X

Aradığınız cevapları rüyalarınızda bulmak için ne yapmalısınız?

Uyumadan önce niyet, telkin cümleleri kuruyorsanız ya da soru sorarak uyuyorsanız, ilk gece uykuda gördüklerimiz bizim kendi kendimizi ikna ettiğimiz, zaten bilinçaltında var olan inançlarımızın senaryoları olabilir. O nedenle bir durumla ilgili merakınızı gidermek için ya da henüz karar veremediğiniz bir durum için yol gösterici bir rüyaya ihtiyaç duyduğunuzda 3-4 gece peş peşe aynı cümlelerle çalışın. Dualarınızı, dileklerinizi, isteklerinizi tekrar edin. Çünkü aynı soruya, aynı konuya birden fazla gece uykusu ayırmak gerekiyor.

O niyetle ilgili ya da merak ettiğimiz durumla ilgili bilinçaltında mutlaka bir kayıt vardır. O kaydın ilk gece bizim karşımıza çıkabilecek bir senaryo olma ihtimali yüksek olduğu için birden fazla gece, uyumadan önce aynı cümleleri tekrar etmeliyiz.

Bilinçaltımız anne karnındayken, hatta annemiz anneannemizin karnındayken oluşmuş olabiliyor. Çünkü bebekler anne karnındayken annelerinin yaşadığı, şahitlik ettiği olayları da kendi yaşamış gibi sahiplenebiliyor. İlk bilinçaltı kayıtları böylece oluşmuş oluyor. Bilinçaltımızı bir kütüphane gibi düşünürsek belli bir yaşa gelene kadar her duygumuz için bir klasör oluştuğunu söylemek yanlış olmaz.

Bilinçaltı, bir duygunun ya da davranışın bizim için doğru ya da yanlış olmasını değerlendirmiyor. Sadece daha önceden tanıdığı için güvenli buluyor ve tek amacı da hayatta kalmak olduğu için aynısını yaparsa hayatına devam edeceğini düşünerek yol alıyor. O yüzden bazen dilimizde bazı deneyim ya da duyguları değiştirmek istediğimizi ifade etsek bile, içerdeki kütüphanedeki kayıt farklı bir dil konuşabiliyor. Tüm canlıların dürtüsel olarak hayatta kalma isteği vardır. Hayvanlar bunu sezgileriyle yaparlar. Biz insanlar ise öğrenerek yapabiliriz. İlk öğrendiklerimiz de çok önemlidir. Çünkü daha önce deneyimlenmiş ve hayatta kalmak açısından sorun yaratmamıştır. Hayat bir şekilde devam etmektedir.

Öğrendiklerimizi silemeyiz, yok edemeyiz fakat anlayabilir, kabul edebilir, yüzleşebilir ve dönüştürebiliriz. Rüyalarımız da bize tam da bu noktada önemli bir yol göstericilik yapıyor. Çünkü uykunun derinliklerinde ego, korku, kaygı olmadığı için duygularımız, beklentilerimiz, aslında ne isteyip ne istemediğimizle ilgili bilgiler çok rahat ve şeffaf bir şekilde akar. Bu yüzden uyku süreci çok değerlidir. Semboller çok iyi analiz edilmeli, sadece bir yorumla değerlendirilmemelidir. Ve bu semboller netleşene kadar uyanık yaşantımızda da takipte kalmaya dikkat etmeliyiz.

Rüyalar, içimizden, özümüzden gelmektedir, onların güvenilirliğini sorgulamak, saçma bulmak ya da önemsememek sadece bizi kendimizden uzaklaştırır. Bizim olan bu hayatın merkezine başkalarını koyarak illüzyonun içerisinde yaşamaya, kendi varlığımızla aramızdaki mesafeyi açmaya devam ederiz. Tüm bunlar bizi fiziksel ve ruhsal sağlığımızdan uzaklaştırır.

Farkındalıklı rüyalar diliyorum…

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda eğitim almak isterseniz @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyaların uyku kalitesiyle ilişkisi: Yorgun uyanmamak için birkaç öneri

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale