X

Asırlardır en yakın dostumuz: Yapılan araştırmalara göre ilk evcilleştirilen hayvan, köpekler

İnsanlar tarafından ilk evcilleştirilen hayvan türü köpekler. Bu konuda bilim çevreleri ortak bir görüşe ulaşmış durumda. Ancak köpeklerin ne zaman evcilleştirildiğine dair farklı farklı görüşler mevcut. Bazı araştırmalar köpeklerin 20 bin ile 40 bin yıl öncesinde evcilleştirilmiş olabileceğini söylüyor. Bazı araştırmalar ise köpeklerin evcilleştirilme zamanını M.Ö. 7000 yılına kadar götürüyor. Bu alanda yapılan son araştırma ise köpeklerin Buzul Çağı’nın sonlarında, yaklaşık 11 bin yıl önce evcilleştirilmiş olabileceğini belirtiyor. İngiltere’de yapılan ve sonuçları Science dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında Antik dönemden kalma ve farklı kültürlere ait 27 köpek kalıntısının DNA haritaları çıkarıp incelendi ve modern köpek türleriyle kıyaslandı. Elde edilen sonuçlar, daha önceki araştırmaların sonuçlarına benzer şekilde köpeklerin kurttan türediğini gösteriyor. Araştırmayı yürüten ekipte yer alan Prof. Greger Larson, köpeklerin ilk evcilleştirilen tür olduğuna dikkat çekiyor ve “Köpekler hayvanlar arasında bizim en eski ve en yakın dostumuz” diyor. Araştırmanın sonucu aslında bizlere şunu söylüyor: Köpekler insanların sadece en yakın dostu değil, aynı zamanda en eski dostu.

“İnsanın en yakın dostu” ifadesi nereden geliyor?

Köpeklerin insanın en eski dostu olduğunu bilimsel araştırmalar kanıtlıyor. Peki “en yakın dost” ifadesi nereden geliyor? Bu ifadenin kaynağı, ABD’de 1870 yılına ait bir Yüksek Mahkeme kararına dayanıyor. Mahkemede, yetenekli bir avukat olan George Graham Vest, bahçesine girdiği için komşusu tarafından öldürülen Old Drum adlı köpeğin sahibi olan müvekkilini savunurken karşı tarafın sadece bir köpeği değil, “bir aile üyesini” öldürdüğünü söylüyor. Vest’in “Bu bencil dünyada insanın sahip olabileceği bencil olmayan yegane dost, köpeğidir” sözleri tarihe geçiyor ve bundan sonra “Köpekler insanın en yakın dostudur” diye ifade ediliyor.

Daha uzun ve huzurlu yaşamak istiyorsanız, bir köpeğiniz olsun

Köpeklerin insanlığa katkılarının yanı sıra kişilerin bireysel hayatına da pek çok katkısı vardır. Uzmanlar, köpeği olan kişilerin yaşam süresinin daha uzun olduğunu, daha çok hareket ettikleri için kardiyovasküler hastalıklara daha az yakalandıklarını, yalnız yaşamanın getirdiği olumsuz etkileri hissetmediklerini, çocuklarda astım ve alerjik hastalıkları azalttığını, sosyalleşme fırsatlarını artırdığını söylüyor.

Elbette tüm bu katkılar, iyi eğitilmiş ve düzenli olarak egzersiz yapan bir köpeğiniz varsa mümkün olabiliyor. Bunun için köpeğinizin bakımını ihmal etmemeniz, köpeğinizle birlikte evinizde yaşanabilecek toz gibi yan etkileri uzaklaştırmanız gerekiyor. Eğer bunları sağlarsanız, bir köpeğin karşılıksız sevgisini siz de hissedebilirsiniz. Köpekler, insanları derinliği ölçülemeyecek derecede yoğun bir sevgiyle sarıp sarmalar.

İlginizi çekebilir: Köpek gezdirmenin püf noktaları: Köpeğinizi gezdirirken nelere dikkat etmelisiniz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale