıp verdiğinize dikkat edin.

Eğer burun nefesi almıyorsanız kitaplardan, video ve danışmanlardan burun nefesiyle ilgili destek alabilir ve kendiniz uygulayabilirsiniz. Normalde burundan nefes aldığım halde bazı burun nefesi egzersizlerini trafikte, yürürken ya da film izlerken uyguluyorum. Başta hafif baş dönmesi ve uyku hali yaratabiliyor. Ama vazgeçmeyip günlük rutininiz içinde yer verdikten sonra dinlendirdiğini, bedeninizi ve zihninizi günlük koşturmadan küçük zamanlarda da olsa uzaklaştırdığını hissedeceksiniz.

Haftaya yaşamsal fonksiyonlarımızdan beslenme üzerinde duracağız. Yiyeceklerin gunaları, beden tipine uygun beslenme için benzerlikler ve zıtlıklar ilkesinden nasıl yararlanacağımızdan bahsedeceğiz. Beden ve zihin dengesi için beslenmeye yer verene kadar dengede ve mutlu kalın…

 

İlginizi çekebilir: Ayurveda’ya göre beden tipiniz ve bilmeniz gereken özellikleriniz

Yazarın tüm yazıları için tıklayın.

Müge Murat: Tüm hikâye her beyaz yakalı gibi “İstanbul’dan gitmek istiyorum” ile başladı. Nereye giderimden önce “gitsem ne yaparım?” endişesi ile etrafı dinlemeye ve araştırmaya başladım. Ayurveda ile bu süreçte bir tanıştım. Hindistan’da bir bilim olması ve beden terapiyi derinleştirmesi nedeni ile dikkatimi çekti. 10 yıldır reiki yapıyorum, 2 yıldır ise yoga. Yoga ile tanıştıktan sonra enerjimin yükselmesinden güç alarak beden terapi üzerine uzmanlaşmaya karar verdim. Maya Akademi’de Türkiye Beden Terapi Derneği başkanı Ayla Örsan’dan anatomi, fizyoloji ve uygulama içeren dersleri aldım ve mezun oldum. Uluslararası 608 sertifikasına sahibim. Üç senedir temmuz ve ağustos aylarında Ayurveda öğrenmek için Hindistan'a gidiyorum. Kuzey ve güneyi olmak üzere 17 farklı şehirde Ayurveda’yı deneyimledim. Puşkar bölgesinde özel bir terapi merkezinde “Beden Terapi”, Kochi’de yağların ısıtılması ve dinlendirilmesi eğitimi ve sertifikası aldım. Kerala bölgesinde özel bir doktor ile beden tipi testleri ve hesaplamalarını çalışarak Ayurveda eğitimimi tamamladım. Geçen sene Bangalore’da özel bir Ayurvedik merkezde pançakarma (detox) programını deneyimledim. Hindistan’dan getirdiğim kitaplar ve yayınlardan Ayurveda bilgimi derinleştirmeye devam ediyorum. Tüm bunların yeterli gelmeyeceğini düşünerek anatomi ve fizyoloji bilgimi derinleştirmek için 2. üniversite olarak Tıbbi Dokümantasyon Yönetimini bitirdim. Ayurveda’nın bir alanı olan beden terapiyi Türkiye’de konumlandırmak ile ilgili sporcular ve beyaz yakalılar ile çalışmalar yapıyordum. Şu anda pandemi nedeni ile odağımı biraz daha okumaya ve araştırmaya ayırdım. Bu dönemde Kemal Hamamcıoğlu ve Özen Yula’da yazarlık ve hikâye yazarlığı eğitimleri aldım. Hem Ayurveda’yı hem de yazmayı seviyorum, bu nedenle de Ayurveda deneyimlerimi ve bana kattıklarınızı sizlerle paylaşıyorum. Bunların dışında bir de profesyonel iş hayatım var. Halen DRD Filo Kiralama şirketinde Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak çalışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale