X

Başarılı bir toplantı düzenlemenin 5 altın kuralı

Toplantı kelimesi neredeyse boşa zaman harcamanın eş anlamlısı haline gelmiş durumda. Captain Kirk‘ün deyimiyle “Toplantı; dakikaların önemli olduğu ancak saatlerin boşa harcandığı organizasyonlardır“. Bir toplantı çağrısı yapıldığında, insanların homurdanmalarını ofisin dışından bile duymak mümkün olabiliyor.

Üst düzey bir yönetici veya basit bir çalışan olarak, işte para ve zaman kaybetmeden başarılı toplantılar yapmanın 5 püf noktası:

1. Toplantıyı programlamadan önce gerekçelerini açıklayın

Toplantıların verimli olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Peki ya öyle değilse? Toplantıların çoğu verimsiz geçiyorsa?

Toplantı çağrısını yapan kişi, aynı zamanda toplantı takvimini, hedefini ve toplantının yönünü belirler.

Bunun önüne geçmek için toplantı çağrısı yapmadan önce o toplantının neden gerekli olduğunu açıklayın. Kendinize şu soruları sorun: Bu toplantıyla ne elde etmek istiyorum? Neden insanları aynı odada toplamam gerekiyor? Eğer bu sorulara yanıt bulamıyor ve toplantının gerekliliğini ortaya koyamıyorsanız, toplantı çağrısı yapmayın. Fakat bu sorulara yanıt verip toplantının gerekliliğini ortaya koyabiliyorsanız, o toplantıdan ne beklediğiniz noktasına dikkatinizi toplayabilir ve olumlu sonuçlar elde etme şansınızı artırabilirsiniz.

2. İzleyicileri değil aktörleri çağırın

Birçok kişi toplantılara gereğinden fazla kişi çağırma eğiliminde oluyor. Bu durum yıllık şirket eğlencelerinde işe yarayabilir ancak kurumsal toplantılarda değil.

Bir toplantıya ne kadar çok kişi davet edilirse, herkesin üstlendiği sorumluluk o kadar az olur. Eğer toplantıya katılan her bir kişi kendini gerekli hissetmiyorsa, toplantı konusunu takip etmek için pek de hevesli olmaz, bunu nasıl olsa başkalarının yapacağını düşünürler. Toplantıya davet edilen “izleyicilerin” sayısını azaltarak, hem toplantıları daha kısa tutabilir hem de daha verimli sonuçlar alabilirsiniz.

3. Toplantı tüm zamanı doldurmamalı, zaman toplantıya yetmeli

Toplantı ajandanızı doldurmasın, toplantının ihtiyacı olan zamanı sağlamak için ajanda yardıma koşsun. Toplantılar, elde edilmek istenen hedefi tamamlayacak uzunlukta olmalı. Bir toplantı programlarken, o toplantının kendi hedefini yerine getirmesi için ne kadar zamana ihtiyacı olduğunu sorun. Saatler süren toplantılar değil, yarım saat hatta 10 dakikalık toplantılar düzenleyin. Eğer yeterli olacağını düşünüyorsanız 18 dakikalık bir toplantı düzenleyin. Birçok toplantının verimsiz geçmesinin nedeninin, insanların toplantının gereğinden daha fazla uzun olduğunu düşünmelerinden
kaynaklandığını unutmayın.

Bir toplantıya ne kadar çok kişi davet edilirse, herkesin üstlendiği sorumluluk o kadar az olur.

4. Toplantı çağrısını kim yaptıysa, o toplantının sahibi o kişidir

Toplantı çağrısını yapan kişi, aynı zamanda toplantı takvimini, hedefini ve toplantının yönünü belirler. Çoğu zaman bir toplantı çağrısı yapılır ancak sürecin geri kalanında kimin sorumlu olduğuna dair bir belirsizlik yaşanır. Toplantıya davet edilen herkesin katılım sağlaması gerekse de toplantının akışından tek bir kişi sorumludur. Toplantı sahibinin bir programı olur ve toplantının bu programa uygun ilerlemesinden sorumlu olur. Toplantı sonunda sürecin takibinden yine toplantı sahibi sorumludur.

5. Sonunda aksiyona geçin

Toplantılar konuşma alanıdır ancak konuşma aksiyona geçmediği sürece bir anlam ifade etmez. Her toplantının sonunda, bir eylem planı çıkarılmalıdır. Bu eylem planı toplantıya katılan grupla paylaşılmalı ve katılımcılar ne yapmaları gerektiğinin farkında olmalıdır.

Kaynak:
Entrepreneur

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale