X

Başarısızlık travmasını geride bırakmanın yolları

Karamsar döngülere girmemek yeniden başlamanın ilk kuralıdır

Ne kadar engellemeye çalışsanız da, zaman zaman kafanızda dönüp duran düşüncelerden ve zamanla içinizi kaplayan suçluluk duygusundan kurtulmakta zorlanabilirsiniz ve böyle zamanlarda sanki bir el sizi sürekli aşağı çekiyor gibi hissedersiniz. İşte birçoklarına göre başarısızlık sonrasındaki ruh hali tam da bu şekilde tasvir ediliyor. Ancak unutulmamalıdır ki başarısızlık ya da bir işin arzu edildiği gibi sonuçlanmadığını görmek, hayatın sonu değil, tam tersine yeni ve taptaze başlangıçların müjdecisidir… Gelin, başarısızlık travmasını geride bırakmanın yollarına bakalım birlikte…

“Bir insanı başarısızlıkları ile değil, kararlılığı ile hatırlarsınız. Ve aslında başarısızlık, yeniden ve daha tecrübeli bir şekilde başlama fırsatından başka bir şey değildir.”

Duygu ve düşüncelerinizin hakimi olun

Unutmayın ki olumlu ya da olumsuz, tüm duygu ve düşüncelerinizin yaratıcısı sizsiniz! Bu yüzden duygu ve düşüncelerinizi sürekli değiştirmeye çalışmak yerine bu tepkilerin kökenlerine inin ve onları analiz edin. Yani duygu ve düşüncelerinizi sürekli başka formlara sokmaya çalışmak yerine, onları yerlerinde kabul etmeyi öğrenmeye çalışın. Bunu yapmak, kendi kişiliğinizle ilgili farkındalığınızı yükseltecektir. Başka bir deyişle, duygu ve düşüncelerinizin de tüm pozitif / negatif yönleri ile sizin bir parçanız olduğunu bilmek ve buna inanmak, ileride yaşayacağınız başarısızlıkların ardından suçluluk duymanızı ve yeniden başlamaktan kaçmanızı engelleyecektir.

Negatif kısır döngülere girmeyin

Gün içinde onlarca kez geçmişten getirdiğimiz tecrübeleri geleceğe uyarlamaya çalıştığımızı görürüz. Yani zihnimiz, geçmişte yaşanan ve iz bırakan bir olayı “önemli” olarak işaretler ya da yaşanılan deneyim trajik ise beyin bu durumda korku mekanizmasını devreye sokar ve böylece kendisini, gelecekte yaşanabilecek benzeri olaylara karşı koruyan bir kalkanın ardına saklamış olur. Örneğin:

  • Geçmişte yaşanan bir ilişkide aldatılan bir birey, diğer tüm ilişkilerinde de benzer bir olay yaşayacağını düşündüğü için insanlardan uzak durabilir,
  • Bir sınavı asla geçemeyen biri zaman içinde bu sınavı asla geçemeyeceği düşüncesine saplandığı için zihnine ket vurabilir.

Ancak pek çok insanın yanıldığı nokta şudur ki, geçmişteki olumsuz deneyimlerin geleceğe aynı şekilde yansıması kaçınılmaz değildir. Yani geçmişte aldatılan bir kişi, ilişki yaşamaktan ve aşık olmaktan kaçınmak yerine geçmişteki ilişkisini analiz etmeli, o ilişkiyi tek ve eşsiz bir parmak izi gibi konumlandırmalı ve gelecekteki ilişkilerini buna göre şekillendirmelidir. Ya da girdiği bir sınavı bir türlü geçemeyen öğrenci, her zamanki çalışma metodunu tamamen rafa kaldırarak yeni yollar denemekten çekinmemelidir. Çünkü bir insanın kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biri de negatif duygulardan oluşan bir kısır döngünün esiri olmaktır.

Karamsar döngülere girmemek, yeniden başlamanın ilk kuralıdır.

Süreç içinde ne kadar ilerlediğinizi gözlemleyin

Eğer “Şimdiki aklım olsaydı…” diye başlayan cümleleri sık sık kuruyorsanız size iyi haberlerimiz var: Çünkü kendini geçmişteki haline göre daha bilinçli ve tecrübeli hissetmek kişiyi yenilmişlik duygusundan koruyan güçlü bir silah gibidir. Şu iki soruyu kendinize sormaktan asla vazgeçmeyin:

Belirsizliğin içindeki güzelliği görmeyi öğrenin

İnsanlığın en büyük defolarından biri de evrendeki hiçbir şeyin kesin olmadığını çok iyi bilmesine rağmen, belirsizlik durumundan şiddetle tedirginlik duymasıdır. Ancak sizi bekleyen belirsizliklerden korkmak yerine, evrenin çok iyi kurgulanmış bir kart oyunu olduğunu varsayabilir ve bu oyunun size yapabileceği sürprizlerin tadını çıkarabilirsiniz.

Hayatın gri alanlarla ve sonunu asla kestiremeyeceğiniz hikayelerle dolu olduğunu kabul ederseniz, kapkara bir gece gibi görünen başarısızlıkların ardından güneşin bir anda doğabileceği gerçeğini de benimseyebilirsiniz.

Kaynak
the-open-mind.com

İlginizi çekebilir: Motivasyonunuzu yüksek tutmak için vazgeçmeniz gereken 10 şey

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale