X

Avokadoyu hepimiz seviyoruz, peki ama onu ne kadar tanıyoruz?

  • Sebze mi, yoksa meyve midir ?
  • Yağ içeriği bizi korkutmalı mıdır?
  • Kilo almaya mı, kilo vermeye mi yardımcıdır?

Tarihi yıllar öncesine dayansa da Türk mutfağı gibi bazı mutfaklarda son 3 yılda yer edinmeye başlayan avokadonun sayısız faydası bulunmakta. Tariflere kolay uygulanabilen dokusu ile ve nötr tadı ile popülaritesi giderek artmış, süper besinler arasında kendini ilk sıralara taşımıştır. Hatta çoğumuzun önceden özel süpermarketlerden temin ettiği avokadoyu artık herkes kendi mahallesinin market standlarında rahatça bulabilmektedir.

Popülaritesinin böyle yüksek olması akıllarda avokado ile ilgili soruları da artırmıştır. En çok merak edilen noktalardan biri avokadonun bir sebze mi yoksa bir meyve mi olduğudur: Avokado bir meyvedir. Diğer meyvelerden pek çok farklı yönü olsa da botanik açıdan değerlendirmeye alındığında çekirdek ve tohum yapısı ile meyve türüne uygun bulunmuştur. Avokado, tek tohumlu, sıcak iklimlerde ağaçta yetişen bir meyve türüdür.

Anavatanı Meksika’dır. Kremsi pürüzsüz bir dokuya sahip, dışı kalın koyu yeşil kabuk ile kaplı, içi büyük çekirdeklidir. Tadı nötr bir tattadır. Bu sayede tuzlu tariflere de tatlı tariflere de ya da menü yancılarına da kolaylıkla uyum sağlayabilmektedir. Aslında avokado sebze olarak düşünülen tek meyve değildir. Bu yapıda olan domates, salatalık, kabak, balkabağı, bazı biber türleri, zeytin de bu türe bir örnektir.

Avokado meyvesinin süper besinler kategorisinde olmasının nedenlerinden en önemlisi besin değerleridir. 1 porsiyonu yarım ya da boyutuna göre değişiklik göstermekle birlikte 3’te bir avokadoya denk gelmektedir. Zengin yağ asidi içeriği nedeniyle normal meyve porsiyonuna göre 1 porsiyon avokado biraz daha fazla kaloriye eşdeğerdir. Yeme düzeninde ise 1 porsiyon meyve + 1 porsiyon yağ seçeneği tüketilmiş gibi düşünülmelidir.

Sağlıklı yağ kaynağı olmasının verdiği pek çok avantaj vardır. Aslında avokadonun kalorisinin %70’i yağdan gelmektedir. Ancak bu yağ kaynağı boş kalori kaynağı değildir. İçerdiği yağ asidinin türü tekli doymamış, az miktarda doymuş ve çoklu doymamıştır. Tıpkı zeytin ve zeytinyağındaki yağ asitleri gibi emilip fayda göstermektedir. Yağ asitleri ile kalbi en güzel destekleyen besinlerdendir. Yapılan pek çok çalışma avokado, zeytin gibi besinlerde bulunan oleik asidin vücuttaki inflamasyonu gidermeye ve kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Bir çalışmada; bireylerin diyette tükettikleri yağın türü avokado ile değiştirilmiş ve kolesterol seviyelerindeki iyileşme dikkatleri çekmiştir. Kötü huylu kabul edilen LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinde düşüşler saptanmıştır.

Avokadodaki yağ içeriğinden sonra ön plana çıkan nokta potasyum değeridir. Kalp kasını destekleyen ve vücutta biriken fazla sıvının atılmasına yardım eden potasyum mineralinin önemli kaynaklarından birisi de avokadodur. Günde 1 porsiyon avokado yiyerek günlük almanız gereken potasyum alımına destek olabilirsiniz. Zengin besin değerleri ve faydaları pek çok olan avokado ile ilgili akla en çok takılan “Kilo aldırır mı?” ya da “Kilo verdirir mi?” gibi sorularda ise kilit nokta “porsiyon”dur.

Besleyiciliği ile bebek beslenmesinde de oldukça değerli olan avokadonun kalori değeri diğer meyvelere oranla yüksektir. Bu nedenle bebeklerde, kilo almak isteyenlerde, yaşlılarda ya da kilo vermek isteyenlerde rahatlıkla kullanılabilir. Tek fark her bireyin ihtiyacına yönelik, uygun porsiyonlarda tüketiyor olmasıdır.

1 porsiyonun yarım avokado olduğunu, beslenmede meyve ve yağ seçenekleri yerine kullanıldığını, kilo vermek isteyenlerin 1 porsiyonu aşmaması gerektiğini unutmadan tüketmek gerekir. Avokado ancak ve ancak porsiyonun aşıldığı noktada alınan kalori ve besin dengesi değişeceğinden kilo artışına götürebilir. Bu nedenle korkmadan uygun miktarda beslenme rutininize ekleyebilir, yukarıda bahsettiğimiz gibi kolay kullanımı ile tatlı ya da tuzlu tariflere ilave edebilir ve diyetinizde farklılık sağlayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Yaz mevsiminin de en kalorisiz sebzesi: Kabak tüketmeniz için 5 neden

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale