X

Ayranınız da vegan olabilir: Alternatif vegan besinler ve lezzetli bir menü önerisi

Vegan beslenmede; et ve süt ürünlerinin vegan alternatifleri her zaman tartışma konusu olmuştur. Tartışma konusunun temelinde; vegan yoğurt, vegan sucuk, vegan sosis, vegan ayran ve daha birçok alternatifin, et ve süt ürünlerinin vazgeçilemez, ancak alternatifi bulunabilir olduğu algısı yarattığı fikri yer alır. Bu görüşün karşısında ise bitkisel alternatiflerin, alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanan insanlar için kolaylık sağladığı fikri yer alır.

Tartışmanın temelinde kullanılan isimlerin önemli bir rolü var. Almanya’da bir vegan peynir üreticisinin dava edilmesi üzerine mahkeme, “vegan peynir” ibaresinin Avrupa Birliği yasalarındaki kesin tanıma uygun olmadığını gerekçe göstererek rekabet koşullarına aykırılık olduğu yönünde karar kılmıştır. Bunun üzerine bazı firmalar Vegan peynir ikamesi ya da vegan peynir alternatifi olarak ürünleri piyasaya sürme kararı almıştır. Türkiye’de de durum farklı değil. Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı Türk Gıda Kompleksi Peynir Tebliği’ne göre peynirde kullanılacak çiğ süt; Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğindeki çiğ süt kriterlerine uyan inek sütü, koyun sütü, manda sütü, keçi sütü veya bunların karışımını ifade ediyor.

Bir başka konu ise vegan mayonez. Amerika Federal yasaları çerçevesinde mayonez içeriğinde yumurta bulundurulmak zorunda ibaresi yer alıyor. Bu sebeple ünlü bir mayonez firmasının vegan mayonez üretimi, bir başka mayonez üreticisinin haksız rekabet iddiası ile dava açmasıyla sonuçlanmıştır.

Bunca yasalara rağmen benim düşünceme göre; insanların bir konu üzerinde görmek istediği şeylerin değişmesi zaman alacak bir süreçtir. Kullanılan isimlerin, sıfatların ya da etiketlerin insanlar üzerinde algı oluşturmasına neden olan şey kişinin zihni ve kalıp yargılarıdır. Mayonezi mayonez yapan şeyin içindeki yumurta olması bir düşünce biçimi, bakış açısı olabilecekken, salata ya da patates kızartması sosu olarak dönüştürebilmek de bir düşünce biçimidir. Ya da peyniri, içerisinde bulundurulması zorunlu olan hayvansal kaynaklı çiğ sütten elde edilen bir besin olarak değerlendirmek bir düşünce biçimi ise, kahvaltılık alternatif besin olarak değerlendirmek de kişinin elindedir.

Kullanılan isimlerin haklı tartışmaları olsa da bazen hayatı zorlaştırmamak gerektiğine inanıyorum. İnsanlar ürünlerin üzerindeki “vegan” kelimesini değil de yanındaki “mayonez” ya da “peynir” ibaresini baz alarak bir algıya kapılıyorsa zaten gidecek çok yolumuz var demektir.

Vegan yoğurt ve ayran alternatifleri nasıl hazırlanır?

Malzemeler:

  • 2 su bardağı pirinç,
  • 5 su bardağı su,
  • 5-6 yemek kaşığı limon suyu,
  • Taze nane ve fesleğen,
  • Tuz,
  • Bir tatlı kaşığı sarımsak tozu.

Hazırlanışı:

  • 2 su bardağı pirinç yıkanarak 5 su bardağı suyun içerisinde düdüklü tencerede haşlanır.
  • Karıştırıcıdan çekilerek süt haline gelecek şekilde çırpılır.
  • Tülbent yardımı ile süzülerek posası çıkartılır.
  • Hazırlanan pirinç sütünün içerisine 1 yemek kaşığı tuz ve 1 tatlı kaşığı sarımsak tozu eklenerek ocakta kaynama noktasına gelene kadar ısıtılır, ocağın altı kapatılıp 2 dakika bekledikten sonra 6 yemek kaşığı limon suyu yavaş yavaş eklenerek küçük küçük karıştırılır.
  • Kesilmesi için 2 saat beklenir ardından buzdolabına alınır.
  • Buzdolabında da 2-3 saat beklettikten sonra vegan yoğurdumuz hazır.

Soğuk su, fesleğen ve nane ekleyerek ayran yapabilirsiniz. Ya da salatalık da ekleyip cacık, sarımsak ekleyip yoğurtlu semizotu salatası yapabilirsiniz karar sizin.

Nohutlu patates püresi

Malzemeler:

  • 1 çay bardağı bir gün öncesinden suda bekletilmiş siyah nohut,
  • 3 adet patates,
  • 1 adet kuru soğan,
  • 5 diş sarımsak,
  • 1 çay kaşığı karabiber,
  • 1 tatlı kaşığı tuz,
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı.

Hazırlanışı;

  • Bir çay bardağı nohut 20 dk. düdüklü tencerede haşlanır.
  • Ardından 3 adet patates, 1 adet kuru soğan, 5 diş sarımsak düdüklü tencerede haşlanarak soğuması için geniş bir kâseye alınıp karıştırılır.
  • Karışımın içerisine zeytinyağı, tuz, karabiber ve haşlanmış nohutlar eklenir.
  • Püremiz hazır.

Mantarlı deniz börülcesi kavurması

Malzemeler:

  • 2 paket deniz börülcesi,
  • 1 paket mantar,
  • 2 adet kuru soğan,
  • 5 diş sarımsak,
  • 1 yemek kaşığı karışık salça,
  • 1 büyük domates,
  • Karabiber,
  • Pul biber,
  • Tuz,
  • Zeytinyağı

Hazırlanışı;

  • Bir adet kuru soğan ve 2 diş sarımsak 1 yemek kaşığı zeytinyağında 2 dk. kavrulur.
  • Ardından içerisine yıkanmış ve sapları çıkartılmış mantarlar eklenerek kısık ateşte mantarlar suyunu çekene kadar pişirilir.
  • Bu sırada temizlenmiş deniz börülceleri 10-15 dk. kadar haşlanır.
  • Deniz börülceleri haşlanırken sosunu hazırlamak için ayrı bir tavada 1 adet küp küp doğranmış soğan ve 3 diş sarımsak zeytinyağında kavrulur.
  • İçerisine yarım çay bardağı ılık su ile karıştırılmış salça eklenir. Ardından karıştırıcıdan çekilmiş bir adet domates, karabiber, pul biber ve tuz eklenir.
  • Deniz börülceleri haşlandıktan sonra köklerinden tutularak sap kısımları çıkartılır ve domates sosu ile 5 dakika kavrulur.
  • Kavrulan deniz börülcelerine suyunu çekmiş mantarlar eklenerek servis edilir.

Afiyet olsun !

Kaynak:
Veg&Nature 2016 Yaz Sayısı sfy 9

İlginizi çekebilir: Ege’den vegan bir lezzet: Girit kabağı dolması

Canan Yavuz: Toplumun ötekileştirmesinden, etiketlemesinden ve dogmalarından yorulmuş; kimine göre insan, kimine göre ‘kadın’, kimilerine göre ise vegan, minimalist, yoga öğreticisi.. Özünde; evrenin gücünü yadsımayan, her bir parçasının bilgisine ulaşabilmek için ‘şiddetsizlik’ ilkesini özümsemiş; şiddetsizliğin ise evrendeki bütün canlılara saygı duymak ile mümkün kılınabileceğinin bilincinde, her tüketilen nefeste zihnin arka plana gizlediği bilginin kırıntılarını toplamaya çalışan, derleyen ve deneyimlerini paylaşan bir organizma. Buradaki varlığım ise; şiddetsizlik ilkesinin temel yaşam gereksinimlerinden biri olan beslenme konusunda nasıl mümkün kılınabileceği sorusuna, deneyimlerim doğrultusunda pratik öneriler sunmak. Bu ilkenin; insan bedenini, zihnini, ruhunu yani Öz’ünü nasıl etkileyebildiğinin doyumuna ulaşabilmemiz için küçük bir başlangıç.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale