X

Bayram tatilinde beslenme düzenimizi nasıl koruyabiliriz?

Bayram geliyor! Tatil süresi de uzayınca birçoğunuz evde kalmak yerine, bir yerlere gitmeyi, küçük tatiller yapmayı hedefliyor. Bugüne kadar tatil için diyet yaptınız ve hedefinize ulaştınız. Peki şimdi tatilde ne olacak? Diyetinize devam mı edeceksiniz, yoksa her şeyden gönlünüzce yiyip tatil sonrası tekrar diyetle kilo vermeye mi çalışacaksınız?

Belki her ikisi de sizi strese sokuyor; tatilde diyete devam etmek de, tatil sonrası diyet yapmaya devam etmek de! Bunun için size bir öneri ile geldim: Tatil süresince ve sonrasında diyeti düşünmemek: Gönlünüzce değil, mide kapasitenize göre beslenmek. Kulağa hoş geliyor değil mi?

Bunu nasıl yapacağınıza gelecek olursam… Herkesin mide kapasitesi farklı ve bir noktadan sonra doluyor. Normalde bunu anlıyorsunuz, ancak görmezden geldiğiniz zamanlar oluyor. Yemeği çok sevdiğiniz için zorluyorsunuz, bir şey izlediğiniz için farkına varmadan devam ediyorsunuz. Ancak biraz gözlem yapsanız doymaya başladığınızı anlarsınız.

  • Yeme hızınız yavaşlıyorsa,
  • Mideniz şişkinlik belirtisi gösteriyorsa,

bilin ki mide kapasitenizi zorlamaya başladınız ve o an yemek yemeyi bırakın. “Ama sevdiğim yemeği yemek istiyorum, bırakmak istemiyorum” diye düşünebilirsiniz. Burada bırakmanızı engelleyen şey o yemeği tekrar yiyemeyecek olmanız veya diyetteyken yasak olacak düşünceniz olabilir. Herhangi bir yemeği tekrar yiyebileceğinizi bilseniz doyduğunuz halde devam etmezsiniz. Bu sebeple çok sevdiğiniz yemeği de sonradan tekrar yiyebileceğinizi bilerek hareket edin. Böylece midenizi zorlamayacaksınız ve çok daha rahat olacaksınız.

Yine de normal alışkanlıklarınızın dışında bir beslenme düzeni olabilir tatil süreci. Bu da normal çünkü birçok şey değişiyor tatilde. Bu sebeple vicdan azabı çekmek yerine, tatil sonrası çok küçük ve farkındalık içeren beslenme düzenlemesi ile sindiriminizi ve bedeninizi rahatlatıp tekrar rutinlerinize dönebilirsiniz.

Önemli olan her koşulda stresten uzak, yediklerinizin tadına varabildiğiniz ve vicdan azabı çekmediğiniz bir tatil geçirmeniz. Çünkü yaşadığınız her an çok kıymetli!

İlginizi çekebilir: Bayram sofralarının tadını çıkarın: “Hayır” demek yerine porsiyon kontrolü

Sena Tuvanç: 2013'te Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldum. Obezite ve diyabet üzerine çalıştıktan sonra ABD’ye gittim. ABD'deyken birçok eğitim ve kongreye katıldım ve mesleğimi nasıl uygulayacağıma karar verdim. Kilo verdirme odaklı değil, alışkanlık değiştirme temelli bir yol çizdim. ABD’den döndükten sonra 2017'nin son çeyreğine kadar özel sektörde çalıştım. Ardından kendi girişimlerimi hayata geçirdim. 2018 yılında beslenme farkındalığı ve Ayurveda üzerine eğitime başladım ve diyet listelerimi daha da zenginleştirdim. Kişiyi temele alarak hazırladığım beslenme programları ile hayat boyu sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale