X

Annenizle ilişkinizi tedavi ederek kendinizle olan ilişkinizi düzeltebilirsiniz

Gençliğinizde annenizle kurduğunuz ilişki, ilerleyen yıllarda başkalarıyla ve hatta kendinizle kurduğunuz ilişkiyi derinden etkiler. Huylarınız, kendinize verdiğiniz değer, öfkelendiğiniz şeyler, espri anlayışınız ve hayata karşı bakış açınız annenizle (veya sizinle en çok ilgilenen kadınla) kurduğunuz ilişki sayesinde şekillenir.

Kimileri sevgi dolu, destekleyici ve her zaman yanında olan, üzerinde duygusal stres yaratmayan bir anneye sahip olduğu için çok şanslı. Ancak siz bu kadar şanslı olduğunuzu düşünmüyorsanız, o zaman bu yazıyı okumaya devam etmek iyi bir fikir olabilir.

Annenizle sorunlu bir ilişkiniz varsa, maalesef bu ilişkiyi düzeltmek için hiçbir zaman geç değil demek pek kolay olmuyor. Bunun sebebi, anneyle ilişkiyi düzeltme meselesinin başlı başına çok karmaşık olmasından kaynaklanıyor. Bazıları ise maalesef annelerini kaybettikleri için o kadar şanslı olamıyor. Bazı durumlarda ise anneyle ilişkiyi düzeltmek o kadar acı verici olabiliyor ki onun yokluğunda kendinizi daha tamamlanmış hissedebiliyorsunuz.

Anneler de hata yapabilir

İnsan çocukken, anne ve babasını hayattaki birer figürden çok daha fazlası olarak görür. Onlar kahraman veya düşman, patron veya koruyucu gibidir. Kısacası her koşulda onları normal, sıradan insanlar olarak algılamayız. Aslında büyümek demenin bir kısmı da insanın anne babasının normal, sıradan insanlar olduğunu algılamasıdır. Onlar da herkes kadar kusurları olan, arada sinirlendiklerinde bağırıp çağıran insanlar. Bazen insanlar anne babalarının yaptıkları hataları düzeltmeye çalışır ve bunu yaparken başka bir hataya düşer. Örneğin anne babasından yeterince sevgi ve ilgi görmeyen bir kişi, çocuğuna aşırı ilgi gösterebilir.

Aslında bunu anlamak için sosyal psikolojideki “temel yükleme hatası” kavramını anlamak gerekiyor. Temel yükleme hatası, bir kişinin kusurlarını, onun kişiliğinin göstergesi olarak kabul edip, kendi kusurlarını duruma bağlı gelişen şeyler olarak görme eğilimi şeklinde tanımlanabilir. Yani bir başka deyişle şöyle açıklanabilir; ben trafiği tıkadığımda önemli bir toplantıya geç kalmışımdır ama sen trafiği tıkıyorsan bencil birinin tekisin demektir.

Şimdi bu kavramı göz önünde bulundurarak, doğduğunuz günden beri annenizle geçirdiğiniz ilişkinizi değerlendirin ve bu ilişkide temel yükleme kavramı hatasının bir payı olup olmadığını düşünün. Anneniz sizin duygularınıza önem vermediyse, bu anneniz korkunç bir insan olduğu için mi? Yoksa anneniz kendi stresli hayatının içinde sıkışıp kaldığı veya sizi nasıl rahatlatacağını bilmediği için mi? Bu durum annenizin sizin duygularınızı önemsememiş olmasını haklı çıkarıyor mu? Tabii ki hayır. Ancak bu durum annenizle ilişkinizi daha anlaşılabilir ve affetmesi kolay hale getirebilir.

Anne/baba olmak annenizle ilgili düşüncelerinizi değiştirebilir

Çocuk sahibi olmak, aslında insanın kendi çocukluğunu perde arkasından dikizlemesi gibi bir şeydir. Örneğin çocukken birçoğumuz akşam erkenden yatağa gönderildiğimiz için anne-babalarımıza kızıyor, en eğlenceli şeylerin o saatten son olduğunu düşünüyorduk. Ancak anne-baba olduğunuzda, bir çocuğun erken saatte yatağa gitmesiyle birlik sizin için özgürlük vaktinin geldiğini anlıyorsunuz. Artık gün boyunca yapamadıklarınızı yapmak veya biraz olsun dinlenmek için vaktiniz var.

Anneniz sizinle birlikte değilse de onunla ilişkinizi iyileştirebilirsiniz

Eğer kendi ebeveynlik tecrübenizi annenizle veya babanızla paylaşma şansınız veya size neden o şekilde davrandığını sorma şansınız yoksa bile annenizle ilişkinizi iyileştirebilirsiniz. Bir “otorite figürü” bulabilir veya anne-çocuk ilişkisi hakkında yararlanabileceğiniz bir büyüğünüze danışabilirsiniz. Terapist, kişisel koç veya yaşça büyük bir akraba bu konuda size destek olabilir. Böylelikle annenizden görebileceğiniz koşulsuz kabullenme duygusunu bu kişiyle giderebilirsiniz.

Şunu unutmayın; annenizle olan ilişkinizi tedavi ettiğiniz, düzelttiğiniz zaman sadece bu kişiyle ilişkinizdeki pürüzleri gidermiş olmuyorsunuz. Aynı zamanda sevdiğiniz kişiyle, arkadaşlarınızla, çocuğunuzla ve kendinizle olan ilişkinizi düzeltmiş oluyorsunuz.

İlginizi çekebilir: Tüm annelere, annelik eden herkese bir mektup

Kaynaklar: Psychology Today, PsychCentral

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale