X

Başarıya giden yolda en az bir kere denemeniz gereken alternatif yöntemler

Başarı konusunda herkesin birbirinden farklı sırları olsa da başarıya giden yolun sıkı çalışma, planlama, tutku ve değerlere sahip çıkmadan geçtiğiniz hepimiz biliyoruz. Kimileri de başarının sırrını taşlarda, uğurlu şeylerde ve bazı doğaüstü çözümlerde arıyor ve bunların işe yaradığını savunuyor. Hint asıllı Amerikalı bir doktor ve alternatif tıp uzmanı olan Deepak Chopra ise The Seven Spiritual Laws of Success kitabında ise başarıya ulaşmayı sağlayan alternatif düşünme biçimleri olduğunu savunuyor. Chopra kitabında yaratıcılığın ve başarının 7 yasası olduğunu söylüyor. Kitabın bölümlerini de oluşturan başarının 7 yasası şöyle sıralanıyor:

  • Gerçek olasılıklar
  • Verme
  • Karma
  • Minimum efor
  • Niyet ve istek
  • Ön yargısız olma
  • Amaç

Başarı; sıkı çalışma, plan yapma ve tutkulu olmanın sonucudur” şeklindeki geleneksel yaklaşıma alternatif bir yol sunan Deepak Chopra; başarının formülünü gerçek doğayı anlama ve doğanın 7 kuralıyla ahenk içinde yaşamayı öğrenme şeklinde tanımlıyor. Bu yaklaşıma göre ancak huzurlu bir yaşama sahip olmak, gerçek anlamda iyi olma haline ulaşmak ve tatmin edici başarılar elde etmek ancak bu şekilde mümkün olabiliyor.

Deepak Chopra’nın kitabı aslında hepimize evrenin merkezinde olduğumuzu ve çevremizde olup bitenle içimizde olup bitenler arasında bir uyum yaratmamız gerektiğini hatırlatıyor. Spiritüel konulara meraklı olanlar için zengin bir içerik sunan kitap; aslında günlük sıkı çalışma rutini yüzünden bunalan ve bir ara vermeye ihtiyacı olan herkes için ilaç niteliğinde.

Aslında başarıya giden yolda alternatif öneriler sunan sadece Deepak Chopra değil. İşte başarılı olmak için en sık önerilen alternatif yöntemlerden bazıları:

1. Spiritüel bağınızı derinleştirin

Başarı, kişinin kendi içinde başlar. Kendi ruhunuzla, evrenle bağınızı güçlendirmek, kendi özünüzde olup bitenin farkında olmanın en önemli adımıdır. İnsan kendinin kim olduğunu bildiği zaman kendisi olabilir.

2. Kimliğinize sahip çıkın

İnsanın kendi kimliğine, niteliklerine sahip çıkması bahaneler üretmek, başkalarını suçlamak, başarısızlığa gerekçe olarak geçmişi veya koşulları gerekçe göstermek değildir. Kim olduğunu bilen kişi, kendini tümüyle seven, aydınlık ve karanlık taraflarını bilen, kendi kimliğine sahip çıkan kişidir. İnsanın kendi kimliğine sahip çıkması ve düşüncelerinin sorumluluğunu alması, başarıya giden yolun en önemli adımlarından biridir.

3. Amacınız yaptığınız şeyi değil, kim olduğunuzu anlatır

Hayattaki amacınızı bulmak için onu aramak zorunda değilsiniz çünkü aslında amacınız her zaman gözünüzün önündedir. Eğer amacınızı bulma yolundaysanız, kendinizi en mutlu ve en canlı hissettiğiniz zamanları düşünün. Böyle zamanlarda ne yapıyordunuz? Kimle birlikteydiniz? Hayattaki amacınız, sizi siz yapan şeyin ta kendisidir.

4. Vizyonunuzu fark edin, yeniden tanımlayın ve onunla aranızda bağ kurun

Hayattaki vizyonunuz, siz ne kadar isterseniz o kadar büyük veya küçük olabilir. Amacınızı ve hayattaki kimliğinizi bulduktan sonra, bir sonraki adımda kendinize şu soruyu sormalısınız: Eğer hayattaki amacım bu ise o zaman ben ne yapmalıyım? Vizyonunuz, her sabah uyanma sebebinizdir.

5. Farkında olun

Farkındalığı yüksek bir birey olmak için aksiyona geçme tutkusuna sahip olmalısınız. Hayatta her zaman ayakta olmalı, amacınızın farkında olmalı ve istediğiniz hayata sahip olmak için istekli olmalısınız. Eğer kendinizi bir noktada sıkışmış hissediyorsanız, harekete geçin. Hayatınızdaki bir şeyden mutsuzsanız, bir şeyler yapın.

6. Sorumluluğu üstlenin

Hayatta her şeyin bir enerjisi var. Para, aşk, korku, inanç, evren, düşünceler, kelimeler ve aksiyonların her birinin enerjisi var. Yaşadığınız ortamlara taşıdığınız enerjinin sorumluluğunu üstlenmelisiniz. Bunun farkında olmak bile hayatınızı değiştirebilir. Kendi hayatınıza nasıl bir enerji getirdiğinize, her sabah hangi düşüncelerle uyandığınıza, beklenmedik gelişmeler yaşandığında nasıl bir konum üstlendiğinize dikkat edin.

Kaynaklar:
MindBodyGreen
Lifehack

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale