X

Anımsama terapisi: Anımsıyorum geçmişimi, bugün huzurlu ve mutluyum

Anımsama; yaşamı gözden geçirme ve kristalize olmuş bilgiler…

İleri yaştaki kişiler için yakın zamanda yaşanan olayların hatırlanması zorlaşabilir, ancak geçmiş yaşantılar her zaman berraklığını korumakta ve yıllarla birlikte kristalize olmaktadır. Biliyor musunuz ki “anımsama” terapötik bir araç olarak kullanılmaktadır. İleri yaştaki birey, döneme özgü gelişimsel krizin bir parçası olarak geriye dönüp, geçmişine bakmakta ve yaşadığı hayata ilişkin bir değerlendirme yapmaktadır.

İleri yetişkinlik döneminde birey, benlik bütünlüğünü sağlayabilmesi için geçmişine yönelik olumlu bir değerlendirme yaptığında, geçirdiği hayattan doyum sağlamakta ve memnuniyet duymaktadır. Olumsuz bir değerlendirme yaptığında ise ümitsizliğe düşmekte, tatminsizlik ve keder duymaktadır. İleri yaştaki bireyin bunu yapmasındaki amaç; geçmişine yönelik bir anlam kazandırma ihtiyacıdır. Böylelikle geride bıraktığı yıllara farklı açıdan bakarak geçmiş ve şimdiki yaşamı hakkında bir değerlendirmeye gidebilir.

Anımsama terapisi ne için ve nasıl uygulanır?

Yaşla birlikte yaşanan bazı sağlık problemleri göz önüne alındığında bu dönemde olumlu yaşantıların vurgulanması ileri yaştaki kişinin benlik algısı ve yaşam doyumu açısından çok önemli bir yere sahiptir. Anımsama terapisi ile hedeflenen, yaşantıların paylaşılması ve bu şekilde ileri yaştaki bireylerin kendilerini daha güçlü, değerli ve öz güvenli hissetmelerini sağlamaktır. Terapi grup olarak uygulandığında, kişilerarası iletişime, karşılıklı geri bildirim vermeye ve yeni arkadaşlıklara olanak vermektedir. Bununla birlikte kişiler, yaşamlarındaki değerleri, ortaya çıkardıkları ürünleri ve başarıları görebilmektedir.

Geçmişin anımsanmasıyla birlikte bugünle baş etme becerileri kazanılmakta ve olumlu benlik algısının sürdürülmesi sağlanmaktadır. Bu dönemde eşin ya da sevilen birinin kaybı, yalnızlık, ekonomik problemler ve depresyon gibi risk etmenleri düşünüldüğünde bireyin pozitif ruhu benimsemesi onu güçlü kılacaktır. Anımsama grup çalışmaları, anılarını paylaşmak üzere bireylerin bir araya geldiği çalışmalar olup 10 kişiyi geçmemelidir. Bu terapiler haftada 1 ve 2 kez olmak üzere 1,5 saat olarak tasarlanmaktadır.

Temel amaç, geçmişten yola çıkılarak geçmiş ile bugün arasında bir bağ kurdurmak ve kişinin farkındalığını artırmaktır. Terapide; unutulmayan anlar-doğum günleri, evlilik, ilk iş, çocuğun doğumu, yaşanılmış yerler, seyahatler, yaşam biçimleri ve benzeri daha birçok konu bireylerin ilgi ve taleplerine göre gündeme alınmaktadır. Bununla birlikte, ortamın anımsamaya uygun hale getirilmesi; müzik dinletilmesi, resim ve eşya gösterilmesi ilgili konu hakkında görsel ve işitsel uyaran sağlamak açısından önemlidir.

Bireylerin ifadeleri sözlü olup, bazen paylaşımlar resim yapma, albüm oluşturma, anısı olan küçük eşyaları sergileme şeklinde zenginleştirilebilir. Anımsama terapisinin, depresyon, yas ve kayıplarla baş etme, duygudurum ve özyetkinlik duygusu, kişilerarası ve kuşaklarası iletişim, ileri yaşlara uyum üzerine birçok olumlu psikolojik müdahaleleri bulunmaktadır. Terapi; bireyde arkadaşlık ve yardımlaşma duygularını pekiştirerek öz güven duygusunu artırmakla birlikte rahatlama ve iyi hissetme duygularını uyandırmaktadır.

Bireylerin yaşla birlikte düşüş göstermesi beklenen ileriye dönük bellekleri -ilaçları almayı hatırlamak gibi- çalışmalarla kuvvetlendirilmektedir. Burada ileri yaştaki bir bireyin ne kadar aktif ve katılımcı olursa, o kadar gelişeceği fikri aşikardır. Bilişsel becerileri geliştirmeye yönelik yapılan tüm çalışmaların, açık fikirlilik, yeni fikirler üretmek, yeni bilgilere açık olmak ve birçok bakış açısının farkında olmak gibi faydaları bulunmaktadır. Birey ve ailelerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda anımsama terapisi beraberinde grupla yeniden güdüleme, ileri yaşta akran danışmanlığı, gerçekliğe yönlendirme ve nörobilişsel destek-iskele oluşturma çalışmaları da ileri yaşta önemli yere sahip çalışmalardandır.

İlginizi çekebilir: Kişiler arası ilişkilerimizdeki mevcut durumumuz: Günümüzden mi kaynaklanıyor, yoksa erken dönemlerimizden mi? Kişiler arası ilişkilerimizdeki mevcut durumumuz: Günümüzden mi kaynaklanıyor, yoksa erken dönemlerimizden mi? 

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale