X

Anı yaratmak mümkün: Geçmiş ve gelecek yok, sadece şu an var

Geçmiş ve gelecek nedir? Geçmiş önceden yaşamış olduğumuz olayların zihnimizdeki duygusal karşılığı, gelecek ise yaşamak istediğimiz hayatın, ümitlerimizin duygusal karşılığı değil midir?

Peki, bu duygusal karşılıkları kavrama biçimimiz yeterince özgün müdür sizce? O ayakkabıyı, o çantayı alma ihtiyacımız bizim bir ürünümüz mü, yoksa bize ihtiyaç gibi pazarlanan bir yanılsama mı? Bence herkes kendine objektif bakıp bu sorunun cevabını dürüstçe verebilir.

Evet, son zamanlarda dünya artık bir tiyatro sahnesinden daha acıklı, olan şeylere inanamıyor, adapte olmakta zorlanıyor, yer yer ümidimizi kaybediyoruz. Unutmamalıyız ki tarih tekerrürden ibaret ve her jenerasyon kendi tekamülü için gerekli engelleri aşarak hayatına devam etti, bizimki de diğerlerinden farklı değil.

Bize sunulan ayrı olma illüzyonundan dolayı bizim yaşadığımız sahnenin, kendi rolümüzün en ağır, en zor, en acıklı olduğuna inanma eğilimindeyiz. Ama hepsi sadece bir oyun. Her biri birbirinden güzel tasarlanmış, herkesin kendi rolüne uygun, sonunda sadece bütüne “deneyim” olarak aktarılan koca bir sahne.

Bu koca sahnede kendi rolünü canlandıran, oyunun geri kalanının gidişatına etki etmeye çalışmayan kazanıyor. Çünkü bu sahne akışında, kendi kişisel çıkarlarımız uğruna müdahale ettiğimiz her şey sonradan gelip kendi ayağımıza dolanmak üzere tasarlanmış. Bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler, dünyanın kendisi, daha büyük ölçekte evrenin tamamının birbirine bağlı olduğu gerçeği artık bilim tarafından kabul edilmekle birlikte bütün bilim insanları yarışırcasına bu olguyu açıklayabilecek teorinin peşinde.

Her şeyin birbirine bağlı olmasını kendi hayatımız ölçeğinde düşündüğümüzde, sonunda hiçbir şeyin imkansız olmadığını ve düşüncelerimizin davranış, davranışlarımızın ise geçmiş, gelecek gibi algılama biçimleri yarattığını fark ederiz. Her şey çoktan yaşandı ve bitti. Geçmiş ve gelecek bizim bu anda deneyimlerimizi ve hayattan beklentilerimizi algılama biçimimiz sadece.

Bunu fark etmenin ve bu farkındalıkla yaşamanın önce kendi hayatlarımızda, sonra bütünün hayrında neleri değiştirebileceğini ancak yaşayınca göreceğiz, o vakte kadar bunu gelecek olarak algılamaya devam ederek yaratımına anda başlayabiliriz.

İlginizi çekebilir: Yaşama dair herkesin sorması gereken 3 önemli soru

Gizem Demirci: Selamlar, Ben Gizem, Hollanda'da ikamet etmekteyim. Hayat akışım dünyanın birçok yerinde yaşamamı, birçok farklı işle uğraşmamı sağladı. İspanya'da, İtalya'da, Almanya'da ve son olarak Hollanda'da yaşayıp; hemşirelik, mimarlık, iç mekan tasarımı, danışmanlık ve son olarak ürün tasarımcılığı ile uğraştım. Çok yönlülüğüm ve akış veni aynı zamanda birçok ruhsal, fiziksel ve mental öğretilere de yakınlaştırdı. Bunların arasında yoga, qigong, mindfulness ve tabii ki meditasyon var. Bu ruhsal yolculuğum beni sonunda bütün öğretilerin atası olan Falun Dafa disipliniyle buluşturdu. Yolculuğumun hiç bitmeyecek olması gerçeği aklımda; kendimle, hayatla, evrenle ilgili sorularımı ve cevaplarını sizinle de paylaşmak için buradayım. Umarım yazılarımı okurken eğlenir, soru sorar ve cevap arasınız. Herhangi bir konuyu derinlemesine konuşmak için bana ulaşmaktan çekinmeyin. Sevgiler!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale