X

Aşk sınırları aşıyor: Elif Şafak’ın “Aşk”ı Netflix’te

Netflix bugün Almanya’nın en büyük kitap fuarlarından biri olan The Frankfurter Buchmesse’te, Man Booker ödül adayı, eleştirmenler tarafından övgüyle bahsedilen başarılı yazar Elif Şafak’ın “Aşk” adlı kitabının haklarını aldığını duyurdu.
Önümüzdeki dönem için bu kitaptan yola çıkılarak çekilecek orijinal dizinin prodüksiyon ve zamanlama detayları henüz belirlenmedi.

Elif Shafak imzalı “Aşk” kitabı 2011’de yayımlanması üzerine sadece Türkiye’de 850.000’den fazla kopya satış rakamına ulaşmasının ardından 37 dile çevrildi. Bu bağlamda, The Royal Society of Literature üyesi olan Şafak, çağdaş edebiyatın en ünlü isimleri arasında yerini aldı.

Bu kitapta okur hikaye içinde hikaye keşfederek Şafak’ın derin hayal dünyasına bir adım atıyor. Yedi yüzyıla yayılan ve tamamen iki farklı kültür üzerinden birbirine ayna tutan bu iki paralel hikayede okur 13. yüzyılın en önemli şair ve mutasavvıfı Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Sufizm ve evrensel düzeyde bir aşk arama üzerine derin bir keşfe çıkıyor.

Kitap hakkında

“Her gerçek aşk ve arkadaşlık beklenmedik bir değişimi de beraberinde getirir. Eğer birisini sevdikten önce veya sonra aynı insan olarak kalıyorsak, aslında yeterince sevmemişiz demektir…”

Ella Rubinstein iyi bir mahallede kocası ve üç genç çocuğu ile birlikte güzel bir evde yaşamaktadır. Kendinden emin ve başarılı hissetmesi için gereken her şey varmış gibi görünür. Ancak eksik olan bir şey vardır, ne kendisine ne de başkalarına açıklayamadığı bir şey… Ella’nın hayatının tam da göbeğinde bir boşluk vardır -aşkla dolacak olan bir boşluk. Ella, neredeyse tesadüf eseri 13. yüzyılın en önemli şair ve mutasavvıfı Mevlânâ Celâleddin Rûmî, onun yoldaşı Şems-i Tebrîzî, aşkın ve hayatın 40 kuralı hakkında bir el yazısı okumaya başlar ve ruhunda derin bir arzu hisseder, bu arzu onu neticede bu gizemli yazarı daha da yakından tanımak üzerine bir yolculuğa çıkarır. Bu hikaye ruhsal felsefe, bilgelik ve şiir sanatının iç içe geçmesinden oluşan bir yolculuktur, Ella ile birlikte okurları arkadaşlığın, özgürlüğün, inancın ve aşkın kalp kırıklıklarıyla birlikte keşfedildiği gizemli bir dünyaya götürüyor…

Elif Shafak hakkında

Strasbourg doğumlu Elif Şafak, çocukluğunu ve gençliğini Ankara, Madrid, Amman, Köln, İstanbul, Boston, Michigan ve Arizona’da geçirdi. ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi, yüksek lisansını aynı üniversitede Kadın Çalışmaları Bölümü’nde, doktorasını ise Siyaset Bilimi alanında tamamladı. Türkiye, ABD ve İngiltere’de [üniversitelerde] öğretim üyesi olarak dersler verdi. 2018 yılında Oxford Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Avrupa Edebiyatı Weidenfeld Kürsüsü’ne misafir öğretim üyesi olarak edebiyat ve sanat seminerleri vermek üzere seçildi.

İlk kitabı Kem Gözlere Anadolu (öykü) 1994’te yayımlandı. İlk romanı Pinhan’la 1998 Mevlânâ Büyük Ödülü’nü aldı. Bunu, Şehrin Aynaları (1999) ve Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü kazandığı Mahrem izledi (2000). Ardından her ikisi de çok satan ve geniş bir okur kitlesine ulaşan Bit Palas (2002) ve Araf (2004) yayımlandı. Med-Cezir’de (2005) kadınlık, kimlik, kültürel bölünme, dil ve edebiyat konulu yazılarını topladı. 2006’da senenin en çok okunan kitabı olan Baba ve Piç yayımlandı. Ardından aylarca satış listelerinden inmeyen ilk otobiyografik kitabı Siyah Süt’ü yazdı. Doğan Kitap tarafından 2009 Martı’nda yayımlanan Aşk, Türk yayıncılık dünyasında önemli bir rekora imza atarak, en kısa sürede en çok satan roman oldu, yayımlandığı günden bu yana 1 milyona yakın sattı.

Tüm eserlerinden seçkiler niteliğinde olan Kâğıt Helva (2009), gazete yazıların- dan derlediği Firarperest (2010), İngiltere’ye göç etmiş Türkiyeli bir ailenin dramını anlattığı İskender (2011), yine gazete yazılarından derlediği Şemspare (2012), 16. yüz- yıl İstanbulu’nu kaleme aldığı Ustam ve Ben (2013) ve Havva’nın Üç Kızı (2016) romanları Doğan Kitap tarafından yayımlandı, Havva’nın Üç Kızı yılın en çok okunan romanı oldu.

2010 yılında Fransa’nın Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanına layık görülen, eserleri kırk sekiz dile çevrilen ve The New York Times, The Washington Times, The Financial Times, The Guardian, Le Figaro gibi önde gelen yayın organlarında hakkında çok sayıda edebi inceleme yazısı çıkan; aynı zamanda uluslararası basında makaleler yazan Elif Şafak’ın romanları, Penguin, Random House, Rizzoli, Flammarion, Kein&Aber gibi dünyanın en önemli yayınevleri tarafından yayımlanmaktadır.

Şafak, Margaret Atwood ile birlikte, Norveç merkezli Future Library’ye (Geleceğin Kütüphanesi) 100 yıl sonra okunmak üzere eser bırakacak yazarlar arasında seçilmiştir. Londra ve İstanbul’da yaşamaktadır. Eserlerini İngilizce ve Türkçe yazmaktadır. http://www.elifsafak.com.tr/anasayfa

Netflix hakkında

Netflix, 190’dan fazla ülkede 151 milyondan fazla ücretli kullanıcının farklı türlerde ve dillerde diziler, belgeseller ve sinema filmleri izlediği dünyanın lider internet eğlence hizmetidir. Üyeler yayınları istedikleri kadar, istedikleri zaman, istedikleri yerde, internete bağlı tüm ekranlarda izleyebilirler. Yayınların tamamını reklamsız olarak ve herhangi bir taahhütte bulunmadan oynatabilir, durdurabilir ve daha sonra izlemeye devam edebilirler.

İlginizi çekebilir: Geçmişten günümüze: Dizilerdeki en güçlü kadın karakterler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale