X

Akne oluşumunu önlemek için güneş kremi kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

Yaz aylarından beklentilerimizden biri de kuşkusuz canlı, bronz ve ışıltılı bir cilt! Ne var ki sıcak hava, nem ve güneş ışığına fazla maruz kalmak cildimizde tıkanmış gözenekler, güneş yanıkları, lekelenmeler ve cilt kırışıklıkları gibi istenmeyen sonuçlara neden olabiliyor. Tüm bunların yanında güneşin cilt sağlığı üzerindeki zararlı etkilerini de artık hepimiz biliyoruz. Bu olumsuz sonuçlardan korunmanın yolu ise cildimiz için doğru güneş ürünlerini kullanmak. “American Academy of Dermatology” nin önerisine göre; yetişkinler için günlük ihtiyaç duyulan güneş kremi miktarı tüm vücut için 30 ml. Güneşe çıkmadan 15 dakika önce güneş kremini tüm vücuda uygulamak ve ter, deniz, havuz gibi nedenlerden dolayı her iki saatte bir yenilemek gerekiyor.

Güneş kremi akne yapar mı?

Peki, cildimizi korumak için kullandığımız güneş kremleri akneye neden olabilir mi? Evet, özellikle yağlı yapıda olan güneş kremleri gözenekleri tıkayarak akne oluşumuna neden olabiliyor. Bunun yanı sıra cilt tipine uygun olmayan güneş kremleri de akne problemleri ve alerjik reaksiyonlar doğurabilir ancak merak etmeyin bu güneş kremi kullanmayı ihmal etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. İhtiyacımız olan şey: Cildimiz için doğru ürünleri kullanmak!

Eğer siz de cildinizi güneşten korumak isterken kullandığınız ürünler nedeniyle akne problemi yaşıyorsanız doğru bir cilt bakım süreci ve cilt tipinize uygun ürünlerle bu sorundan kurtulabilirsiniz.

Güneş kremi kullanırken akne oluşumunu önlemenin yolları

1. “Oil-free” ve “non-comedogenic” ürünleri tercih edin.

Eğer gözenek probleminiz ve akneye yatkın bir cildiniz varsa kullandığınız güneş bakım ürünlerinin yağsız ve gözeneklerin tıkanmasına neden olan komedojenik özellikli olmadığından emin olun. Aksi halde hem cildin sebum miktarının artması hem de gözeneklerinizin tıkanması akne ve siyah nokta problemine neden olabilir.

2. Güneş kremi seçerken içeriğine dikkat edin.

Eğer akneye yatkın, hassas veya egzama problemi yaşayan bir cildiniz varsa oksibenzon ve PABA içeren ürünlerden uzak durmanızda fayda var. Oksibenzon, güneş kremlerinde sıklıkla rastalanan kimyasal bir bileşen olmasına rağmen alerjik reaksiyonlara neden olabilir. PABA (para aminobenzoik asit) ise yine kimyasal bir bileşendir, PABA ve türevlerinin kullanımıyla ilişkili fotoallerjik reaksiyonlar bildirilmiştir.

3. Nikotinamid içeren ürünleri tercih edin.

Yapılan çalışmalara göre nikotinamid (niacinamide) içeren cilt bakım ürünleri gözenek, leke ve akne problemlerinin önüne geçebiliyor. Güneş kremlerinde de bu içeriğe sahip ürünleri tercih etmek akne sorunlarının önüne geçmekte etkili olabilir.

4. Mineral güneş kremlerini deneyin.

Mineral filtreli güneş kremlerinin temel bileşeni titanyum dioksit veya çinko asittir ve özellikle akneye yatkın ciltler için en iyi seçeneklerden biridir. Hafif formüle sahip mineral filtreli güneş kremlerini tercih ederek cildin terlemesinin, gözeneklerin tıkanmasının ve buna bağlı akne oluşumunun önüne geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Kimyasal ve mineral güneş kremleri arasındaki farklar

5. Günlük nemlendiricinizi SPF içerikli seçin.

Hangi cilt tipine sahip olursak olalım cildimizin her zaman nemlendirilmeye ihtiyacı var. Cilt tipinize uygun olan ve cildinizde akne sorununa neden olmayacak günlük nemlendiricinizi seçerken SPF içerikli olanları tercih edebilirsiniz. Bu sayede tüm yıl boyunca günlük cilt bakım rutininize güneş ışınlarından koruma özelliğini de eklemeniz mümkün. SPF 30 ve üzeri olan nemlendirici ürünler güneşten korunmanıza yardımcı olurken cildinizi de nemlendirecek.

6. Yatmadan önce güneş kreminizi temizleyin.

Nasıl ki yüzümüzdeki makyajla yatağa girmiyorsak güneş kremiyle de uyumamamız gerekiyor. Cildimizde koruyucu etki gösteren bir tabak oluşturan güneş kremlerini temizlememek gözeneklerimizin tıkanmasına neden olabilir. Bunu önlemek için eve gelir gelmez günlük yüz yıkama jeliniz ve bol su ile yüzünüzü yıkamayı ihmal etmeyin. Vücudunuzu temizlemek için ise cildinizi kurutmayan, nemlendirici özellikli bir duş jeli ya da sabun tercih edebilirsiniz.

Güneş sonrası cilt bakımı nasıl olmalı?

Güneşe maruz kalan cildimizin dışardan olduğu kadar içeriden de nemlenmeye ihtiyacı var. Bunun için de bol su içmeyi ihmal etmememiz gerekiyor. Suyun yanı sıra su içeriği yüksek olan karpuz ve salatalık gibi besinler de yaz boyu cildimizi içeriden nemlendirmeye yardımcı olabilir. Dışarıdan nemlendirme için ise aloe vera jel ve yoğurt gibi doğal ürünlerden faydalanabilir veya güneş sonrası için özel olarak üretilen “after-sun” yani güneş sonrası bakım ürünlerini tercih edebilirsiniz. Bu sayede güneşe maruz kalan cildinizin nem ve bakım ihtiyacını tamamlamış olursunuz.

Güneş sonrası bakımda genellikle en çok ihmal edilen yerler arasında ise; saçlar, dudaklar ve ayaklar yer alıyor. Özellikle deniz, kum ve güneş üçlüsü sonrasında saçlarınıza bakım maskesi uygulamayı, dudaklarınızı nemlendirmeyi ve ayaklarınıza ihtiyacı olan bakımı yapmayı ihmal etmeyin.

İlginizi çekebilir: Plajda geçirilen günün ardından güneş sonrası cilt bakımı nasıl yapılır?

Güneş sonrası akne tedavisi nasıl olmalı?

Belki sizin için doğru olan güneş kremini bilmiyordunuz, dikkat etmediniz ya da dikkat etseniz de güneşten sonra akneleriniz oldu. Peki, bu durumda güneş sonrası akne bakımınızı nasıl yapmalısınız?

Akne probleminden kurtulmanın ilk adımı, cildi düzenli olarak temizlemek. Bunun için dermatolojik olarak test edilmiş cilt temizleme ürünlerinden faydalanabilirsiniz. Eğer yağlı bir cilde sahipseniz ve akne problemi yaşıyorsanız krem yerine jel yapıda olan temizleyiciler tercih edebilirsiniz. Yaz aylarında terleme artacağından cildinizi daha sık temizlemeye ihtiyacınız olabilir.

Gözenekleri derinlemesine temizlemek için ise cildi soyucu etkisi olmayan alkolsüz toniklerden faydalanabilirsiniz. Alkol ve salisilik asit gibi soyucu özelliğe sahip bileşenler içeren ürünler her ne kadar akne tedavisinde kullanılsa da, cildin güneşe duyarlılığını artırabileceğinden bu ürünleri yaz aylarında tercih etmemekte fayda var.

Aknelerden kurtulmaya çalışırken cildinizi nemsiz bırakmadığınızdan emin olun ve akne nedeniyle nemlendirici kullanmaktan çekinmeyin. Akne problemi yaşarken de cildinizin, cilt tipinize uygun olan bir nemlendiriciye ihtiyacı var. Aksi halde cildiniz kuruyabilir ve bu da akne tedavisinin geciktirilmesine yol açabilir.

Sonuç olarak, güneşin zararlı ışınlarından cildimizi korumak ve akne problemi yaşamamak için cilt tipimize uygun bir güneş kremi kullanmak, cildimizi temiz tutmak ve güneş sonrası bakımı ihmal etmemek oldukça önemli. Cilt tipimiz hem güneş kremi seçiminde hem de güneş sonrası bakımında oldukça önemli bir etken ve mutlaka cilt tipimize uygun ürünler tercih etmemiz gerekiyor. Tüm bunların yanı sıra şapka ve gözlük gibi koruyucu aksesuarlar tercih etmek ve güneş ışınlarının yoğun olduğu öğle saatlerinde uzun süreler dışarda kalmamak da alabileceğimiz önlemler arasında. Tüm bunlara özen gösterdiğimizde akne sorunu yaşamadan cildimizi güneşten korumak ve güneşin, denizin, yazın tadını doyasıya çıkarmak mümkün!

Kaynak: Stylecraze, Humnutrition, Instyle, Makeupandbeauty

İlginizi çekebilir: Güneş yanığına ne iyi gelir? Ne kadar sürede ve nasıl geçer?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale