Wellness dünyasının en kalıcı öğütlerinden biri geçmişi düşünmeyi ve geleceği planlamayı bir kenara bırakıp dikkati içinde bulunduğumuz ana vermek. Mindfulness pratiklerinden nefes egzersizlerine kadar pek çok yöntemin merkezinde de bu yaklaşım bulunuyor. Kaygılı olduğumuzda, zihnimiz fazlasıyla meşgulken veya kontrol edemediğimiz şeyleri düşündüğümüzde “anda kalmak” gerçekten rahatlatıcı olabiliyor.
Ancak hayatın her anı içinde kalmak isteyeceğimiz kadar huzurlu olmuyor. İşimizi kaybetme ihtimaliyle karşı karşıyaysak, zor bir ayrılık geçiriyorsak veya uzun süredir çözemediğimiz bir sorunla uğraşıyorsak dikkatimizi sürekli mevcut ana yöneltmek bizi rahatlatmak yerine sorunun daha fazla farkında olmamıza da neden olabilir.
Bu, mindfulness pratiklerinin işe yaramadığı anlamına gelmiyor. Daha çok psikolojik araçların herkeste ve her koşulda aynı sonucu vermediğini hatırlatıyor. Bazı zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz şey bulunduğumuz ana daha dikkatli bakmakken diğerlerinde bakışımızı biraz ileriye çevirmek olabilir.
Mindfulness ve anda kalmak ne anlama geliyor?
Mindfulness genellikle düşüncelerimizi, duygularımızı ve çevremizde olup bitenleri yargılamadan fark etmeye dayanan bir dikkat biçimi olarak tanımlanıyor. Burada amaç zihni tamamen boşaltmaktan ziyade yaşanan deneyimi değiştirmeye çalışmadan gözlemleyebilme becerisi oluyor.
Bu yaklaşım özellikle zihnin sürekli geçmiş ve gelecek arasında dolaştığı durumlarda fayda sağlayabiliyor. Bir konuşmayı tekrar tekrar düşünmek veya henüz gerçekleşmemiş senaryolar üzerine saatler geçirmek yerine nefese, bedene veya o sırada yapılan işe dönmek düşünce döngüsünü kısa süreliğine kesebiliyor.
Sorun, mindfulness ile “ne olursa olsun şimdiki zamanda kalmalıyım” düşüncesinin birbirine karıştığı noktada başlıyor. Çünkü içinde bulunduğumuz koşullar psikolojik olarak çok ağırsa mevcut deneyime daha fazla odaklanmak her zaman ihtiyaç duyduğumuz mesafeyi sağlamayabiliyor.
“Anda kalmak” neden her zaman iyi hissettirmiyor?
Zor bir dönemde şimdiki ana yönelmek bazen dikkatimizi tam olarak uzaklaşmak istediğimiz şeyin üzerine çevirebilir. Sürekli belirsizlik, yoğun stres veya çözüme ihtiyaç duyan gerçek bir problem varsa yalnızca hissettiklerimizi gözlemlemek yeterli gelmeyebilir.
Bunun ilginç örneklerinden biri pandemi döneminde müzik sektöründe çalışan kişilerle gerçekleştirilen 2024 tarihli bir araştırmadan geliyor. İşleri pandemi nedeniyle ciddi şekilde etkilenen katılımcılarda umut, daha yüksek iş dayanıklılığı ve işe bağlılıkla ilişkili bulunurken; mindfulness aynı sonuçları öngörmüyor. Özellikle yoğun ve uzun süreli stres dönemlerinde geleceğe yönelik düşünmek kişinin harekete geçmesini destekleyebiliyor.
Buradaki ayrım önem taşıyor. Mindfulness sakinleşmeye ve içinde bulunduğumuz durumu fark etmeye yardımcı olabilirken çözüm gerektiren bir durumda bize mutlaka hangi yöne ilerleyeceğimizi söylemiyor. Umut ise geleceğin farklı olabileceği fikrine bir hedef ve o hedefe ulaşmak için izlenebilecek yeni yollar ekliyor. Dolayısıyla zor zamanlarda ihtiyacımız bazen şimdiki anın sonsuza kadar sürmeyeceğini hatırlamak olabilir.
Zor zamanlarda umut neden daha işlevsel olabilir?
Umut, çoğu zaman “Her şey güzel olacak” diyerek sadece olumlu düşünmeye çalışmakla karıştırılıyor. Psikolojide ele alınan umut ise bundan daha aktif bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Umutlu düşünmek, gelecekte ulaşmak istediğimiz bir sonucu hayal etmenin yanında oraya gidebileceğimiz yollar bulunduğuna inanmayı da içeriyor. Umut, gerçekçi beklentiler üzerinden düzenlendiğinde zorluklar karşısında en büyük dayanağımız olabiliyor ve stresli anları atlatmamızı kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle zor bir durum karşısında yalnızca “Bunun geçmesini umuyorum” demek yerine “Bu sorunu aşmak için ne yapabilirim?” diye sormak gerekiyor.
Bu bakış açısı kontrol edebildiklerimiz ile kontrol edemediklerimiz arasındaki sınırı da daha görünür hale getirebiliyor. Bazen sadece umut ederek yaşanan problemi ortadan kaldıramasak bile atacağımız sonraki adımı belirleyebiliyor ve böylece geleceğe tamamen karanlık bir pencereden bakmayabiliyoruz.
Anda kalmak işe yaramıyorsa ne yapabilirsiniz?
Bir mindfulness pratiğinde rahatlayamamak onu yanlış yaptığınız anlamına gelmeyebilir. Bazen sadece o anda ihtiyacınız başka bir şey olabilir. Bu nedenle özellikle stresli olduğunuz dönemlerde şu yaklaşımlar rahatlamanızı sağlayabilir:
1.Gelecekte ulaşmak istediğiniz küçük bir nedef belirleyin.
Aylar sonrasını çözmeye çalışmak yerine birkaç gün veya hafta içinde değişmesini istediğiniz tek bir şeye odaklanabilirsiniz. Yakın geleceğe dair somut ve yapılabilir bir hedef, belirsizliği daha yönetilebilir parçalara ayırabilir.
2.“Ne hissediyorum?” sorusunun yanına “Ne yapabilirim?” sorusunu ekleyin.
Anda kalmak için duygularınızı fark etmeniz önemli ancak her durumda orada sabit durmanız gerekmiyor. Özellikle değiştirebileceğiniz bir davranış ya da konu varsa küçük bir eylem belirlemek pasiflik hissini azaltabilir.
3.Zor bir anla aranıza zihinsel mesafe koyun.
Hiç geçmeyecek gibi hissettiğiniz zorlu anlarda, problemi altı ay sonraki halinizin gözünden düşünmeyi deneyebilirsiniz. Bu, o anda çok büyük görünen bir sorunu küçümsemek yerine onun bugünkü yoğunluğuyla aranıza biraz mesafe koymaya yardımcı olabilir.
4.Mindfulness’ı zorunlu bir wellness ödevine dönüştürmeyin.
Meditasyon yapmak sizi daha gergin hissettiriyorsa yürüyüş, egzersiz, yaratıcı bir uğraş veya güvendiğiniz biriyle konuşmak o gün için daha uygun olabilir. İyi oluş tek bir yöntem üzerinden ilerlemek zorunda olmadığından kendi rutinlerinize en uygun basamakları yine kendiniz belirleyebilirsiniz.
5.Umudu somut bir plana bağlayın.
“Her şey düzelecek” düşüncesi yerine neyin düzelmesini istediğinizi ve bunun için atabileceğiniz küçük adımları düşünmek, sorunu daha doğru şekilde tartmanızı sağlayabilir. Aktif umut, geleceği tahmin etmekten çok geleceğe doğru hareket edebilmekle ilgilidir ve zorlu koşuldan çıkmak için yapabileceklerinizi görmenizi sağlayabilir.
Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.
Kaynak: sciencefocus, stressandhealth
İlginizi çekebilir: Anda yaşamak neden bu kadar önemlidir?