X

Başarıyı engelleyen 3 temel faktörle başa çıkabilmenin yolları

Her insan başarılı olmak ister. Hayatta başarılı olmak, saygı duyulmak ve önemsenmek hepimizin istediği şeylerdir. Bu niteliklere ulaşabilmek için potansiyelimizi en iyi şekilde kullanmamız gerekir. Uplifers okuyucuları için, potansiyelimizi ortaya çıkarmamızı engelleyen en önemli 3 faktörü ve bu faktörlerle nasıl başa çıkabileceğimizi anlattım.

Kendinize inanın

Başarıya ulaşabilmenizi engelleyen en önemli faktör, kendinize olan inançsızlığınızdır. Her şeyden önce başaracağınıza inanmanız gerekir. Kendinize inanmazsanız hedefe doğru adım atacak motivasyon ve gücü bulamazsınız. Kendini gerçekleştirmek, en iyi ve en yüksek noktaya ulaşmak değildir. Kendini gerçekleştirmek; kişinin, sahip olduğu güçlerin farkında olarak ve bunları uygun koşul, durum ve zamanda kullanarak, yapabileceğinin en iyisini yapmasıdır. Bu yüzden kendinizin farkında olmak ve hedefi gözünüzde büyütmeden başaracağınıza inanmak, başarmaya giden yolda atılacak en büyük adım olacaktır.

Mükemmeliyetçilik başarının düşmanıdır

Başarıya ya da hedeflere ulaşma süreci boyunca her şeyin kusursuz, hatasız ve mükemmel bir şekilde gerçekleşmesini beklemek gerçekçi değildir. Hedefe ulaşma sürecinde, karşınıza pek çok yol seçeneği çıkacaktır. Her zaman bu yolların en kestirme olanını ya da en pratiğini bulamayabilirsiniz. Bu yolda önünüze pek çok engel ve zorluk da çıkabilir. Önemli olan bu engel ve zorlukların sizi durdurmasına izin vermeyip sabırla yola devam edebilmektir. Mükemmeliyetçiliğin, asıl hedefinize varmanızı engellemesine izin vermeyin.

Başarısızlığı kişiselleştirmeyin

Bazı kişiler başarısızlıktan çok korkar. Bunun nedeni başarısızlığı kişiselleştirmeleridir. Bu kişiler için herhangi bir şeyde başarısız olmak, kişinin başarısız biri olduğunu gösterir. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Hayatımızda herhangi bir alandaki başarısızlığımız sadece o alana aittir, hayatımızın tamamına genellenemez. Kendinize karşı acımasız olmayı bırakmalısınız.

Unutmayın, hiçbir başarısızlık sizi başarısız bir kişi kılacak kadar güçlü değildir.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale