X

Batık maliyet yanılgısı yüzünden zaman, para ve enerjinizi yitirmeyin

Bir kitabı ya da filmi yarılayıp, sırf o ana dek harcadığınız zaman boşa gitmesin diye sevmediğiniz halde devam ettiğiniz oldu mu? Zamanla nefret ettiğiniz bir işe harcadığınız yılların sizi istifa etmekten alıkoyması da buna benzer. Bunları yapıyorsanız çoğu insan gibi sizin de aklınızın kar-zarar terazisi sürekli çalışıyor demektir. Fakat bu, her zaman yararınıza olmayabilir. Batık maliyet yanılgısı yüzünden zarar etmeyeyim derken çok daha değerli bir şeyi: Zaman ve enerjinizi kaybediyor olabilirsiniz.

Batık maliyet nedir?

Bir iş ya da eylem için halihazırda harcamış olduğunuz para, zaman ya da enerji “batık maliyet” olarak adlandırılır. İşin sonucundan bağımsız olarak siz vereceğinizi vermişsinizdir, kar edip etmemeniz maliyeti halihazırda harcamış olduğunuz gerçeğini değiştirmez. İşte bu noktada çoğu insanın aklında, işi sonuçlandırmazsa sermayesini heba etmiş olacağı düşüncesi vardır. Esnaf ve Zanaatkarlar Odası bu düşünceyi savunmak için gerekli finansal birikime sahip olabilir. Ancak hiçbir ekonomik terim, bir saatini izleyip nefret ettiğiniz bir filme (sırf  o filmi seçerek yanlış bir yatırım yaptınız diye) devam etmeyi haklı çıkaramaz.

Batık maliyet yanılgısından kurtulmak için yapılacak ilk şey “Battı balık yan gider” diyen atalarımıza değil, “Zararın neresinden dönülse kardır” diyenlere hak vermek. Eğitimci ve ekonomi uzmanı Emily Guy Birken “Batık maliyet bir projeye devam edip etmeme kararınızı etkilememeli” diyor ve ekliyor: “Zaman ve para zaten harcanmıştır ve bu andan sonra zaten işin sonucunu etkileyemez.

Sadece finansal bir terim değil

Batık maliyet yanılgısının finansal olmayan örnekleri hayatımızın her köşesinde mevcut. Üstelik ortada maddi bir hesap olmadığı için bu örneklere hak vermek ve bu davranışın yanılgı olduğunu düşünmek daha de daha kolay. Birkaç örnek vermek gerekirse:

  • Nefret ettiğiniz bir işte çalışmaya devam etmek: Ekonomik krizlerin sık sık patlak verdiği ülkelerde yaşayan insanların iş güvencesi arayışı daha anlaşılır. Ancak araştırmalar gösteriyor ki ülkenin refah düzeyinden ziyade insanlığın ortak eğilimi olan batık maliyet yanılgısı, istifa etmeme kararını belirleyen en önemli etken. Bir işe yıllarını veren kişi bir noktada ondan nefret etse dahi yerinden kıpırdama cesareti gösteremiyor. Çünkü harcadığı yılların boşa gideceğini düşünüyor. Bu yatırımı çöpe atmayı göze alamadığından, çok daha fazla zamanı aynı işte geçiriyor.
  • Mutsuz bir ilişkiyi sürdürmek: Mutsuz olduğunuzu biliyorsunuz ancak yıllardır sürüp giden ilişkinizi, sırf verdiğiniz bu emek yüzünden bitiremiyorsunuz. Son derece tanıdık bir durum bu. Böyle bir durumda önünüzdeki yılları ve bu yılların yanınızdaki insanla geçip geçmeyeceğini düşünebilirsiniz. Kar-zarar teraziniz her ne kadar 6 yılı gözden çıkarmayı anlamsız bulsa da, karşısındaki 30-40 yıl karşısında eğilmek durumunda kalacak.
  • Artık hiç ilginizi çekmeyen hobinize devam etmek: Sırf alışkanlıktan satın almaya devam ettiğiniz pullar, üçüncü sezon bozmaya başlamasına rağmen az önce beşinci sezonuna başladığınız dizi, yarıda bırakamadığınız filmler, kitaplar ya da başka bir yerde olmayı tercih edeceğiniz halde sırf bileti yakmamak için gittiğiniz konser… O kadar çok örneği var ki zamanı boşa harcamanın!
  • Eşya atamamak: İşte küçük evlerin büyük sorunu! Kendimize ya da evimize aldığımız, artık kullanmadığımız, giymediğimiz ve ortalıktan kaybolsa fark etmeyecek kadar önemsemediğimiz şeyleri elimizde tutmaya devam ediyoruz. Eski kulaklıklar (belki lazım olur), kapalı balkondaki koşu bandı (düzenli spora başlayacaksınız ya hani),  akıllı telefonun icadıyla gözden düşen mp3 çalarlar, fotoğraf makineleri ve daha bir sürü alet edevat. Sırf zamanında şu an hatırlayamadığınız bir meblağ cebinizden çıktı diye size yük olan, toz tutan şeyler. Onları satmayı planlamaktan vazgeçmeniz ve hemen bir ihtiyaç sahibine vermeniz sizi kazanacağınızı düşündüğünüz paradan çok daha fazla tatmin edecek.

 

İlginizi çekebilir: Fazla zeka, her tür yatırımda ayağınıza dolanabilir

Kaynaklar:
Wisebread
Life Hack
Medium

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale