X

“Ama”sız özür dileyebilmek: İçten bir özür nasıl olmalıdır?

Sizce özür nasıl dilenmelidir? Özür dilerken dikkat etmemiz gereken noktalar var mı? “Üzgünüm” demek özür dilemek için yeterli midir? Gelin, bu soruların cevabını birlikte arayalım.

Hatalı davranışların, yaralayıcı sözlerin ve olumsuzlukların olmadığı bir dünya ne yazık ki pek mümkün değil. Ancak hatalı davranışları ya da kırıcı sözleri telafi edebilmenin aslında pek de imkansız olmayan bir yolu var: “Ama”sız, koşulsuz, mazeretsiz, içten bir özür dilemek.

Doğamız gereği hata yapmamamız neredeyse imkansız. Yaptığımız hataların ardından hepimiz bir yol ayrımı ile karşı karşıya kalıyoruz: Affedilmek için özür dilemek ya da yaptığımız şeyi görmezden gelmek. Bu yazının konusu affedilmeyi ve içten bir özrü kapsıyor.

Özür dilemek bozulan güveni tazelemek için bir ilk adım olabilir. İncinmiş duyguları iyileştirebilir ve zarar görmüş ilişkiler için can suyu olabilir. Özür dileme davranışı kibarlık ya da erdem olmasından öte araştırmalara göre hata yapan kişiyi ve hata yapılan kişiyi olumlu yönde etkiliyor. Özür dilendiğinde hata yapılan kişiler anlaşıldıklarını ve duyulduklarını hissederken, özrü dileyen kişiler ise kendilerini ifade etme fırsatı bularak bir rahatlama yaşayabiliyorlar. Özür dilemeyi gerektiren davranışlar suçluluk ve utanç duygusuna yol açarken özür dileme davranışı bu suçluluk ve utanç duygularını azaltarak kişinin kendisine olan saygısına, yani benlik saygısına olumlu yönde katkıda bulunuyor olabilir.

Ancak içten ve samimi bir özür dilemek her zaman kolay değildir. Kimi zaman nasıl özür dileyeceğimizi bilemeyiz, kimi zaman da kendimizi kötü hissettiğimiz için “ama”lı mazeretler ile sahte özürler dileriz. Peki, o zaman şunu konuşalım: İçten bir özür nasıl dilenir?

İçten bir özür pişmanlık, saygı, samimiyet ve hatayı telafi çabası ya da motivasyonu gibi bazı unsurları içerir. Örneğin “… söylersen/yaparsan senden özür dilerim” tarzı bir cümle koşul sunmaktadır, dolayısıyla da içten bir özür olarak düşünülemez. Ya da “Üzgünüm ama sen de bana böyle yapmıştın” gibi bir cümle de içten bir özrü yansıtmaz çünkü özür dilenen kişiye bir mazeret sunar. Başka bir hatalı özür örneği ise “Ben sadece şaka yapmıştım” cümlesi olabilir. Bu cümle, kişinin maruz kaldığı olumsuz durumun ya da ifadelerin azımsandığı anlamına gelebilir. Dolayısıyla bu cümle de içten bir özrü yansıtmaz. Bu tarz hatalı özürler sorumluluk almamaya, mazeret üretmeye, suçu başkasına atmaya, hatayı küçümsemeye ya da gücendirilen kişinin kafasını karıştırmaya sebep olabilir.

İçten bir özür:

  • Herhangi bir koşul ya da mazeret sunulmadan,
  • Empatik, yani özür dilenen kişinin de duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışarak,
  • Pişmanlık duygusuna yer vererek,
  • Hatalı davranışın tekrarı olmayacağını ileterek dilenmelidir.

Özür dilemeyi bilmiyor ya da özür dilemeye cesaret edemiyor olabiliriz. Ancak öğreneceğimiz, kendimizi geliştireceğimiz, yürüyeceğimiz daha çok yol var. Değişebilir ve gelişebiliriz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Duygusal istismar nedir ve nasıl fark edilebilir?

Aytül Yüksel Düdük: Aytül Yüksel Düdük 1999 yılında Nevşehir’de doğdu. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümündeki lisans eğitimi boyunca birçok araştırmada, projede, çalışmada, derneklerde ve sivil toplum kuruluşlarında görev alarak kendini geliştirmeyi amaçladı. Mezun olduktan sonra Bilişsel Davranışçı Terapi, Oyun Terapisi alanlarında eğitimler alarak meslek hayatına adım attı. Şu anda yurtdışı yüksek lisans hazırlıklarına devam eden Aytül Yüksel Düdük, üretmeye, yazmaya, gelişmeye ve bilgilendirmeye devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale