X

Asla dediklerimiz, mümkün olmaz diye düşündüklerimiz karşımıza çıktığında

“Asla yeniden aynı hataya düşmeyeceğim” demişizdir… Asla aynı yolları yürümeyeceğim… Beğenmediğimiz bir kafeye yeniden asla gelmeyeceğimizi de söylemişizdir. Belki o kişinin elini bir daha asla tutmayacağımızı da haykırmışızdır… Asla özlemeyeceğim, asla evlenmeyeceğim, asla yeniden aşık olmayacağım, asla yeniden aynı şekilde hatalar yapmayacağım, asla kendi düzenimi bir başkası için değiştirmeyeceğim, asla başka bir ülkede yaşamak için hayale kapılmayacağım…

İşte böyle uzar da gider asla dediklerimiz… Asla kelimesine bakalım istiyorum bugün sizlerle birlikte. Ne zaman söyleriz asla dediklerimizi ve nasıl da karşımıza çıkar bu “asla” dediklerimiz… Adeta biz kaçtıkça ardımızdan kovalayan bir ebe gibidir değil mi? Hangi ağacın ardına saklanırsak saklanalım her durumda ve tabii ki bize mutlaka ulaşacaklardır…

Ne zaman asla deriz? Aslında daha detaylı düşündüğümüzde asla demek kolay bir şey değildir. Bir daha hiçbir zaman yapmayacağımıza, olmayacağımıza, düşmeyeceğimize salık vermekteyizdir… Büyük bir söz vermektir asla demek. Kocaman bir nokta koymaktır. Tüm olasılıkları tüm akışı durdurmaktır değil mi? Şimdi daha da yakından bakalım… Kırılmışızıdır, ihanete uğramışızdır, istediklerimiz istediğimiz yönde gitmemiştir, yönünü şaşırmıştır ve biz asla deriz bu noktada. Bunu söylediğimizde çoktan yaşanan yaşanmıştır ve biz o noktada egomuzun o “inanılmaz” göz alıcı ışıltısına kapılıp da asla deriz. Ben o insan olmayacağım, ben yeniden A konumuna asla düşmeyeceğim, ben yeniden asla C durumunda bulunmayacağım…

İşte bu noktada bir nefes alalım istiyorum. Hiddetle, şiddetle, kırgınlıkla, kızgınlıkla, yaşanmışlık henüz sıcağı sıcağına dururken ve biz oturup aklıselim düşünememişken sarf ettiğimiz bu “asla” ne kadar kontrolümüz dahilindedir? Asla yeniden aşık olmayacağım dediğimizde bu nasıl bir karşılıktır, nasıl bir cümledir, nasıl bir yaşam felsefesidir?

Gerçekten değerli olabilecek bir aşk olasılığını sırf “olduramadığımız” bir örnek ile nasıl değiştirmekteyiz? Ben bir daha asla anne olmayı düşünmeyeceğim dediğimizde kaybettiğimiz yavrumuzun yasını tutmak hakkımızı nasıl da acımasızca kendimiz için bir zindan haline getirmekteyiz? Hayatta her şeyin “olabileceğine” ve “olanın” her daim en güzel olduğuna dair azıcık olsun bir inancımız da mı yoktur? Asla ile birleştirdiğimiz o güzelim anne olmak hayalimiz kocaman bir vazgeçiş değil midir? İsteklerimizden, içimizde yanan bu güzelliklerden, bu umuttan neden vazgeçmekteyiz? Sırf bir kez olsun bir kez daha denemek durumunda kaldığımız için mi bu derece isyanımız? Sırf bir kez daha “yeniden başlamalıyım” diyeceğimiz yere “asla” ile kapattığımız o can-ım yollar bugün hayatımızı nasıl da değiştirmektedir?

Yıllar önce yaşadığım bir deneyimde tanımadığım bir kişiyi sadece “şekilsel” olarak anlayamayacağım bir şeyi yaptığından dolayı kınamıştım. Asla diye düşünmüştüm hep, ben böyle bir şey yapamam… Ben asla böyle bir insan olamam. Ben asla bu insan gibi bir davranışta bulunamam… Bir “insanın” nasıl olur da böyle bir şey yapabildiğine uzun süre hayretler içinde yaklaşıp düşünmüştüm. Ego, kırgınlık, kızgınlık… Kendimce boşlukları doldurmaya çalışıp aslında hiçbir şekilde anlamam mümkün olmayan bir şeyi anlamaya çalışmıştım. Neden, nasıl diye sorgulamıştım çok ama çok uzun bir süre…

Yıllar yıllar sonra hiç aklımda yokken ve aslında hiç “haberim de yokken” (sonradan gerçeklere vakıf oldum) tam olarak aynı pozisyonda olduğumu öğrendim… Asla dediklerim işte gün gibi “bendim”. O beğenmediğim, o hor gördüğüm, o utanılması gerekeni bilmeden de olsa yapmış olan bendim… Tabii ki daha sonra bu durumdan ivedilikle uzaklaştım, kendimce kendime uygun bir yolla hayatıma yeniden yön verdim fakat işte olan olmuştu…

Asla dediğim bir şey “ben farkındayken” olamayacağı için, sonradan fark edebileceğim bir yolla bana gelmişti ve işte olmuştu… Bu bana öyle büyük bir farkındalık dersi vermişti ki… Şimdi herhangi bir durumda herhangi bir yerde her kim olursa olsun asla kelimesini kullanmaya yaklaşmıyorum…

Bugün bu yazımda bana eşlik eden sen, hayatın hangi noktalarını kocaman asla sözcükleriyle kapatmaktasın? Asla dediklerin bir şekilde bin bir yolla sana ulaşmayacaklar mıdır? Sen kınadıkça, sen kaçındıkça aslında onları hayatına daha çok getirmektesin… Bunun farkında mısın?

Asla demeyi bir yana bırakıp da olana kendini açtığında ne değişecek? Sen “asla”larını bir kenara koyup, her ne olduysa oldu, her ne bittiyse bitti, her neye kırıldıysam kırıldım, yine de ben yaşadım, asla diyeceğim hiçbir şey yok. Yine kırılırım, yine yaşarım, yine çözerim, yine ağlarım, yine gülerim demeye hazır mısın? Hayata kollarını açmaya hazır mısın?

Bugün “asla” dediklerini unutup da akışa “gönül vermeye” hazır mısın?

 

 İlginizi çekebilir: Bugün omuzlarınızdaki tüm yükleri indirmeye gönüllü müsünüz?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale